Amerikalı senatörler, kripto para borsası Binance’in İran’la bağlantılı işlemleriyle ilgili olarak ABD Adalet Bakanlığı’nın(DOJ) resmi bir soruşturma başlattığını doğruladı. Milyarlarca dolara ulaşan ‘şüpheli’ transferlerin, ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarını dolanmak için kullanılmış olabileceği iddia ediliyor. Bu durum, Binance üzerindeki ‘düzenleyici risk’ endişelerini yeniden gündeme taşıdı.
ABD Adalet Bakanlığı’nın Binance hakkında başlattığı soruşturma, son günlerde Washington’da en çok konuşulan başlıklardan biri haline geldi. Demokrat Parti’li senatörler Chris Van Hollen(Chris Van Hollen), Elizabeth Warren(Elizabeth Warren) ve Ruben Gallego(Ruben Gallego), yaptıkları ortak açıklamada, DOJ’un Binance’in ‘yaptırım yasalarını ihlal edip etmediğini’ incelediğini duyurdu. Üç isim de ABD Senatosu Bankacılık, Konut ve Kentsel İşler Komitesi üyesi konumunda.
Senatörler, Binance’in İran ve ‘terör bağlantılı’ oluşumlarla ilişkili olduğu iddia edilen işlemler aracılığıyla ‘milyarlarca dolarlık’ para transferine imkan tanıyıp tanımadığının soruşturulduğunu belirtti. Daha önce de ABD makamlarına gönderdikleri bir mektupla, Binance’in ‘yaptırım kurallarına uyum’ konusunun mercek altına alınmasını resmi olarak talep etmişlerdi.
Yapılan ortak açıklamada, iddiaların doğru çıkması halinde bu işlemlerin ‘İranlı aktörler ve onların vekilleriyle bağlantılı finansal akışları mümkün kılmış olabileceği’ ifade edildi ve konuya ilişkin ‘ciddi endişe’ dile getirildi. ‘İran yaptırımları’, ‘ABD Adalet Bakanlığı soruşturması’ ve ‘Binance’in uyum politikaları’ böylece yeniden tartışmanın merkezine yerleşti.
Demokrat senatörler, Binance’in geçmişte de ‘yasal uyumdan çok kâra öncelik vermekle’ eleştirildiğini hatırlatıyor. Onlara göre, son ortaya atılan iddialar da borsanın, ‘yaptırım uygulamalarını zayıflatacak’ şekilde çalışmış olabileceğine işaret ediyor. Bu kapsamda, ABD Adalet Bakanlığı’nın yürüttüğü sürecin ‘eksiksiz ve şeffaf’ ilerlemesi için Kongre seviyesinde denetimi sürdüreceklerini vurguluyorlar. Eğer bir ‘yaptırım ihlali’ tespit edilirse, sorumluların net bir biçimde ortaya çıkarılması ve hesap vermesi gerektiği görüşündeler.
Soruşturmaya ilişkin ilk haberler, ayın başında Wall Street Journal(WSJ) tarafından gündeme taşınmıştı. WSJ, ABD Adalet Bakanlığı’nın, ‘İran’ın Binance üzerinden ABD’nin İran yaptırımlarını aşıp aşmadığını’ araştırdığını yazmıştı. Bu haber, hem Washington’da hem de kripto piyasalarında geniş yankı bulmuştu.
Binance cephesi ise iddialara sert tepki gösterdi. Şirket, Senato’da da atıf yapılan bazı medya haberlerinin ‘yanlış ve temelsiz iftiralar’ içerdiğini savunuyor. Aktarılan bilgilere göre Binance, Şubat ayı sonunda WSJ’ye karşı ‘iftira/nâme-i heysan’ niteliğinde bir dava da açmış durumda. Borsa, bu adımla hem ‘itibarını korumayı’ hem de ‘yanlış bilgilendirmeye karşı durmayı’ hedeflediğini belirtiyor.
Binance ayrıca, New York Güney Bölge Mahkemesi ile Alabama Kuzey Bölge Mahkemesi’nin, kurucu Changpeng Zhao(CZ) aleyhine açılan büyük çaplı ‘terör bağlantılı’ bazı toplu davaları reddettiğini özellikle vurguluyor. Şirket, bu kararları, kendisine yöneltilen ağır suçlamaların bir kısmının ‘hukuki zeminden yoksun’ olduğuna kanıt olarak sunuyor.
Buna karşılık Binance, ABD’nin yaptırım kurallarının uygulanması konusunda ‘ödünsüz iş birliği’ yapacağını da dile getiriyor. Şirket, hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi kanatla birlikte çalışmaya ve ‘yaptırım uyumu ile kripto düzenlemeleri’ konusunda politika tartışmalarına katkı vermeye istekli olduğunu aktarıyor.
ABD Adalet Bakanlığı’nın yürüteceği soruşturmanın seyri, Binance’in karşı karşıya olduğu ‘düzenleyici risk’ profilini doğrudan etkileyebilir. Olası yeni yaptırımlar, para cezaları ya da ek uyum yükümlülükleri, hem Binance’in küresel faaliyetlerini hem de genel kripto piyasası likiditesini etkileyebileceği için yatırımcıların gözü DOJ’un atacağı adımlarda olacak. ‘Binance soruşturması’, ‘İran yaptırımları’ ve ‘ABD’nin kripto regülasyon yaklaşımı’ önümüzdeki dönemde piyasalar açısından yakından takip edilecek üç temel başlık olarak öne çıkıyor.
Yorum 0