Bitcoin(BTC) kısa vadede toparlanmayı başarsa da piyasadaki ‘güven eksikliği’ net şekilde hissediliyor. ABD enflasyon verileri ve Orta Doğu’daki jeopolitik riskler öncesinde yükseliş ivmesi 72.000 dolar bandında hız kesti. ‘Bitcoin(BTC)’, ‘opsiyon piyasası’ ve ‘jeopolitik risk’ başlıkları yatırımcıların odağında kalmaya devam ediyor.
Pazar gününden bu yana yaklaşık %7 yükselen Bitcoin(BTC), 72.000 dolar seviyesine kadar toparlandı. Ancak kritik makro veriler ve jeopolitik gelişmeler öncesinde alımlar sınırlı kalıyor. Bu hafta cuma günü açıklanacak ABD Tüketici Fiyat Endeksi(CPI) verisi ile hafta sonu yapılması beklenen ABD–İran ateşkes görüşmeleri, fiyatlamalar açısından temel belirleyici unsurlar olarak öne çıkıyor.
Opsiyon piyasasında bu temkinli hava daha çarpıcı. Kurumsal yatırımcılar, bir yandan yükseliş potansiyeline pozisyon alırken diğer yandan düşüş riskine karşı korunma amaçlı işlemlerini sürdürüyor. Singapur merkezli alım satım şirketi QCP Capital’e göre, BlackRock’ın spot Bitcoin(BTC) ETF’i iShares Bitcoin Trust(IBIT) üzerinde mayıs vade 45 dolarlık alım (call) opsiyonlarına yönelik talep artmış durumda. IBIT fiyatının 40 dolar civarından daha yükseğe taşınabileceği beklentisi bu kontratlara yansıyor.
Aynı zamanda düşüşe karşı koruma sağlayan satım (put) opsiyonları da güçlü talep görmeye devam ediyor. Bitcoin(BTC) opsiyon borsası Deribit’te 80.000 dolarlık alım opsiyonları popüler pozisyonlar arasında yer alırken, uzun vadeli korunma amaçlı pozisyonların da terk edilmediği görülüyor. QCP Capital, “*Yukarı yönlü hareketlere katılım sürüyor ancak hedge pozisyonları korunuyor*” yorum diyerek, piyasa oyuncularının riski tamamen masadan kaldırmaya yanaşmadığını vurguladı.
Opsiyon piyasasındaki ‘skew’ verileri de savunmacı duruşu teyit ediyor. Alım opsiyonlarına kıyasla satım opsiyonlarının daha pahalı fiyatlanması sonucu tüm vadelerde negatif skew korunuyor. Bu tablo, düşüş riskine karşı talebin hâlâ güçlü olduğuna işaret ediyor. STS Digital CEO’su Maksim Saylor, “*Kurumsal taraf aşağı yönlü korumayı agresif biçimde satın alırken, yukarı yönlü alım opsiyonlarını ise piyasaya veriyor*” yorum diyerek, İran kaynaklı risklerin fiyatlara kısmen yansımış olsa da eğilimin hâlâ tek taraflı, yani ‘korunma odaklı’ olduğunu kaydetti.
Piyasada odağın giderek makro verilere ve jeopolitik başlıklara kaydığı görülüyor. 3 Mart’ta açıklanacak ABD manşet enflasyon verisinin yıllık bazda %3’ün belirgin şekilde üzerine çıkacağı tahmin ediliyor. İran’la bağlantılı savaş riskinin küresel enerji fiyatlarını yukarı çekmesi, bu beklentiyi güçlendiriyor. Özellikle gıda ve enerjinin hariç tutulduğu çekirdek enflasyonun tahmini %2,7 seviyesini aşması durumunda, faizlerin yeniden artırılabileceği algısı kuvvetlenebilir. Böyle bir senaryo, Bitcoin(BTC) dahil tüm ‘riskli varlıklar’ üzerinde baskı yaratma potansiyeline sahip.
Hafta sonu planlanan ABD–İran müzakereleri de Bitcoin(BTC) için kritik bir dönemeç olarak görülüyor. Hürmüz Boğazı çevresindeki tansiyonun düşmesi ve petrol sevkiyatının normale dönmesi halinde, küresel risk iştahı toparlanabilir ve Bitcoin(BTC) için ek ‘yukarı yönlü katalizör’ oluşabilir. Tersine, görüşmelerin başarısızlığa uğraması durumunda petrol fiyatlarındaki artışın hızlanması ve genel piyasa oynaklığının keskin şekilde yükselmesi bekleniyor. Nitekim Batı Teksas tipi ham petrol (WTI), varil başına 100 dolar eşiğini yeniden aşarak jeopolitik kaynaklı endişeleri artırmış durumda.
Diğer yandan ABD tahvil piyasasındaki oynaklığın son günlerde sakinleşmesi, kripto varlıklar için görece olumlu bir sinyal olarak öne çıkıyor. ABD hazine tahvili opsiyonlarındaki dalgalanmayı ölçen MOVE endeksi, mart ayındaki sert sıçrama sonrasında nisan başından bu yana kademeli olarak gerileme eğilimine girdi. Tahvil tarafındaki bu normalleşme, küresel finansal koşulların bir miktar istikrara kavuştuğuna işaret ediyor. Tarihsel olarak tahvil oynaklığındaki düşüş, ‘riskli varlıklar’a yönelik iştahın güçlenmesiyle ilişkilendiriliyor ve Bitcoin(BTC) için kısa vadede ‘destekleyici zemin’ olarak okunuyor.
Sonuç olarak Bitcoin(BTC) piyasası şu anda ‘yükseliş beklentisi’ ile ‘risk yönetimi’ arasında sıkışmış bir denge arayışında. Yatırımcılar, opsiyon piyasasında hem yükseliş senaryosuna oynuyor hem de güçlü bir şekilde korunma maliyetini ödemeye devam ediyor. *Kısa vadede yön tayini*, büyük ölçüde ABD enflasyon verileri ve İran merkezli jeopolitik gelişmelere bağlı olarak, hızlı ve sert hareketlerle şekillenebilir.
Yorum 0