Amerika, İsrail ve İran’ın 2 haftalık *ateşkes* anlaşmasına varması piyasalara kısa süreli bir nefes aldırdı. Orta Doğu’daki gerilim tamamen dağılmış değil, ancak özellikle *Bitcoin(BTC)* fiyatının 7 bin 2000 dolar seviyesini yeniden test etmesiyle birlikte, kripto piyasasında hem ‘tepki alımı’ hem de ‘temkinli bekleyiş’ aynı anda hissediliyor.
Bu geçici uzlaşma, Pakistan’ın son dakika diplomatik hamleleri ve *Hürmüz Boğazı* çevresindeki gerilimlere dair artan kaygılar sonrasında geldi. 40 günü aşkın süredir devam eden çatışmalar şimdilik durulsa da, 10 Nisan’da (yerel saatle) İslamabad’da başlaması planlanan görüşmeler nedeniyle belirsizlik tamamen kalkmış değil. Piyasada *Bitcoin(BTC)* yeniden 7 bin 2000 dolar bandına yaklaşırken, birçok *altcoin* de yukarı yönlü tepki vererek *risk iştahının* kısmen toparlandığını gösteriyor.
Bu ateşkes anlaşması 14 günlük bir ‘ara çözüm’ olarak görülüyor. Kripto para piyasası analisti ‘kelime’Kriptokeeper‘kelime’, Coinpedia’ya verdiği demeçte, “yorumBu mutabakat kalıcı bir çözüm değil, sadece geçici bir tansiyon düşüşüyorum” ifadelerini kullandı. Uzmanlar, Amerika ile İran arasında temel konularda hâlâ büyük görüş ayrılıkları bulunduğunu, dolayısıyla müzakerelerin başarısız olması halinde yeni çatışma riskinin masadan kalkmadığını vurguluyor. İsrail’in ise Lübnan’daki Hizbullah hedeflerine yönelik operasyonları sürdüreceğini açıklaması, cephe hattının tamamen susmadığını, gerilimin bölge içinde yer değiştirebileceğini gösteriyor.
Kripto piyasasında ise ‘kelime’jeopolitik risk‘kelime’ artık tek başına yön belirleyen faktör değil. Geçmişte savaş ve çatışma haberleri, önce sert satış sonrası ‘güvenli liman’ ve ‘alternatif varlık’ anlatısıyla hızlı toparlanmaları beraberinde getiriyordu. Şimdi tablo daha karmaşık. Kriptokeeper, “yorumKripto paralar artık melez (hibrit) varlık; jeopolitik elbette etkili ama likidite koşulları ve kurumsal para akışı daha baskın faktörler haline geldiyorum” değerlendirmesini yapıyor. Bu da özellikle *Bitcoin(BTC)* ve büyük hacimli coin’lerin, *faiz beklentileri*, *hisse senedi piyasaları* ve *enerji fiyatları* gibi makro değişkenlerle daha sıkı korelasyon içinde hareket ettiğine işaret ediyor. Sadece ‘savaş manşeti’ ile yön tayin edilen dönemden, çoklu sinyallerin fiyatlandığı bir evreye geçilmiş durumda.
Önümüzdeki dönemde yatırımcıların en hassas olduğu başlık ise ‘kelime’füze saldırısı‘kelime’ değil, ‘kelime’petrol fiyatı‘kelime’. Hürmüz Boğazı’ndaki risk algısı yeniden yükselirse, petrol fiyatlarında ani sıçramalar görülebilir. Bu tür bir hareket, *enflasyon beklentilerini* tırmandırarak merkez bankalarının sıkı para politikasını daha uzun süre korumasına yol açabilir. Böyle bir senaryoda *küresel likidite* baskı altına girer ve bu da *kripto paralar* dahil tüm *riskli varlıklar* için olumsuz bir zemin oluşturur. Kriptokeeper, bu çerçevede “yorumKısa vadede tablo kripto için daha çok baskı yönünde; likidite daralması ve faiz baskısı önemli risk kalemleri olarak öne çıkıyoryorum” diyor. Aynı zamanda, “yorumAsıl belirleyici, petrolün hızlı bir zirve yapıp geri mi döneceği yoksa kalıcı bir ‘stagflasyon’ korkusunu mu tetikleyeceğiyorum” yorumunu ekliyor. Şu anki ateşkes, panik havasını dağıtma konusunda işe yarasa da, petrol fiyatlarında yeni bir tırmanışın başlaması halinde kripto piyasasının ilk sarsılan alanlardan biri olabileceği görüşü yaygın.
Piyasanın genel beklentisi, kısa vadede ‘kelime’yüksek oynaklığın‘kelime’ devam edeceği yönünde. Kriptokeeper, “yorumBoğaz hattındaki risk azalır, petrol fiyatları da sakinlerse kriptoda toparlanma zemini güçlenebiliroyorum” derken, tersi gelişmelerde *Bitcoin(BTC)* ve *altcoin* cephesindeki son yükselişlerin hızla geri verilebileceği uyarısında bulunuyor. Sonuç olarak, bu 2 haftalık ateşkes kripto varlıklar için bir ‘kelime’nefes alma rallisi‘kelime’ imkânı tanısa da, piyasanın kaderini tek başına değiştirecek ölçüde görülmüyor. Yatırımcıların odağı giderek cephe haberlerinden uzaklaşıp, *tahvil faizleri*, *merkez bankalarının söylemi* ve *varil başına petrol fiyatına* kayıyor. Bugün kripto piyasasının esas yönünü çizen faktörler, savaş manşetlerinden çok *makroekonomik dinamiklere* bağlı görünüyor.
Yorum 0