Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

BIS’ten Self-Custody Kripto Cüzdan Uyarısı: Kara Para Aklama İçin Yeni Zayıf Halka

BIS’ten Self-Custody Kripto Cüzdan Uyarısı: Kara Para Aklama İçin Yeni Zayıf Halka / Tokenpost

국際決済銀行(BIS), Self-custody kripto cüzdanlar için kara para aklama uyarısı

국제결제은행(BIS), ‘self-custody kripto cüzdanların’ gelecekte kara para aklama(AML) denetim sisteminin yeni bir zayıf halkası haline gelebileceği konusunda uyarıda bulundu. Düzenlenmiş finansal kanallardaki denetim sertleştikçe, *yasa dışı fonların* ‘daha az gözetlenen alanlara’ kaydığına dikkat çekildi.

CoinDesk Korea’nın 11’inde (yerel saatle) aktardığı BIS raporunda, *self-custody kripto cüzdanların* gelecekte kara para aklama ve yasa dışı para transferleri açısından kritik bir ‘zafiyet noktası’ olabileceği belirtildi. Rapora göre, Avrupa Birliği(EU) örneğinde görüldüğü gibi, regüle edilen kanallardaki gözetim sıklaştıkça suç gelirleri görece daha az kontrol edilen alanlara kayıyor. ‘Balon etkisi’ olarak tanımlanan bu süreçte risk, sistem dışına itilen noktalara taşınıyor.

Self-custody cüzdan, kullanıcının ‘özel anahtarını’ kendi yönettiği ve arada *hiçbir aracı kurumun* bulunmadığı bir yapı sunuyor. Bu nedenle kimlik tespiti(KYC), işlem takibi ve şüpheli işlem bildirimi(SAR) gibi kara para aklama ile mücadele(AML) süreçlerini üstlenecek bir ‘aracı taraf’ yok. BIS raporunda, bu tür cüzdanların ‘kullanıcının tam kontrolünde olduğu, işlemlerin ise izne tabi olmayan genel blokzincirler üzerinde gerçekleştiği’ vurgulanıyor. *Hesap yönetimi* ya da *işlem gözetimi* sorumluluğunu üstlenen merkezi bir aktör bulunmadığı için, yaptırım ve denetim mekanizmalarının devreye girmesi de zorlaşıyor.

Bu nedenle, ek bir regülasyon çerçevesi olmadan kullanılan self-custody cüzdanlar üzerinden gerçekleşen kripto transferlerinin, *tespit edilme ve yaptırıma tabi tutulma olasılığı en düşük ödeme yöntemleri* arasında yer alabileceği değerlendiriliyor.

BIS, self-custody kriptonun nakitten daha cazip hale gelebileceğine de dikkat çekti. Nakit, düşük gözetim seviyesi nedeniyle yıllardır suç ekonomisinin temel aracı konumunda. Ancak büyük tutarlarda fiziksel para taşımak; *ağırlık, hacim, güvenlik ve lojistik* riskleri beraberinde getiriyor. Dijital varlıklar söz konusu olduğunda bu tür sınırlamalar büyük ölçüde ortadan kalkıyor. Self-custody kripto cüzdanlar üzerinden gerçekleştirilen transferler; *sınır aşan* ve *yüksek hacimli* fon hareketlerini çok daha hızlı ve görece düşük operasyonel riskle mümkün kılıyor. ‘Yorum’ Bu nokta, BIS’in kriptonun yeraltı ekonomisinde nakdin ‘işlevsel ikamesi’ haline gelebileceği endişesini güçlendiriyor. yorum

Rapor, farklı ödeme araçları arasındaki *regülasyon dengesizliğinin* ‘waterbed etkisi’ adı verilen bir kayma yarattığını da vurguluyor. Buna göre, bir tarafta regülasyon baskısı arttığında, sermaye ve özellikle yasa dışı fonlar diğer tarafta daha gevşek denetlenen araçlara kaçıyor. BIS, “Ödeme yöntemleri arasında tespit edilme olasılığı değiştikçe, fonlar *daha az gözetlenen kanallara* doğru arbitraj yapar” değerlendirmesinde bulunuyor. Bu dinamik kalıcı hale geldiğinde, AML ve terör finansmanı ile mücadele(CFT) sisteminin genel etkinliği zayıflıyor.

Dolayısıyla BIS’e göre sorun yalnızca *self-custody cüzdanların teknik yapısından* ibaret değil. Asıl risk, düzenleyici çerçevenin ‘asimetrik’ uygulanması. Yani, belirli kanallara ağır AML yükümlülükleri getirilirken, diğer alanların büyük ölçüde dokunulmaz kalması. Bu asimetri sürdükçe, suç gelirlerinin doğal olarak görece daha gevşek kontrol edilen tarafa, yani self-custody kripto cüzdanlara yönelme ihtimali artıyor.

Avrupa Birliği’nin mevcut regülasyon mimarisi bu asimetrinin somut bir örneği olarak öne çıkıyor. EU, son dönemde kripto hizmet sağlayıcılarına(CASP) yönelik kapsamlı bir AML çerçevesi inşa etti. Borsalar ve ‘hosted wallet’ sağlayıcıları; işlem takibi, müşteri taraması ve ‘travel rule’ gibi kurallarla sıkı bir denetime tabi. Anonimlik odaklı bazı cüzdan hizmetleri de regüle alanın dışına itilmiş durumda.

Buna karşın self-custody cüzdanlar daha dolaylı biçimde regüle ediliyor. Kullanıcı cüzdanının kendisi doğrudan yükümlü kabul edilmiyor; sadece işlem taraflarından biri CASP olduğunda risk değerlendirmesi ve risk azaltma tedbirleri devreye giriyor. Böylece, aynı transferin bir tarafı ağır AML yükümlülüklerine tabi iken, diğer tarafı fiilen *denetim dışı* kalabiliyor.

BIS, bu farkın nakitle kıyaslamada da ortaya çıktığını vurguluyor. EU’da *nakit işlemler için 10 bin avro* limit uygulanırken, self-custody kripto cüzdanlar için ne işlem hacmi ne de varlık tutarı anlamında böyle bir sınır söz konusu. Raporda, bu durumun “kötü niyetli aktörleri nakitten self-custody kripto cüzdanlara geçmeye teşvik edebileceği” ifade ediliyor.

‘Yorum’ BIS’in analizi, kripto ekosisteminde *öz saklama hakkı* ile *küresel AML standartları* arasındaki dengenin önümüzdeki dönemde küresel finans politikasının ana tartışma başlıklarından biri haline geleceğine işaret ediyor. yorum

Haberin yazıldığı an itibarıyla toplam kripto para piyasası değeri yaklaşık 2,37 trilyon dolar seviyesinde. Bu da kabaca 3480 trilyon won’luk bir büyüklüğe işaret ediyor. Self-custody cüzdanlara ilişkin regülasyon tartışmaları, bu ölçek göz önüne alındığında BIS gibi kurumların radarında daha da üst sıralara çıkmış durumda.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1