구gel’in ‘*kuantum bilgisayar tehdidi*’ söylemi piyasayı sarsarken, bir girişim tam tersini deniyor: Kuantum teknolojisi, blokzinciri yıkmak yerine ‘güçlendirebilir’ mi sorusuna yanıt arayan deneyler başladı.
Kuantum teknolojisi ve blokzincir ilişkisine dair bu yeni yaklaşım, *Bitcoin(BTC)* başta olmak üzere kripto para ekosisteminde kuantum riskine yönelik tartışmaları farklı bir yöne çevirme potansiyeli taşıyor.
Postquant Labs, çarşamba günü kuantum ve klasik bilişimi birleştiren blokzincir testnet’i ‘Quip.Network’ü tanıttı. Bu ağda kuantum işlemci(QPU), CPU ve GPU birlikte çalışıyor ve farklı hesaplama türlerinin sorun çözme performansı doğrudan karşılaştırılıyor. ‘Hibrit mimari’ olarak tanımlanan bu yapı, *kuantum bilgisayar* kavramını ilk kez blokzincir üzerinde pratik bir test ortamına taşıyor.
Bu gelişmenin hemen öncesinde, haftanın başında yayımlanan bir Google makalesi, *Bitcoin(BTC)* şifreleme yapısını kırmak için gereken fiziksel kübit sayısının önceki tahminlere göre ciddi şekilde azalabileceğini öne sürerek piyasada büyük endişe yaratmıştı. Haber sonrası kuantum bilgisayarlar, blokzincir ve kripto para güvenliği açısından hızla bir ‘*tehdit*’ başlığı altında tartışılmaya başladı.
Postquant Labs ise tam bu noktada farklı bir yola gitti. Şirket, kuantum bilgisayarların blokzincir ağlarının işlem hızı, enerji verimliliği ve optimizasyon kabiliyetlerini ‘*geliştirip geliştiremeyeceğini*’ test etmek istiyor. yorum Bu yaklaşım, “kuantum blokzinciri öldürür mü?” yerine “kuantum blokzinciri nasıl hızlandırır?” sorusuna odaklanıyor. yorum
Testnete şimdiden MIT ve Stanford gibi kurumlardan araştırmacıların da aralarında bulunduğu 13 bin kişi başvuru yaptı. Bu katılımcılardan 6 ekip, sisteme gerçek hesaplama görevleri göndererek denemelere başladı. Böylece hem akademi hem de teknoloji tarafında *kuantum blokzincir* fikrine yönelik ilgi gözle görülür hale geldi.
Altyapı, Kanada merkezli kuantum bilişim şirketi D-Wave Quantum Inc danışmanlığında kuruldu. D-Wave’in teknoloji geliştirmeden sorumlu ismi Trevor Lanting, QPU, CPU ve GPU’nun aynı ağda yarışır gibi çalışmasının, her hesaplama türünün hız ve verimlilik anlamında doğrudan karşılaştırılabildiği bir ortam sunduğunu belirtiyor. Lanting’e göre bu yapı, *kuantum yaklaşımının enerji tüketimi ve güvenlik* tarafında gerçekten anlamlı bir avantaj sağlayıp sağlamadığını ölçmek için önemli.
Katılımcılar, kuantum donanımı ya da GPU ve CPU kullanarak karmaşık matematiksel problemleri çözüyor ve karşılığında ‘QUIP’ token kazanıyor. Bu token, ağ içindeki hesaplama kaynaklarıyla takas edilen bir *yersel (utility) token* olarak tasarlanmış durumda. Böylece hem kuantum hem klasik hesaplama gücü, aynı ekonomik model içinde fiyatlanıyor.
Postquant Labs, şirket içi testlerde D-Wave’in ‘Advantage2’ sisteminin, 80 adet H100 GPU ve 480 CPU çekirdeğinden oluşan bir klasik kümeden daha iyi çözüm kalitesi, daha yüksek hız ve daha düşük enerji tüketimi gösterdiğini iddia ediyor. Ancak bu sonuçlar henüz bağımsız araştırmacılar tarafından doğrulanmadı, hakemli bir akademik yayına da konu olmuş değil. yorum Şu an için bu veriler, dış denetimden geçmemiş ‘erken dönem performans iddiası’ niteliğinde. yorum
Burada kullanılan D-Wave donanımı, Google’ın gündeme getirdiği *genel amaçlı kapı-tabanlı kuantum bilgisayarlar*dan farklı olarak ‘*kuantum tavlama (annealing)*’ metoduna dayanıyor. Yani belirli türde optimizasyon problemlerine odaklanmış durumda. Bu sistemler, *Shor algoritması* çalıştırıp klasik kriptografiyi kıracak türden makineler değil; daha çok lojistik, rota planlama ve kaynak dağıtımı gibi konularda avantaj sağlamayı hedefliyor. Dolayısıyla D-Wave altyapısı, bugün itibarıyla *Bitcoin(BTC)* veya diğer büyük kripto paraların kullandığı şifreleme şemaları için doğrudan bir tehdit oluşturmuyor.
Buna rağmen asıl belirleyici unsur, kuantum donanımın gerçek dünyadaki problemler için klasik sistemlere göre *net bir üstünlük* gösterip gösteremeyeceği olacak. Postquant Labs, ağın asıl sürümü olan mainnet’in ancak testnet sonuçları tatmin edici olursa devreye alınacağını vurguluyor. Şirket, çözüm kalitesi, gerçek iş yüklerindeki performans ve ağ içi arz-talep dengesinin sağlanmasını temel kriterler olarak öne çıkarıyor.
Eğer kuantum bilgisayarlar blokzincir ağlarında daha hızlı ve daha verimli hesaplama imkânı sunarsa, *dağıtık defter teknolojisi* bugünkü kripto para transferlerinin ötesine geçebilir. Tedarik zinciri, üretim planlama, enerji şebekesi yönetimi gibi alanlarda, zincir üstü optimizasyon süreçleri için yeni kullanım senaryoları doğabilir. Bu da *kuantum ve blokzincir* kesişim alanını, spekülatif bir başlık olmaktan çıkarıp doğrudan reel sektöre dokunan bir teknoloji katmanına dönüştürebilir.
Yine de mevcut aşamada, ortada güçlü bir ‘*vaat*’ ile aynı oranda güçlü bir ‘*doğrulama ihtiyacı*’ bulunuyor. Kuantum bilgisayarların kripto ekosistemi için ‘tehdit mi yoksa fırsat mı’ olduğuna dair tartışmanın netleşmesi, Quip.Network gibi projelerin ortaya koyacağı somut, bağımsız olarak ölçülebilir sonuçlara bağlı olacak.
Yorum 0