Trump yönetiminin göreve başlamasının üzerinden sadece bir yıl geçmesine rağmen, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC) kripto para politikasında büyük bir değişim yaşandı. Daha önce ağır regülasyonlarla öne çıkan kurum, şimdi ‘kripto dostu’ bir çizgiye yönelmiş durumda. Uzun süredir devam eden bazı soruşturmalar ve dava süreçleri birer birer sonlandırılıyor.
2025 yılı Ocak ayında Trump başkanlık görevine başlarken, Gary Gensler(Gary Gensler) da SEC başkanlığından istifa etti. Kripto para sektöründe birçok şirket, Gensler’ın sıkı regülasyon tutumunu yoğun şekilde eleştiriyordu. Ripple(Ripple Labs) gibi firmalar, Trump lehine siyasi bağışlarla bu duruma tepki gösterdi ve sektör genelinde 2024 başkanlık seçimlerinde kripto dostu adaylara açık destek verildi.
Başkanlık koltuğuna geri dönen Trump, SEC başkanı olarak Cumhuriyetçi kimliğiyle bilinen Mark Uyeda’yı geçici olarak atadı. Görev değişikliğinden sonra SEC'nin yaklaşımı da sert şekilde değişti. Kripto paralara yönelik çeşitli düzenleme ve hukuki girişimler arka arkaya çekildi.
SEC, Uyeda liderliğindeki 2025 Şubat ayı itibarıyla ilk olarak 2023 yılında açılan Coinbase’e(Coinbase) yönelik sivil davayı geri çekti. Bu dava, o zamanki regülasyon baskısının önemli bir örneğiydi ve geri çekilmesi yeni yaklaşımın sembolü haline geldi. Ardından Robinhood Crypto ve Uniswap Labs hakkında devam eden soruşturmalar da kapatıldı. Özellikle 2020’den beri devam eden Ripple’a yönelik yaptırımlarda temyiz süreci 2025 Mart ayında sona erdirildi. Ripple CEO’su Brad Garlinghouse, bu gelişmeyi “çatışmanın bitişi” olarak niteledi.
Nisan ayında Trump’ın önerisiyle Paul Atkins, Senato’nun onayıyla resmen SEC başkanlığına getirildi. Bu süreçte muhalifler, ardı ardına kapatılan davaların Trump ve kripto sektöründeki çıkar ilişkilerine dikkat çekti. Bu eleştirilerde, Trump ve ailesinin kripto para alanındaki önemli yatırımları rol oynadı. Trump, bir stabil kripto para çıkaran World Liberty Financial isimli şirketi destekliyor ve bizzat "Official Trump" isimli bir meme coin sahibi. Trump’ın oğulları ise "American Bitcoin" isimli bir madencilik şirketi kurmuş durumda. Haziran 2025 itibarıyla bu girişimlerin toplam gelirinin yaklaşık 10 milyar doları bulduğu tahmin ediliyor.
SEC’in yaklaşımındaki değişim, sık sık düzenlenen 'yuvarlak masa' toplantılarında da gözlemleniyor. 2025 boyunca kurum, dijital varlık saklama, mahremiyet, merkeziyetsiz finans(DeFi) ve tokenizasyon gibi konuları sektör ve hukuk uzmanlarıyla birlikte tartıştı. Sektörün görüşlerinin dikkate alındığı bir politika tutumu benimsendi. Ancak hukukçular, bu toplantıların somut sonuçlar doğurabilmesi için yasal altyapının da güçlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Bu kapsamda Kongre'de görüşülen "Dijital Varlık Piyasası Netlik Yasası (CLARITY Act)" kritik rol oynuyor. Temmuz ayında Temsilciler Meclisi’nden geçen yasa tasarısı, Senato’da Bankacılık ve Tarım Komisyonları’nda henüz ilerleme kaydedemedi. Coinbase CEO’su Brian Armstrong bile kısa süre önce bu yasa tasarısına olan desteğini geri çekti ve bu durum kamuoyunda tartışma yarattı.
Öte yandan SEC içerisindeki siyasi denge ciddi şekilde değişti. 2025’in başında Gensler’la birlikte ayrılanlar arasında Demokrat kökenli Jaime Lizárraga da vardı. Sonrasında demokrat eğilimli tek isim Caroline Crenshaw kaldı, ancak onun görev süresi de Ocak 2026’da sona erdi. Bugün itibarıyla SEC tamamen Cumhuriyetçi isimlerden oluşuyor ve Trump yeni atama planı açıklamış değil.
Gensler ise Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’ne (MIT) geri dönerek küresel ekonomi ve finans dersleri vermeye başladı. Kripto paralara olan eleştirisini sürdüren Gensler, Bitcoin(BTC) gibi dijital varlıkları halen ‘spekülatif ürünler’ olarak tanımlıyor.
Trump yönetiminde SEC’in değişen politikası kurumu adeta bir ‘savcıdan arabulucuya’ dönüştürmüş durumda. Ancak bu yaklaşım, düzenleme eksikliği mi yoksa sektör yanlılığı mı olduğu konusunda ciddi tartışmalara neden oluyor. Amerika’nın kripto para regülasyonunun geleceği ise büyük ölçüde CLARITY Yasası’nın akıbetine bağlı görünüyor.
Yorum 0