블okzincir ekosisteminde kısa vadeli oyunun belirleyici alanının ‘teknoloji’ değil, ‘iş geliştirme(BD) ve pazarlama’ olduğu yorumu öne çıkıyor. Kurum ve şirketlerin yürüttüğü kapalı (private) zincir denemeleri, özellikle finans kurumları arasındaki yoğun rekabet nedeniyle defalarca sekteye uğradı. Bu tablo, uzun vadede de kamuya açık zincirler arasındaki yarışta saf ‘teknik üstünlük’ten çok, piyasa içindeki ‘konumlanma’ ve uygulama becerisinin belirleyici olacağı görüşünü güçlendiriyor.
멀티코인캐피털(Multicoin Capital) ortak kurucusu ve yönetici ortağı 투샤 자인(Tushar Jain), son değerlendirmelerinde önümüzdeki 12–18 aylık dönemde 블okzincir projelerinin kaderini belirleyecek ana eksenin ‘teknoloji’ değil, ‘iş geliştirme ve pazarlama’ olacağını vurguladı. Jain, “kısa vadede 블okzincir teknolojisinin olağanüstü derecede önemli olduğundan emin olmadığını” belirtirken, gerçek rekabetin ‘BD ve pazarlama oyunu’na daha yakın durduğunu söyledi.
Jain’e göre özellikle 웹2 devlerinin *stabil kripto para* kullanımını ölçekli biçimde benimsemesi, 블okzincir benimsenmesinin hızını bambaşka bir seviyeye taşıyabilir. Tüketici temas noktalarını ve dağıtım kanallarını kontrol eden büyük platformların sahaya girişi, hem ‘kullanıcı deneyimini’ hem de ödeme/tahsilat altyapısını aynı anda dönüştürerek piyasayı öne itecek bir kaldıraç işlevi görebilir.
Şirket ve kurumların yönettiği konsorsiyum tipi kurumsal zincirler için ise Jain oldukça temkinli. “Bu filmi daha önce izledik” diyen yönetici, şirket odaklı kapalı zincirlerin yapısal olarak başarıya ulaşmakta zorlandığını savunuyor. Jain, “Goldman Sachs’ın, JP Morgan’ın kontrol ettiği bir zincirde işlemlerini takas edeceğini düşünüyorsanız finans kurumlarının ne kadar agresif rekabet ettiğini anlamamışsınız demektir” sözleriyle, aynı sektörde yer alan kurumların kontrol, veri paylaşımı, ücretler ve uyum yükümlülükleri konusunda uzlaşmakta yıllardır zorlandığını hatırlattı.
솔라나(Solana, SOL) özelinde konuşan Jain, ağın bugün için performans anlamında ‘yeterince iyi’ olduğu görüşünde. Buna karşın yılın geri kalanında izlenmesi gereken en kritik unsurun ‘teknik yol haritası’ olacağını düşünüyor. Jain, ölçeklenebilirlik odaklı yükseltmelerin önemini vurgularken; 알펜글로우(Alpenglow) gibi çözümlerin kapasiteyi artırmada kilit rol oynadığını, doğrulayıcı istemcisi 파이어댄서(Firedancer) kullanımının artmasının da ağın ‘merkezsizleşme’ düzeyine olumlu yansıdığını belirtiyor. Jain’e göre 솔라나’nın yalnızca hız ve maliyet avantajını değil, aynı zamanda ‘stabilite’ ve ‘dağıtık yapı’yı da ne ölçüde iyileştireceği, orta vadeli benimsenme için kritik eşik niteliğinde.
Piyasa fiyatını doğrudan ‘temel güç’ göstergesi sayan yaklaşımlara mesafeli duran Jain, “piyasa fiyatını temellerin göstergesi olarak kullanmak kötü bir ‘heuristic’” ifadesiyle, bir zincirin gerçek performansını anlamak için ‘motor kaputunun altına bakmak’ gerektiğini anlattı. Jain’e göre bir ekosistemi değerlendirirken sadece fiyat hareketine değil; *geliştirici ve kullanıcı faaliyeti*, *uygulama yoğunluğu*, *ücret yapısı*, *işlem kapasitesi* ve *likidite dağılımı* gibi bileşik metriklere birlikte bakmak şart. Böylece 블okzincir projelerinin potansiyeli, kısa vadeli fiyat dalgalanmalarından ayrıştırılabiliyor.
Jain, 솔라나 ekosisteminin rakip ağlardan uygulamaları ‘organik’ şekilde kendine çektiğine de dikkat çekti. Son dönemde 베이스(Base) gibi rakiplerden bazı projelerin 솔라나’ya geçtiğini hatırlatan Jain, 베이스’in hibe ve fonlama yoluyla yeni uygulama çekmeye odaklandığını, buna karşılık 솔라나’nın performans, kullanıcı tabanı ve işlem ortamı gibi ‘doğal çekim’ unsurlarıyla tercih edildiğini savunuyor. Bu tablo, sadece ‘teşvik bütçesi’ büyüklüğünün değil, ağın tüm koşullarının (hız, maliyet, kullanıcı deneyimi, likidite) geliştirici kararlarında belirleyici olduğunu gösteriyor.
이더리움(Ethereum, ETH) cephesinde ise geçmiş dönemde benimsenen iletişim stratejisinin birçok noktada “yanlış fikirlere” dayandığını söyleyen Jain, piyasadaki dinamiklerin bu yaklaşımı zamanla düzelttiğini düşünüyor. Jain’e göre 이더리움, kalıcı ve yüksek hacimli işlem akışını kaldırabilecek ölçekte bir kapasiteye ulaşmakta zorlanıyor. Sürekli on-chain işlem, türev ürünler ve ihraç süreçleri gibi ‘sermaye piyasası tipi’ iş yükleri söz konusu olduğunda, *işlem kapasitesi* ve *maliyet yapısı* belirleyici hale geliyor; işte bu alanda 이더리움’un yapısal sınırları giderek daha görünürleşiyor.
Buna karşılık Jain, 솔라나’nın ‘internet sermaye piyasası’ vizyonuyla tam da bu alanda öne çıkma şansı bulunduğunu düşünüyor. Jain, 솔라나’nın 이더리움’un yapı gereği desteklemekte zorlandığı pek çok işlem ve sermaye piyasası kullanımı için uygun zemin sunduğunu, bu ‘konumlanma’nın uzun vadede kritik avantaj yaratabileceğini savunuyor. Jain ayrıca 이더리움’un ölçeklenme için benimsediği 레이어2(L2) stratejisinin, ana ağın (Layer1, L1) değer birikimine sanıldığı kadar katkı yapmadığını, aksine L1’in ücret gelirleri ve değer yakalama kapasitesi üzerinde baskı oluşturduğunu öne sürüyor.
Sonuç olarak Jain’in perspektifinde 블okzincir rekabeti, yalnızca kod kalitesi ya da ham performans metrikleriyle açıklanabilecek bir ‘teknoloji yarışı’ değil. Kısa vadede ‘iş geliştirme’ ve ‘pazarlama’, orta ve uzun vadede ise *ölçeklenebilirlik yükseltmeleri*, *merkezsizleşme seviyesi* ve *hangi kullanım alanlarının sahiplenildiği* belirleyici olacak. Fiyat çoğu zaman piyasada ilk bakılan sinyal olsa da, bir ekosistemin gerçek potansiyeli *işlem deneyimi*, *uygulama yayılım hızı* ve *ağın ekonomik tasarımı* gibi iç dinamiklerde daha çıplak biçimde ortaya çıkıyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde projelerin, aşırı iyimserlik veya karamsarlıklardan ziyade, ‘iç metriklere’ ve somut veriye dayalı yeni bir değerlendirme sürecinden geçmesi bekleniyor.
Yorum 0