Eski SEC Avukatı: “Ripple’ın Yanındayım… Yalnızca Spekülasyon Üzerinden Menkul Kıymet Sayılamaz”
Ripple’ın Amerika Birleşik Devletleri Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu(SEC) ile olan hukuk mücadelesine bir destek de kurumun eski bir avukatından geldi. SEC’nin eski danışman avukatı Teresa Goody Guillén, Ripple’ın sunduğu görüş belgesine atıfta bulunarak, sadece ‘fiyat artışı beklentisi’ gibi spekülatif gerekçelerin dijital varlıkların menkul kıymet sayılması için yeterli olmadığını vurguladı.
Bu açıklama, SEC’nin halihazırda yürütmekte olduğu ‘kripto para görev gücü’ kapsamında toplanan kamu görüşleri sürecinde sunuldu. Guillén’in kaleme aldığı görüş yazısı 9 Ocak’ta SEC’ye iletildi ve şu anda ivme kazanan kripto regülasyon tartışmaları içinde önemli bir politika referansı olarak değerlendiriliyor.
Guillén, Ripple’ın sunmuş olduğu belgede yer alan şu hususu özellikle desteklediğini belirtti: Sadece yatırımcıların spekülatif beklentileri üzerinden kripto paraların menkul kıymet sayılması yersizdir. Ripple, bir varlığın kendisi ile bu varlığın satıldığı sözleşmenin birbirinden açıkça ayrılması gerektiğini ifade ediyor. Bu ayrımın, kripto paralara yönelik aşırı regülasyon riskine karşı temel bir savunma hattı sunduğu düşünülüyor.
Yorum: Bu yaklaşım, Ripple’ın uzun süredir savunduğu ‘dijital varlık ≠ menkul kıymet’ tezine hukuki bir derinlik kazandırıyor.
Guillén, yalnızca yatırımcıların pasif kazanç beklentileri üzerinden hareket eden bir regülasyon anlayışının, yatırım sözleşmeleri ile spekülatif alım-satım eylemleri arasındaki çizgileri bulanıklaştırabileceğine dikkat çekti. Ayrıca kendi akademik analizinin, belirli bir yasa önerisini savunmak yerine dijital varlıkların hukuki değerlendirmesine katkı sağlamak amacı taşıdığını belirtti.
Guillén, “Yalnızca spekülatif faktörlere dayanarak dijital varlıklara menkul kıymet mevzuatı uygulamak doğru bir yaklaşım değil. Hukuki yükümlülükler ve önceki yargı kararlarına dayalı bütüncül bir değerlendirme gerekiyor” ifadelerini kullandı. Bu bağlamda Ripple, ‘Howey testi’ içinde sıkça atıf yapılan ‘başkalarının çabalarıyla kazanç beklentisi’ kriterine aşırı yüklenilmesini eleştirdi. Fiyat artışı beklentisi varsa bile, bu beklentinin menkul kıymet sayılabilmesi için net kazanç paylaşım yapısı ve ortak girişim unsurlarının da bulunması gerektiği savunuluyor.
Yorum: Ripple’ın bu çıkışı, yeni nesil kripto varlıkların menkul kıymet olarak değerlendirilmemesi için emsal oluşturabilir.
Guillén, Ripple’ın genel pozisyonunu desteklerken, açıkça belirli bir yasa teklifine onay vermedi. Ancak, kendi hazırladığı “2026 Dijital Piyasalar Yeniden Yapılandırma Yasası” taslağında, ne SEC ne de ABD Vadeli Emtia İşlemleri Komisyonu(CFTC) tarafından net biçimde kapsanamayan ‘Dijital Değer Araçları’ olarak anılan yeni bir varlık sınıfı önerdi. Bu öneriyle birlikte, regülatör kurumlar arasında risk temelli görev paylaşımı esasına dayalı bir denetim çerçevesinin de şekillenebileceği öngörülüyor.
Bu görüş yazısı, Ocak sonunda başlatılan kamuoyu bildirim süresinde sunulan onlarca belge arasında yer alıyor. Kripto piyasasının düzenlenmesinde yatırımcı koruması ilkelerinin kaybedilmeden, token ekonomisinin dinamiklerine uygun yeni çerçevelerin oluşturulması bu belgelerde sık tekrarlanan talepler arasında yer alıyor. Özellikle bazı katılımcılar, merkeziyetsiz borsalara geniş muafiyet tanınmasına temkinli yaklaşıyor.
Bu gelişmeler, ABD Kongresi’nde tartışılan ve uzun süredir gündemde olan ‘CLARITY Yasası’nı da doğrudan etkiliyor. Ripple’ın SEC’ye sunduğu görüş belgesi de bu yasa tasarısı çerçevesinde şekillendirildi. Ancak, söz konusu yasa tasarısının değerlendirilmesi, kongredeki tarım komitesindeki takvimin ötelenmesi nedeniyle gecikmiş durumda. Üstelik Washington’da etkili olan yoğun kar yağışı, bu hafta yapılması planlanan ilk resmi oylamanın da ertelenmesine neden oldu. Bankacılık komisyonundaki görüşmelerin ise daha da ileri tarihe sarkabileceği konuşuluyor.
Ripple’ın çıkışı ve uzmanların değerlendirmeleri, bu belirsizlik ortamında regülasyon otoritelerinin yetki sınırlarının yeniden tartışılmasına ve dijital varlık piyasasındaki hukuki netliğin sağlanmasına yönelik önemli adımlar olarak görülüyor. Sektör paydaşları ise gelişmelerin, menkul kıymet regülasyonunun kapsamını ve kripto para işlemlerinin yapısını nasıl etkileyeceğini yakından izliyor.
Yorum 0