Galxe ekibinin geliştirdiği katman 1 blokzincir Gravity, yüksek performanslı EVM altyapısı ile ‘yerel oracle’ yapısını birleştirerek ana ağını resmen devreye aldı. Messari Research analisti Eric Manoukian’ın raporuna göre Gravity, yaklaşık 200 milisaniyelik blok süresi, 1 saniyenin altında kesinleşme süresi ve ERC-20 işlemlerinde 12 bin TPS’nin üzerindeki kapasitesiyle özellikle AI ajanları ve büyük ölçekli zincir üstü uygulamaları hedefliyor. Projenin öne çıkan yönlerinden biri, klasik katman 1 ağların değer yaratmak için işlem ücretine dayalı blok alanı kıtlığına yaslanan modelinden uzaklaşıp, değer birikimini doğrulayıcı hizmetleri ve uygulama katmanına taşımayı amaçlaması.
Bu ana ağ geçişi, Gravity’nin Ağustos 2024’te Arbitrum Nitro tabanlı bir katman 2 olarak başlattığı alpha mainnet sürecinin devamı niteliğinde. Ağ, yaklaşık 22 ay boyunca 28,5 milyon cüzdanda 611 milyonun üzerinde işlemi işleyerek gerçek kullanım yükünü test etti. Galxe, bu deneyimin ardından Quest, Airdrop, Passport, Score, Compass ve Identity Protocol gibi temel ürünlerini Gravity L1 üzerine taşıyarak ilk üretim yüklerini doğrudan kendi ağına aktarmaya başladı.
Gravity’nin performansı yalnızca sayısal iddialara değil, mimari tasarımına dayanıyor. Messari Research’e göre ağ; AptosBFT tabanlı mutabakat mekanizması, Grevm 2.0 paralel yürütme motoru, Gravity Reth optimizasyonu ve durum kaydı ile durum taahhüdünü ayıran beş aşamalı bir işlem hattı sayesinde yüksek verim sağlıyor. İşlem yayılımı, blok sıralaması, paralel yürütme, durum taahhüdü ve durum kaydının aynı anda ilerlemesi, tek bir aşamadaki tıkanmanın tüm zinciri yavaşlatmasını önlüyor.
Ana ağın test ağına kıyasla aynı donanım düzeyinde belirgin bir performans artışı sunduğu da aktarılıyor. Longevity testnet 500 milisaniyelik blok süresi ve yaklaşık 7 bin TPS seviyesinde çalışırken, Gravity mainnet blok süresini neredeyse yarıya indirip ERC-20 işlem kapasitesini yaklaşık iki kat artırdı. Yürütme katmanı olan Gravity Reth’in izole testlerde saniyede 1,5 ila 1,9 gigagas seviyesine ulaştığı, bunun da whitepaper’da belirlenen 1 gigagas hedefinin üzerine çıktığı belirtildi. Ayrıca kıyaslama kodlarının açık kaynak olarak paylaşılması, sonuçların yeniden doğrulanabilmesini mümkün kılıyor.
Gravity’yi diğer EVM zincirlerinden ayıran temel unsur ise ‘yerel oracle’ sistemi. Normalde zincirler arası veri aktarımı, harici oracle ağları, köprü komiteleri ya da relay mekanizmaları üzerinden yürütülüyor. Gravity’de ise blok üreten aynı doğrulayıcı seti dış zincirlerdeki olayları gözlemliyor ve bu verilerin zincire dahil edilmesini doğrudan mutabakat sürecinde kanıtlıyor. Böylece zincir güvenliği ile dış veri güveni birbirinden ayrılmıyor. İlk kullanım alanı, Ethereum(ETH)-Gravity varlık köprüsü olarak öne çıkıyor. İleride fiyat verileri, zincir dışı kanıtlar ve siyaset, hava durumu ya da spor gibi farklı dış olayların da sisteme entegre edilmesi planlanıyor.
Bu yapı, AI ajanlarına uygun blokzincir tasarımıyla da örtüşüyor. Zincir üstü dünyada AI ajanları artık yalnızca soru-cevap araçları değil; durumu gerçek zamanlı okuyup yazan, dış sinyallere göre çok aşamalı eylemler gerçekleştiren yazılımlar haline geliyor. Ancak birçok mevcut zincir, saniyeler süren kesinleşme, yüksek ücretler ve dış kaynaklı oracle yapısı nedeniyle bu tür sürekli karar alma döngülerini verimli biçimde desteklemekte zorlanıyor. Gravity ise 200 milisaniyelik blok süresi, 50 Gwei taban ücret ve düşük maliyetli işlem yapısıyla bu engelleri azaltmayı hedefliyor. Ayrıca geliştiriciler için sunulan ‘Skill’ araçlarıyla kodlama ajanlarının zincirle doğrudan çalışmasını kolaylaştırmak istiyor.
Resmi Agent Skill paketinde ağ parametreleri, sistem sözleşmesi adresleri, yerel oracle ABI’si, G token köprüsü, zincir üstü rastgelelik ve EVM ön kurulum bilgileri yer alıyor. Buna göre Claude Code, Cursor ve Codex gibi AI destekli kodlama ajanları, zincir bilgisini içe aktararak sözleşme dağıtımı, durum sorgulama, işlem gönderme ve bazı ağ operasyonlarını doğrudan gerçekleştirebilecek. Bu yaklaşım, yalnızca ‘AI dostu’ bir zincir olmanın ötesine geçip blokzinciri doğrudan ajanlar için daha erişilebilir bir yürütme ortamına dönüştürmeyi amaçlıyor.
Token ekonomisinde de önemli bir değişim var. Gravity’nin yerel tokeni G, mevcut Galxe tokeni GAL’den 1’e 60 oranında dönüştürülen bir varlık ve maksimum arzı 12 milyar adet olarak belirlendi. G; gas ücreti, staking, yönetişim ve ödeme olmak üzere dört ana kullanım alanına sahip. Doğrulayıcılar, hem mutabakata katılmak hem de yerel oracle kanıtlarını üretmek için G stake ediyor. Token sahipleri ise G DAO üzerinden doğrulayıcı seti, ekonomik parametreler ve oracle kaydı gibi kritik kararlarda söz sahibi olabiliyor. Ayrıca G, Galxe ürün ailesi genelinde ödeme aracı olarak da kullanılacak.
Bununla birlikte ağın henüz erken aşamada olması bazı riskleri de beraberinde getiriyor. Gravity mainnet şu an izinli doğrulayıcı modeliyle çalışıyor ve bu durum merkezileşme eleştirilerine yol açıyor. Ayrıca başlangıçta ağ trafiğinin büyük bölümünün Galxe uygulamalarından gelmesi, ekosistemin tek bir yapıya yüksek derecede bağımlı olduğu anlamına geliyor. ‘Yerel oracle’ yaklaşımı ekstra güven katmanlarını azaltma avantajı sunsa da desteklenen dış zincir sayısı arttıkça yeni saldırı yüzeylerinin ortaya çıkma ihtimali de büyüyor. Bu nedenle doğrulayıcı ağının genişleme hızı, izinsiz yapıya geçiş süreci ve üçüncü taraf uygulamaların çekilmesi, projenin gelecekteki başarısında kritik olacak.
Ekibin yol haritası da bu başlıklar etrafında şekilleniyor. Öncelik, Galxe’nin gerçek kullanım yükünü herhangi bir güvenlik sorunu olmadan istikrarlı biçimde taşımak. Sonraki aşamada doğrulayıcı setinin genişletilmesi ve zamanla tamamen izinsiz bir ağa geçiş planlanıyor. Bunun yanında yalnızca Ethereum’la sınırlı kalmayıp başka EVM zincirlerine de ‘yerel oracle’ desteği sunulması, ayrıca fiyat verileri dışındaki zincir dışı bilgi türlerinin sisteme dahil edilmesi hedefleniyor. Geliştirici tarafında ise hackathon, hibe programları ve ekosistem ortaklıklarıyla üçüncü taraf projelerin ağa çekilmesi amaçlanıyor.
Sonuç olarak Gravity, yüksek performanslı EVM altyapısı, ‘yerel oracle’ modeli ve AI ajanlarına uygun geliştirme ortamı ile katman 1 rekabetinde farklı bir konum almaya çalışıyor. Messari Research, ağın daha ilk günden Galxe’nin büyük ölçekli üretim trafiğini taşıyarak ‘cold start’ sorununu aşmış olmasına dikkat çekiyor. Yine de Gravity’nin uzun vadeli başarısı, izinli yapıdan ne kadar sorunsuz çıkabileceğine ve Galxe’nin iç ağı olmanın ötesine geçip bağımsız bir blokzincir ekosistemi haline gelip gelemeyeceğine bağlı görünüyor.
Yorum 0