Bitcoin(BTC)’in ‘yarılanma sonrası düzeltme’ sürecini tamamlayıp *makro dip* oluşturduğuna dair analizler güçleniyor. Gelen yorumlara göre geleneksel finans tarafındaki kurumsal para, spot ETF’ler üzerinden piyasaya akmaya devam ederken, 60.000–70.000 dolar bandı bir ‘dağıtım tepesi’nden çok ‘yeniden birikim tabanı’ olarak çalışıyor.
Yaklaşık 100 milyar dolar büyüklüğünde varlık yöneten VanEck’in 최고경el리κ야란 얀 반 에크(Jan van Eck), bu hafta CNBC’ye verdiği röportajda Bitcoin(BTC) için “makro ölçekte bir dip, yani ‘macro bottom’ oluşuyor” ifadesini kullandı. Yarılanma sonrası dalgalanmanın bir ‘döngü çöküşü’ değil, 2022’deki ayı piyasası ve 2023’teki yatay seyrin ardından zaten *reset* edilmiş 4 yıllık döngünün uzantısı olduğu görüşünü paylaştı.
Kaynağa göre, piyasa Bitcoin(BTC)’in 73.000 dolar seviyesini aşamamasını ‘yükselişin başarısızlığı’ gibi okusa da, VanEck cephesinde 60.000 dolar çizgisinin tekrar tekrar test edilip korunması, yeni döngüde ‘dip teyidi’ olarak görülüyor. Son iki yılın yapısına bakıldığında 2022’deki sert düşüş ve 2023 boyunca süren uzun soluklu düzeltmenin, klasik bir ‘panik satış–istikrara geçiş’ şablonunu tamamladığı savunuluyor.
Jan van Eck’e göre Bitcoin(BTC), teknoloji hisseleriyle korelasyon taşıyan bir risk varlığı kimliğini tamamen terk etmese de, giderek altına benzer bir ‘değer saklama’ aracı haline geliyor. Özellikle spot ETF’ler sayesinde geleneksel finansın ‘altyapısı’ üzerinden emilen talep arttıkça, sert dalgalanmalarda bile uzun vadeli alıcılar piyasadan kolay kolay çekilmiyor. *Yorum* Bu bakış açısı, her geri çekilmenin kalıcı trend dönüşümü olmadığı, aksine güçlü eller için birikim fırsatı sunduğu argümanını güçlendiriyor. yorum
On-chain veriler de bu tabloyu destekler nitelikte. CryptoQuant verilerine göre uzun vadeli yatırımcıların elindeki Bitcoin(BTC) miktarı, 60.000 dolar civarında görece stabil kalıyor. Bu durum, kısa vadeli ‘turist’ sermaye çıksa bile kurumlar, varlık yönetim şirketleri ve aile ofislerinin aceleci satışa gitmediği şeklinde yorumlanıyor. Ayrıca piyasa korku seviyesi, geçmişte yalnızca birkaç kez görülen yüksek uçlara yaklaşmış durumda ve o örneklerde bu tür aşırı korku, çoğu zaman döngü dönüşü için ‘ters gösterge’ işlevi görmüştü.
Bu çerçeveden bakıldığında, 60.000 dolar altına yaşanacak dönemsel sarkmalar VanEck’e göre bir ‘trend değişimi’nden çok, volatilitenin arttığı dönemlerde görülen kısa süreli ‘sapmalar’ olabilir.
Bitcoin(BTC) tarafında uzun süredir konuşulan 4 yıllık yarılanma döngüsü ise tamamen *geçersiz* olmaktan ziyade, ‘yeniden şekilleniyor’ olarak tanımlanıyor. 2024’te yarılanma Nisan’da gerçekleşmesine rağmen, tüm zamanların zirvesi bu tarihten önce gelmişti ve bu durum klasik modele bir çatlak olarak işaret edildi. Ancak VanEck analistlerine göre temel fark, oyuna yeni giren değişken: spot Bitcoin ETF’leri.
Piyasada bu ETF etkisi ‘sürekli talep şoku’ şeklinde tanımlanıyor. Eskiden fiyat dinamiklerinde madencilerin kapitülasyonu (kârlılık düştüğünde eldeki coinleri satma) ve borsalardaki arzın azalması ön plandayken, şimdi ETF’lerin günlük net giriş–çıkışları, madencilerin günlük üretimini rahatça aşarak dengeleri sarsıyor. Başka bir deyişle, ‘klasik yarılanma mekanizması’ ile ‘Wall Street likiditesi’ aynı sahnede bilek güreşi yapıyor.
VanEck’in son raporlarında da benzer tespitler var. Yarılanma sonrası madenci gelirleri düşerken, 2024 sonu itibarıyla hash rate’te yaklaşık %4 gerileme öngörülüyor ve bu da madenci baskısına işaret ediyor. Buna rağmen fiyat, önceki döngülerdeki gibi sert çöküşler sergilemedi. Eğer 4 yıllık döngü tamamen mekanik işleseydi, söz konusu baskının Bitcoin(BTC)’i 40.000 dolar bandına kadar itmesi beklenebilirdi. VanEck analistleri, spot ETF alımlarının bu sürede adeta bir ‘taban’ işlevi gördüğünü düşünüyor.
Ancak bu, döngünün bittiği değil, muhtemelen ‘uzadığı’ anlamına geliyor. Geleneksel arz şoklarının borsa bakiyelerine tam olarak yansımasına kadar geçecek dönemde, döngü paterni ile yeni para girişlerinin birbirini kesmesi sonucu volatilitenin yüksek kalabileceği değerlendiriliyor.
Bugünkü tabloda piyasa iki zıt gerçeği aynı anda yaşıyor. Bir yanda yarılanma sonrası daralan marjlar sebebiyle bazı madenciler, elektrik ve operasyon giderlerini karşılamak için rezerv satışına gidiyor. Klasik olarak bu tür ‘madenci kapitülasyonu’ birkaç ay boyunca fiyat üzerinde baskı kurarak kısa vadeli ayı söylemlerini güçlendiriyor.
Diğer yanda ise spot Bitcoin ETF’lerinin para akışı farklı bir resim sunuyor. BlackRock’ın iShares Bitcoin Trust’ı(IBIT) ve Fidelity’nin FBTC’si gibi ürünler, fiyat düzeltmesi dönemlerinde bile sıklıkla net giriş kaydetti. Bireysel yatırımcı panikle satış yaparken, ETF kanadında ölçekli alımlar yoluyla bir ‘emilim’ gerçekleşiyor. Son dönemde kripto ETF segmentine yaklaşık 1 milyar dolar civarında yeni para girişi olduğuna dair veriler, kurumların mevcut seviyeleri ‘risk’ten çok ‘indirim’ olarak okuyor olabileceğini gösteriyor.
Buradaki asıl belirleyici, emilim hızı olacak. ETF alımları, madencilerin satışını düzenli biçimde karşılamaya devam ederse, zamanla arz şoku tam olarak fiyatlandığında yeni bir değerleme dalgası görülebilir. Tersi senaryoda, kurumsal girişler yavaşlarken madenci satışları uzarsa, piyasanın şu ana kadar ‘taban’ olarak gördüğü 60.000 dolar bandı da ciddi bir sınav verebilir.
VanEck’in Bitcoin(BTC) için ortaya koyduğu ‘makro dip’ tezi, yarılanma sonrası düzeltmeyi tek boyutlu bir ayı sinyali olarak okumak yerine, spot ETF’lerle değişen arz–talep denklemine odaklanmayı öneriyor. Bu perspektife göre 2025’e doğru ilerlerken, Bitcoin(BTC) piyasasında şekillenen yeni ‘işlem ortamı’nda 60.000–70.000 dolar bandı, giderek daha fazla ‘yeniden birikim bölgesi’ olarak tartışılacak gibi görünüyor.
Yorum 0