Birleşik Krallık, kripto para sektörü için uzun süredir beklenen yeni düzenleme taslağını duyurdu. Mali Davranış Otoritesi(FCA) tarafından açıklanan bu düzenlemeler, 2027 yılı itibarıyla tamamen yürürlüğe girecek şekilde tasarlandı. ABD gibi büyük ekonomiler düzenleyici adımlar atmaya devam ederken, Birleşik Krallık daha hızlı hareket ederek rakiplerinden farklılaşmayı hedefliyor.
FCA, 23’ünde toplam 10 maddeyi içeren nihai taslağı kamuoyu ile paylaşarak görüş alma sürecini başlattı. Sektör temsilcilerinden alınacak geri bildirimlerle Mart ayında taslağın kesinleşmesi planlanıyor. Bu düzenlemeler 2027 yılı Ekim ayında yürürlüğe girecek. Taslak, 2023’ten bu yana çeşitli revizyonlarla geliştirildi. Uzmanlara göre, İngiltere başta bu yarışta geri kalma tehlikesi yaşasa da günümüzde ABD ile benzer düzeye, hatta bazı alanlarda onun önüne geçmiş durumda.
İngiltere ve ABD’nin yaklaşımı arasındaki temel fark, düzenlemenin ‘merkezileştirilmiş’ yapısı. İngiltere’de FCA tüm süreci tek başına yürütürken, ABD’de Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu(SEC) ile Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu(CFTC) gibi birçok kurumun yetki çatışması yaşadığı görülüyor. Bu çoklu yapı, ABD'de düzenlemelerin ilerlemesini yavaşlatıyor. Özellikle Coinbase'in CLARITY yasa tasarısına verdiği desteği çekmesi, Kongre içerisindeki tartışmaları çıkmaza soktu. Buna karşın FCA, sektörle sürekli diyalog halindeydi. Dijital varlık platformu Zumo’nun CEO’su Nick Jones, İngiltere’nin “Amerika’daki gibi iptal riski olmayan, taraflar arası uzlaşmaya dayalı bir sistem oluşturduğunu” ifade etti.
Stablecoin düzenlemelerinde de farklar dikkat çekiyor. İngiltere, tüm stablecoin faaliyetlerini ulusal düzenleme çatısı altına alarak merkezi kontrol sağlamayı amaçlıyor. Buna karşın ABD’de eyalet bazlı lisans sistemleri ve federal yasa arasındaki uyumsuzluk, ciddi bir karmaşaya sebep oluyor.
Avrupa Birliği, 2024 yılında MiCA (Kripto Varlık Piyasaları Yasası) ile üye ülkelerde ortak bir düzenleme çerçevesi kurmuştu. Ancak İngiltere, kriptoparalara özel yeni bir yasa çıkarmak yerine, halihazırdaki geleneksel finans yasalarını dijital varlık sektörüne uygulayacak şekilde revize etti. Nick Jones, bu tutumun “dijital varlıkların gelecekteki finans sistemine uyumlayıcı bir şekilde entegre edileceğini gösterdiğini” belirtti. Aynı zamanda avukat Marcus Bagnall, İngiltere’nin yaklaşımının MiCA’ya kıyasla daha yüksek maliyetli ve sıkı olsa da, kurumsal yatırımcılar için daha elverişli bir ortam sağladığını savundu. Öte yandan bazı sektör temsilcileri, düzenlenmesi öngörülen hizmet yelpazesinin MiCA’dan daha geniş olması nedeniyle Birleşik Krallık’taki işletmelerin daha büyük yükle karşılaşabileceği uyarısını yapıyor.
Ülke, bu adımla ‘kripto para merkezi’ olma hedefine yeniden yönelmiş durumda. Süreç, ilk olarak 2020’de FCA’nin kara para aklama karşıtı otorite olarak atanmasıyla başlamıştı. 2023 yılında ise ‘seyahat kuralı’ uygulamaya sokuldu ve stablecoin, saklama hizmetleri ile piyasa manipülasyonunun önlenmesi gibi alanlarda politika temeli oluşturuldu. Boris Johnson döneminde öne çıkan “İngiltere’yi kripto merkezi yapma” vizyonu, piyasa çöküşleri sonrası kesintiye uğrasa da şu an bu hedef yeniden canlandırılıyor.
Nick Jones, sektörde faaliyet gösterenlerin uzun süredir “net ve uygulanabilir iş kuralları görmek istediklerini” belirtti. Artık belirsizlik dönemi sona ererken, daha güvenli ve yatırımcı odaklı bir düzenleyici ortam oluşması bekleniyor. Yeni çerçevenin hem tüketici güvenini artırması hem de küresel sermaye girişine kapı aralaması öngörülüyor. Tüm bu gelişmeler, İngiltere’nin yalnızca teknoloji ve ticaret değil, aynı zamanda düzenleyici istikrar konusunda da gerçek bir ‘kripto merkezi’ haline gelebileceğine işaret ediyor.
Yorum 0