Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

Helium(HNT) ve Jupiter(JUP), token yakımını durdurdu: Arz yönetimi tartışmaları alevlendi

Helium(HNT) ve Jupiter(JUP), token yakımını durdurdu: Arz yönetimi tartışmaları alevlendi / Tokenpost

Kripto piyasasında milyonlarca dolarlık token alım ve yakım stratejileriyle fiyat artışı sağlanmaya çalışılsa da bu çabaların beklenen etkiyi yaratmadığı açıkça görülüyor. Son olarak Helium(HNT) ve Jupiter(JUP) projeleri, token alım-yakım işlemlerini fiilen durdurduklarını açıkladı. Bu gelişme, merkeziyetsiz finans(DeFi) alanında ‘arz yönetimi’ konusunun yeniden masaya yatırılması gerektiğini gösteriyor.

Helium, 2025 yılının ikinci yarısından itibaren mobil iş modelinden elde ettiği günlük gelirlerle otomatik HNT alım-yakım işlemleri yapıyordu. Ekim ayında 3,4 milyon dolarlık (yaklaşık 49,3 milyon TL) gelir elde etmesine rağmen piyasadan kayda değer bir fiyat tepkisi gelmedi. Kurucu Amir Haleem, bu geliri artık ‘abonelik teşviki’ ve ‘altyapı yatırımı’ için kullanma yönünde karar aldıklarını açıkladı. “Piyasaya token alımıyla mesaj vermeye çalışıyoruz ama kimsenin umurunda değil,” diyerek mevcut stratejinin işe yaramadığını açıkça dile getirdi.

Jupiter tarafında da durum farklı değil. Proje, 2025 boyunca 70 milyon dolardan fazla harcayarak JUP token satın aldı ancak fiyat 0,21 dolar düzeyine kadar gerileyerek zirve seviyesinden yaklaşık yüzde 90 değer kaybetti. Jupiter’in kurucusu Meow, bu harcamaların kullanıcı ödüllerine aktarılmasının daha anlamlı olabileceğini belirterek topluluğa alım işlemlerini durdurmalarını isteyip istemediklerini sordu.

Alım-yakım mekanizmasının başarısız olmasının temel nedeni, tutarlı token arzının agresif şekilde devam etmesi. Helium, arz-talep dengesini yakalayabilmek amacıyla önce kendi fonlarıyla token yakımına başlamıştı. Ancak yeni token üretimi o kadar hızla gerçekleşti ki bu müdahaleler etkisiz kaldı. Her ne kadar kullanıcıların veri kullanımına bağlı ‘data credit yakımı’ devam etse de, mobil gelir temelli alımlar bu noktada tamamen durduruldu.

Jupiter örneğinde ise yapısal sorunlar daha ön planda. Sadece alım-yakım stratejisiyle çözüm üretmek yeterli değil; aynı zamanda tokenın platform işlevleriyle doğrudan ilişkilendirilmesi gerekiyor. 2025’in başında yapılan airdrop’lar, stake ödülleri ve likidite artırımı amacıyla açılan tokenlar sayesinde yaklaşık 700 milyon JUP piyasaya sürüldü. Üstelik otomatik ödül mekanizması şu an bile yeni arz yaratmaya devam ediyor. Bu durumda alım-yakım sistemi, hızlı token üretimine ayak uydurmakta zorlanıyor ve yatırımcılar için yalnızca ‘çıkış likiditesi’ olarak işlev görüyor.

Bazı uzmanlara göre bu yöntem, yalnızca grafik üzerinde yükseliş etkisi yaratmayı amaçlayan ‘chart painting’ stratejisine yakın. Uzun vadede ise tokena gerçek talep oluşmadıkça fiyatın korunması mümkün değil. Çünkü gerçek ‘kullanım alanı’ yoksa, token yalnızca spekülatif bir araç olmaktan öteye geçemiyor.

Birçok kripto ekonomist, sadece arzı azaltmaya çalışmakla enflasyonun etkilerini durdurmanın neredeyse imkansız olduğuna dikkat çekiyor. Alım-yakım işleminin yanında, token kullanımını zorunlu kılacak işlevlerin sistem içine yerleştirilmesi ya da token sahibine gerçek ekonomik haklar sağlaması gerektiğini savunuyorlar.

Helium için bu dönüşüm süreci başlamış durumda. Şu an 600 bin aboneye yaklaşan mobil altyapısında, kullanıcı verisini işleyerek gerçek veri transferi gerçekleştiren bir model var. Bu sayede uzun vadede ‘kullanıma bağlı yakım’ ihtiyacının doğal olarak artacağı düşünülüyor. Yeni strateji, net bir şekilde alım odaklı değil; doğrudan kullanım ve gelir temelli büyümeye yönelmiş durumda.

Öte yandan Jupiter, oldukça fazla hizmet alanına sahip güçlü bir DeFi platformu olmasına rağmen, JUP token yalnızca opsiyonel yönetişim işlevi görüyor; yani tokenın esas protokol işlemleriyle doğrudan bağı yok. Uzmanlar, bu gibi durumlarda tokenın sınırsız şekilde piyasaya sürülmesinin önüne geçmenin tek yolunun, onu platform kullanımına entegre etmek olduğunu belirtiyor.

Şu sıralar Jupiter topluluğu içinde yeni öneriler de gündemde: ödül sisteminin doğrudan gelirle ilişkilendirilmesi, gereksiz token üretiminin kısıtlanması ve daha fazla token tutma teşviki gibi yapısal değişiklikler üzerinde yoğun tartışmalar yaşanıyor. Bu durum, token ekonomilerinde ‘kısıtlı arz değil, fayda üretimi ve likiditenin doğru yönetimi’ prensibinin daha fazla önem kazandığını açık şekilde ortaya koyuyor.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1