Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

Kripto şirketleri, net kurallar sayesinde rotayı Avrupa’ya çeviriyor

Kripto şirketleri, net kurallar sayesinde rotayı Avrupa’ya çeviriyor / Tokenpost

Avrupa, ‘MiCA’ düzenlemesini uygulamaya koyarak kripto para endüstrisine net kurallar getirirken, ABD'de hâlen belirsiz bir düzenleyici ortam söz konusu. Bu durum, küresel kripto şirketlerinin stratejilerini giderek Avrupa merkezli hâle getiriyor.

Avrupa Birliği, 2023'ün Haziran ayından itibaren şirket odaklı kapsamlı kripto para düzenlemesi olan MiCA’yı kademeli olarak devreye alma sürecine başladı. Bu düzenleme kapsamında, varlık bazlı tokenlar ve elektronik para tokenlarına dair yükümlülükler 2024’ün Haziran ayında, hizmet sağlayıcılara dair hükümler ise 2024’ün Aralık ayında yürürlüğe girecek. Ayrıca geçiş süreci 2026’nın Temmuz ayına kadar uzatıldı. Böylelikle Avrupa'daki şirketler, bu takvime göre ürün geliştirme, bütçe planlaması ve uyumluluk stratejilerini oluşturabiliyor.

En dikkat çekici unsur ise ‘tek ruhsat’ sistemi. Avrupa’daki kripto varlık hizmet sağlayıcıları (CASP), AB üyesi ülkelerden birinden lisans alarak tüm AB genelinde hizmet sunabiliyor. 27 ülkede hizmet genişletme imkânı olması, şirketlerin Avrupa’da düzenleyici merkez kurma girişimlerini artırıyor. Avrupa Menkul Kıymetler ve Piyasalar Otoritesi (ESMA) ise mevcut geçici kayıt listelerini resmi çerçeveye entegre etme sürecinde.

Buna karşın, ABD hâlen net bir düzenleme yapısı oluşturamıyor. Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu(SEC), Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu(CFTC), Mali Suçları Araştırma Ağı(FinCEN) ve Gelir İdaresi(IRS) gibi birçok kurum, kendi yetki alanlarına göre (menkul kıymet, türev, kara para aklama, vergilendirme) kripto varlıkları denetliyor. Ayrıca eyalet düzeyindeki lisans uygulamaları da bu karışıklığı artırıyor.

ABD Kongresi'nde görüşülmekte olan 2025 tarihli ‘Sayısal Varlık Piyasaları Açıklık Yasası (Digital Asset Market Clarity Act)’, bu karmaşıklığı çözebilecek potansiyele sahip. Tasarı; tokenları “dijital emtia” ve “yatırım sözleşmesi” olarak ikiye ayırarak, CFTC’ye ve SEC’e farklı sorumluluklar yüklüyor. Tasarının yasalaşması hâlinde, bazı komisyoncular ve borsalar için CFTC’ye kayıt zorunluluğu gelecek ve saklama standartları da sertleşecek.

SEC ayrıca token sınıflandırmasında netlik sağlamak adına yeni kriterler tartışıyor. SEC Başkanı Paul Atkins, Howey testi temel alınarak geliştirilecek yeni bir ‘token sınıflandırma düzeni’ üzerinde çalışıldığını açıklamıştı. Bu düzenleme, bir varlığın ABD'de ‘menkul kıymet’ olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceğini belirleyecek ve borsaların kayıt gerekliliği ile ürün tekliflerini doğrudan etkileyecek.

Öte yandan, ABD de stabil kripto paralar (stablecoin) için federal düzeyde düzenleme oluşturdu. 'GENIUS Yasası', ödeme amaçlı stabil kripto paraların ihraççılarına rezerv zorunluluğu, geri alım kuralları ve sahte devlet güvenceleri yasağını getirdi. Banka ve banka dışı kuruluşları kapsayan bir denetleme mekanizması oluşturuldu.

Bu ortamda kripto şirketleri, daha net kuralların bulunduğu Avrupa'da açılım stratejilerini önceliklendiriyor. MiCA'nın sağladığı birleşik ruhsat sistemi, tek ülkeden alınacak bir lisansla tüm AB'de hizmet sunma imkânı verdiği için lisanslama maliyeti ve süresi açısından avantaj sağlıyor. ABD’de ise varlık sınıflamasındaki belirsizlik yüzünden token listeleme zamanlaması ve türü gibi stratejiler daha temkinli yürütülüyor. Staking veya hizmet token’larının menkul kıymet olarak değerlendirilebileceği riski bu çekingenliğe neden oluyor.

Stabil kripto paralar iki tarafta da düzenleme altına alınsa da yapı farklılık gösteriyor ve bu durum, hangi coinin listeleneceği ya da hangi finansal ortakla çalışılacağı gibi kararları doğrudan etkiliyor. Birçok şirket, ilk lansmanı Avrupa’da yapıp, ABD pazarına ancak düzenleyici netlik sağlandıktan sonra giriş yapma stratejisi benimsiyor.

Düzenleyici uygulamalardaki bu farklılıklar, doğrudan piyasa yapısına da etki ediyor. Avrupa’da net düzenlemeler ve giriş kriterleri likiditenin bu bölgeye kaymasına neden olurken, ABD’de belli varlıkların listelenememesi ve bazı hizmetlerin sunulamaması nedeniyle piyasa faaliyetleri sınırlanabiliyor.

Ayrıca MiCA ve kara para aklama (AML) yükümlülüklerinden doğan uyum maliyetleri, küçük ve orta ölçekli firmalar için ciddi bir giriş engeline dönüşebiliyor. Büyük firmalar bu maliyetleri absorbe ederek rekabet avantajı kazanmaya çalışırken, küçük firmalar birleşme veya piyasadan çekilme gibi kararlarla karşı karşıya kalabiliyor. Özellikle tasarlanan iş modellerinin; saklama, ihraç ve aracı hizmetleri tek bir lisans altında toplayan Avrupa sistemine uygun olması, şirketlerin kalıcılığını etkileyen önemli bir unsur.

Öte yandan CFTC'nin, spot piyasaya dayalı ürünlerin federal düzeyde listelenmesini planlaması da dikkat çekiyor. Böylece, dünya çapında regülasyon farkları derinleştikçe, kripto şirketlerinin büyüme stratejisi giderek ‘düzenlemeye dost ülkelerde önce faaliyete geçme’ yönünde evriliyor.

Başkan Trump döneminde atılan ilk kripto düzenleme adımlarına kıyasla, mevcut Kongre kararlarının gecikmesi ABD piyasasında hâlen sıkışık bir tablo yaratıyor. Önümüzdeki dönemde politikaların şekillenmesiyle bu çift kutupluluk azalır mı yoksa derinleşir mi, zaman gösterecek.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Baş makale

Binance’te Ethereum(ETH) rezervi 6 yılın dibinde: Arz sıkılaşırken fiyat 2.000 dolar altında sıkıştı

Trump’tan ABD bankalarına kripto çağrısı: Stablecoin getirileri ve CLARITY Yasası krizi derinleşiyor

Uzmanlara Göre XRP(XRP), Çok Kutuplu Düzenin Küresel ‘Settlement Katmanı’ Olabilir

Trump’tan Bankalara Stablecoin Çıkışı: Genius Yasası Tehdit Altında, Klarlık Yasası İçin ‘ASAP’ Baskısı

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1