Messari Research’in kısa süre önce yayımladığı rapora göre, Pyth ağı geleneksel oracle modellerinin ötesine geçerek kurumsal düzeyde pazar verileri sağlayan bir altyapıya hızla dönüşüyor. Raporda, Pyth’in kripto varlıklar ve geleneksel finans piyasaları arasında *köprü işlevi* gördüğü belirtiliyor.
2021’de merkeziyetsiz finans (DeFi) uygulamalarına anlık fiyat bilgisi sunma amacıyla başlatılan Pyth, bugün hisse senetleri, döviz, emtialar ve faiz oranları gibi çoklu varlık sınıfına yayılan küresel bir veri platformuna evrilmiş durumda. Ağın temel farkı, borsa ve piyasa yapıcılar gibi kaynaklardan doğrudan veri toplayarak düşük gecikme süresi ve yüksek doğruluk sağlaması. Bu metodolojiyle, geleneksel toplanmış veri akışlarını yeniden kullanan yukarıdan aşağıya veri sağlayıcı modellerinin yerini almayı hedefliyor.
Bu dönüşüm, Pyth Pro ürününün piyasaya sürülmesiyle daha da netleşti. Söz konusu ürün sadece kripto varlıklar değil, hisse senetleri, ETF'ler ve emtialara dair milisaniyelik çözünürlükte veri sağlayarak kurumsal kullanıcılara pazarlanıyor. Bununla birlikte, veri lisanslama ve yeniden dağıtım yetkisi sunuyor. İlk ayında sadece yıllık tekrarlayan gelir bazında 1 milyon dolar eşiğini aşan Pyth, ABD hisse senetlerinin gece seansı verilerini blokzincir üzerinde sunmak için Blue Ocean ATS ile *özel ortaklık* yaptı.
Teknolojik büyümeye paralel olarak, *dikkat çeken* bir diğer gelişme de ekonomi modelinde yaşandı. 2025 yılı Aralık ayında tanıtılan PYTH Reserve mekanizması, elde edilen gelirin yaklaşık %33’ünü açık piyasadan PYTH satın alımına tahsis eden bir token geri alım sistemine dayanıyor. Bu model sayesinde *ağın finansal sürdürülebilirliği* ile token ekonomisi arasında döngüsel bir yapı kuruluyor. Ayrıca PYTH token’ı, ağ yönetişiminde doğrudan rol oynarken, yayıncı teşvikleri ve ücret yapısında da denge mekanizması görevi görebiliyor.
Oracle piyasasında Pyth, kayda değer bir büyüme sergiledi. 2025 itibarıyla 2.3 milyar doların üzerinde işlem hacmine ulaştı ve 650’den fazla blokzincir uygulamasıyla entegre oldu. Toplam kilitlenen değer 6 milyar doları geçerken, bu rakam küresel oracle piyasasının yaklaşık %5.9’una karşılık geliyor. Jane Street, Jump Trading, Optiver ve Cboe dahil olmak üzere 125’ten fazla kurum ağa fiyat verisi sağlıyor. Messari, bu yüksek benimsenme oranının, Pyth’in *ekonomik altyapısının temelini oluşturduğunu* ifade ediyor.
Ağın *uygulama sahası* da oldukça geniş. Solana’daki Jupiter Lend, Kamino, SuiLend ve Drift gibi önde gelen DeFi protokolleri, Pyth fiyat akışlarını kullanıyor. Ayrıca Avantis üzerinden kullanıcılar, altın ve petrol gibi fiziksel varlıklarda kaldıraçlı işlem yapabiliyorlar. Kurumsal tarafta ise Coinbase International Exchange, Pyth Lazer çözümüyle yüksek hızlı veri sunmaya başladı. Diğer entegrasyonlar arasında Revolut, Kalshi ve Etherea gibi şirketler de yer alıyor.
Pyth’in stratejisi, *katmanlı bir hizmet yapısı* ile öne çıkıyor. Giriş seviyesindeki Pyth Crypto, geliştiricilere ve küçük uygulamalara ücretsiz hizmet sağlarken; Pyth Crypto+ katmanı özelleştirilmiş milisaniyelik veri sunuyor. En üst düzeydeki Pyth Pro ise kurumsal kullanıcılara hitap eden ürün yelpazesiyle dikkat çekiyor. Bu katmanlı yapı sayesinde, hem *zincir üzerindeki veri tutarlılığı* sağlanıyor hem de regülasyonlara tabi kurumsal taleplere yanıt veriliyor.
Messari, Pyth’in bu ekonomiye dayalı yaklaşımının geleneksel veri şirketlerinden büyük farklılık içerdiğini vurguluyor. Konvansiyonel yapılarda değer dağılımı veri aracılarında yoğunlaşmışken, Pyth doğrudan veri üreticisine gelir akışı sağlıyor ve platformda yaratılan toplam değeri içselleştiriyor. Bu da protokolün *stratejik yön değişimini* işaret ediyor.
Sonuç olarak Pyth, artık sadece bir DeFi oracle’ı değil; *küresel kurumsal veri piyasasını yeniden şekillendirmeyi* hedefleyen gelişmiş bir platform konumunda. Kurduğu bu yeni veri ağı, sadece teknolojik ilerleme değil, aynı zamanda kripto ekosistemi ile geleneksel finans arasında gerçek zamanlı, hassas ve sürdürülebilir bağlantılar kuran bir *temel altyapı öğesi* olma potansiyeli taşıyor.
Yorum 0