Bitcoin Everlight, Fiyat Çöküşüne Rağmen Yatırımcıların Radarına Girdi
26 Ocak’ta, Bitcoin(BTC) fiyatı 88.000 dolar seviyesinin altına düşerek hem teknik hem de psikolojik destek seviyelerini kaybetti. Fiyat gün içinde 86.000 dolar civarında dip yaparak yalnızca BTC’yi değil, tüm kripto para piyasasını aşağı çekti. Artan oynaklık ortamında, yatırımcıların odağı kısa vadeli fiyat hareketlerinden uzaklaşıp daha ‘alternatif altyapı’ çözümlerine yöneliyor. Bu noktada öne çıkan projelerden biri de yeni bir işlem katmanı olan ‘Bitcoin Everlight’ oldu.
Bu düşüş dalgası, kripto sektörü içinden çok, küresel makroekonomik gelişmelerin etkisiyle ortaya çıktı. Ortadoğu’daki artan askeri gerilim, Avrupa’nın merkezinde ortaya çıkan yeni ticaret kısıtlamaları ve ABD-Çin ticaret gerilimlerinin yeniden alevlenmesi gibi gelişmeler yatırımcıları riskten uzaklaşmaya zorladı. Piyasa, bu riskler karşısında ‘güvenli liman’ olarak görülen altına yönelirken, altın ons fiyatı 5.000 doları aşarak tarihi zirveleri test etti.
Bu ortamda ABD merkezli Bitcoin ETF’lerinde de yüksek miktarda çıkışlar görülmeye başladı. Yakın dönemde toplam 1,7 milyar dolarlık (yaklaşık 2,4 trilyon ₩) varlık fonlardan çekildi. Bu çıkışlar, Bitcoin üzerindeki satış baskısını daha da artırdı.
Bununla birlikte ‘Bitcoin Everlight’, fiyat dalgalanmalarına karşı daha dayanıklı bir işlem altyapısı sunmasıyla dikkat çekiyor. Proje, Bitcoin’in mevcut mutabakat mekanizmasını ya da para politikasını değiştirmeden ayrı bir katmanda işlem görüyor. İşlem verileri doğrudan Bitcoin ağına değil, ayrı bir işlem katmanına yönlendiriliyor, ardından saniyeler içinde ‘quorum’ (güvenilir mutabakat havuzu) üzerinden doğrulanıyor. Bu yapı, fiyattan çok işlem işlevine odaklanıyor.
Yani Bitcoin fiyatı küresel olaylar ya da likidite koşulları nedeniyle dalgalansa da, Everlight altyapısı üzerinde işlemler daha stabil biçimde devam edebiliyor.
Sistemin yerel token’ı olan BTCL’in toplam arzı 21 milyar adet ile sabit. Bunun %45’i halka açık satışa ayrılırken, %20’si node (düğüm) ödüllerine, %15’i likidite destek fonuna, %10’u proje ekibine (kilitlenmiş şekilde) ve %10’u da ekosistem geliştirme ile hazine fonlarına tahsis edilmiş durumda. Ön satıştan alınan token’ların %20’si token oluşturma etkinliği (TGE) sırasında serbest kalıyor, kalan miktar ise 6 ila 9 ay arasında lineer biçimde dağıtılıyor. Ekip token’ları ise 12 aylık kilitlenmenin ardından 24 ay boyunca kademeli olarak açılıyor.
BTCL token’ları, ağ içi işlem ücreti ödeme, düğüm çalıştırma, performans ödülleri alma ve ağın güvenliğini sağlama gibi işlevlerde kullanılıyor. Ayrıca akıllı sözleşme güvenliği için SpyWolf ve SolidProof tarafından denetlenmiş durumda. Proje yöneticileri ise hem SpyWolf hem de Vital Block platformları üzerinden kimlik doğrulamasını (KYC) tamamlamış bulunuyor.
Everlight’ın en dikkat çeken yönlerinden biri de fiyat yerine kullanım oranına dayanan teşvik yapısı. Projede görev yapan Everlight düğümleri (node), klasik madenciler gibi değil, işlem yönlendirme ve doğrulama görevleri üzerinden ‘mikro ücretler’ toplayarak gelir elde ediyor. Düğüm ödülleri çalışma süresi, işlem hacmi ve güvenilirliğe göre değişiyor. Bu katılım modeli, fiyat zamanlaması zor olan dönemlerde bile altyapıya katkı sağlayanlar için daha dengeli bir getiri sunuyor.
Büyük fiyat düşüşleri çoğu zaman altyapı projelerini keşfetmek için önemli fırsatlar sunar. Bugünkü düşüşler de Bitcoin ekosistemine sadece ‘fiyat yatırımı’ açısından değil, işlevsellik ve sürdürülebilirlik açısından da bakma gerekliliğini ortaya koyuyor.
Bitcoin Everlight bu bağlamda, BTC fiyatından bağımsız çalışan ama onun üzerine inşa edilen bir çözüm sunarak sağlam altyapısı ile öne çıkıyor. Fiyat nereye giderse gitsin, bu sistem üzerine kurulu işlem ve doğrulama mekanizması işlemeye devam ediyor. Bu da bir kez daha hem ‘değer koruma aracı’ olarak Bitcoin’in hem de onu destekleyen teknik altyapıların ne kadar önemli olduğunu yatırımcılara hatırlatıyor.
Yorum 0