Ripple, XRP Davasında Bir Kez Daha Mahkemeden Zaferle Ayrıldı
Ripple, kendi kripto para birimi olan XRP’nin satışıyla ilgili açılan toplu davada bir kez daha zafer elde etti. 27’sinde (yerel saatle), ABD 9. Temyiz Mahkemesi, davacı tarafın “kayıtsız menkul kıymet satışı” iddiasını reddederek, federal yasalara göre dava açma süresinin dolduğuna hükmetti. Bu kararla birlikte Ripple, XRP’nin yasal statüsü üzerinde devam eden belirsizlikleri azaltarak önemli bir yasal engeli daha aşmış oldu.
Mahkeme kararına ilişkin belgeler kapalı oturumda sunuldu. Ancak üç kişilik yargıç heyeti, daha önce Kaliforniya Kuzey Bölge Mahkemesi’nin verdiği kararı onayladı. Söz konusu mahkeme, 2024 yılı Haziran ayında verdiği özet kararında, XRP’nin kamuya açılması üzerinden üç yıl geçtiği için federal yasaların menkul kıymetler yasasına göre belirlediği “zaman aşımı süresi”nin dolduğunu ifade etmişti.
Davayla ilgili temel tartışma noktası, XRP’nin tam olarak ne zaman kamuya açık şekilde piyasaya sunulduğu üzerineydi. Davacı yatırımcı Bradley Sostack, XRP’yi 2018’in Ocak ayında Poloniex borsasında satın almış ve aynı yıl içinde Ripple’a karşı toplu dava açmıştı. 2019’da davanın baş temsilcisi olarak seçilen Sostack, 2020’de dava dilekçesini güncelledi.
Ancak temyiz mahkemesi, XRP’nin kamuya açık şekilde 2013’ten beri dolaşımda olduğunu ve Ripple tarafından söz konusu yıl içinde milyonlarca adet XRP’nin merkeziyetsiz borsalar üzerinden alım satıma açıldığını tespit etti. Kararda, “Yalnızca teknik bilgisi olan kullanıcılar bu platformlara erişebilmiş olsa da bu, varlığın halka açık şekilde satıldığı gerçeğini değiştirmez” ifadeleri kullanıldı. Bu durum, 2018’de açılan davanın zaman açısından geç kaldığı şeklinde değerlendirildi.
Davacı taraf ayrıca, Ripple’ın 2017’den itibaren kendi elindeki XRP’leri aylık şekilde piyasaya sürmesini “yeni bir yatırımı başlatan ayrı bir halka arz” gibi yorumlayıp, bu durumda zaman aşımı süresinin yeniden başlaması gerektiğini ileri sürdü. Ancak mahkeme bu savı da kabul etmedi ve XRP satışlarının hem 2013’teki hem de 2017’deki versiyonlarının öz itibarıyla aynı olduğunu belirtti. Mahkemeye göre, XRP takas edilebilir ve varlık olarak özünde herhangi bir farklılık göstermemektedir.
Sonuç olarak temyiz mahkemesi, XRP’nin ilk kez kamuya arz edildiği tarihi 2013 olarak kabul ederek, federal düzeyde dava açma süresinin dolduğuna hükmetti. Ancak bu karar, yalnızca belirli iddialar için geçerli olup, diğer taleplerin yargı süreci dışına itilmesini gerektirmiyor.
Kararın duyurulmasının ardından, XRP fiyatı 1,88 dolar (yaklaşık 2.700 TL) seviyesinde işlem görüyordu. Teknik göstergelere göre 100 haftalık hareketli ortalama çizgisini aşmaya çalışan XRP, bu gelişmenin etkisiyle yatırımcılar nezdinde daha ‘olumlu’ bir hava yakalayabilir.
Ripple’ın bu davadaki başarısı, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu(SEC) ile yürütülen ana hukuk mücadelesinin dışında, yatırımcılar nezdinde devam eden XRP davalarında da şirketin elini güçlendiren bir gelişme. XRP’nin yasal çerçevesine dair belirsizliklerin azalması, kripto para piyasasında daha fazla ‘istikrar’ sağlayabilir.
Yorum 0