Avrupa’da 2026’nın ocak-nisan döneminde reddedilen veya kısıtlanan veri merkezi projesi sayısı 70’i aştı. Elektrik ve su kullanımı ile konutlara yakınlık konusundaki anlaşmazlıklar ABD’nin yanı sıra Avrupa ve Asya’da da yayılıyor.
European Data Centre Monitor, izlediği vakaların toplamına dayanarak bu sayıyı açıkladı. Kuruluş, reddedilen veya kısıtlanan projelerin tüm veri merkezi projeleri içindeki oranını paylaşmadı.
CNBC’nin aktardığına göre, geciken veya iptal edilen veri merkezi yatırımlarının tutarı Avrupa’da yaklaşık 42 milyar dolar, ABD’de ise yaklaşık 77 milyar dolar. Avrupa verisi STL Partners’ın araştırmasına dayanıyor. Ancak araştırmanın kapsamı ve “etkilenen yatırım” tanımı net olmadığı için iki bölgedeki tutarları doğrudan karşılaştırmak güç.
Yerel halkın itirazlarında elektrik talebi ve faturalar, su kullanımı ve arazi büyüklüğü öne çıkıyor. CNBC, Avrupa’daki yüksek nüfus yoğunluğu ile elektrik fiyatlarını da anlaşmazlıkların nedenleri arasında gösterdi. Veri merkezlerinin bölgesel elektrik faturaları ve su arzı üzerindeki etkisi ise projeden projeye değişiyor.
Türkiye’de de veri merkezi projelerinin yer seçimiyle ilgili anlaşmazlıkları kurumsal düzeyde ele alma girişimleri gündeme geldi. Seul’ün Geumcheon ilçesi, 1 Temmuz’da yayımladığı basın açıklamasında veri merkezi alanının 200 metre çevresinde yaşayanların onayını almayı ve üç aşamalı bir anlaşmazlık çözümü ve denetim sistemi kurmayı planladığını bildirdi. Bu, yalnızca Geumcheon ilçesinin planı; ülke çapında geçerli zorunlu bir düzenleme değil.
Güney Kore Bilim ve BİT Bakanlığı, 2026’da küçük veri merkezlerinden yararlanarak bölgesel uzmanlık alanlarındaki yapay zekâ girişimlerini desteklemek üzere bir program için başvuru çağrısı yaptı. Program yapay zekâ altyapısı desteğine, Geumcheon’un planı ise yerel kabulün sağlanmasına odaklanıyor. Her ikisi de merkezi hükümetin ve yerel yönetimin ayrı girişimleri; ülke genelindeki veri merkezi izin eğilimlerini veya halkın itirazlarının boyutunu göstermiyor.
Şirketler, izin süreçlerindeki gecikmelerin maliyetleri artırdığına dikkat çekiyor. CNBC’nin aktardığına göre, Alvarez & Marsal’ın Asya, Avrupa ve Orta Doğu ile Afrika’da büyümeden sorumlu yöneticisi Asya Walters, “İzin almadan önce bile işletmeciler önemli miktarda harcama yapabilir” dedi. Açıklama, izin süreci uzarken de projeyle ilgili giderlerin oluşabileceğine işaret ediyor.
Equinix’in Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’da büyümeden sorumlu başkan yardımcısı Eulalia Flo, yerel toplulukların projeleri ve etkilerini anlamak istemesinin doğal olduğunu, ancak bunu veri merkezi büyümesini yapısal olarak engelleyen bir kısıt olarak görmediğini söyledi. Açıklama, toplulukların görüşünü almanın önemini ve sektörün büyümeye ilişkin bakışını birlikte yansıtıyor.
Avrupa ülkelerinin yanıtları birbirinden farklı. CNBC, İskoçya’da büyük ölçekli veri merkezi izin sürecinin askıya alındığını, Danimarka’nın ise elektrik şebekesine yapılan başvurularda veri merkezlerini daha düşük önceliğe alabilecek bir acil durum yasasını kabul ettiğini bildirdi. İspanya, veri merkezlerinin kullandığı elektriğin yüzde 80’inin yenilenebilir kaynaklardan sağlanmasını öngören bir kural önerdi.
Bu adımların kapsamı ve yürürlüğe girip girmediği, aktarılan haberlerden bütünüyle doğrulanamıyor; bu nedenle bunları kesinleşmiş ve hâlihazırda geçerli düzenlemeler olarak nitelemek mümkün değil. Örnekler, yapay zekâ altyapısı projelerinin elektrik şebekesi, su kaynakları ve yaşam çevresi konularında yerel topluluklarla yürütülen istişarelerle bağlantılı olduğunu gösteriyor.
ABD’de de yerel halkın tepkisi nedeniyle veri merkezi projelerinin geciktiği veya iptal edildiği daha önce bildirilmişti. Ancak mevcut bilgiler, veri merkezlerine yönelik tepkilerle kripto para madenciliği veya blokzincir arasında doğrudan bir bağlantı olduğunu doğrulamıyor.
Yorum 0