ABD Senatosu’nun ‘Dijital Varlık Netleştirme Yasası(Clarity Act)’ için geri sayım sürerken, yasa tasarısı etrafındaki siyasi ve düzenleyici tartışma giderek sertleşiyor. Tasarı, kripto para piyasası için net bir düzenleyici çerçeve oluşturmayı hedeflediği için önemli görülüyor. Ancak ‘kara para aklama’ ve ‘yasadışı finansman’ konularındaki çekişmeler, sürecin önündeki en büyük engel olmaya devam ediyor.
5’inde (yerel saatle), Amerika Blockchain Birliği çevrim içi bir etkinlik düzenleyerek ilgili senatörlerle birlikte tasarıya destek çağrısında bulundu. Odak noktası, yasa tasarısına ‘hukuk uygulayıcı kurumların’ desteğini almak oldu. Senato’nun yaz tatiline girmeden önce yaklaşık 8 haftalık bir çalışma takvimi kaldığı için, tasarının bu dönemi kaçırması halinde sürecin ciddi biçimde gecikmesinden endişe ediliyor.
Senatör Cynthia Lummis(Cynthia Lummis), Clarity Act’i “bugüne kadar kamuoyuna açıklanan dijital varlık düzenlemeleri arasında en ayrıntılı ve ‘iki partili’ çerçeve” olarak nitelendirdi. Lummis, mevcut yapıda kripto para borsalarının ‘Banka Sırları Yasası(BSA)’, kara para aklamayı önleme(AML) ve yaptırım kuralları açısından diğer geleneksel finans kurumlarına kıyasla görece ‘daha gevşek’ standartlara tabi olduğunu savunuyor. Ona göre, tasarının yasalaşması halinde kripto şirketleri için ‘daha net ama aynı zamanda daha sıkı’ bir denetim mekanizması devreye girecek.
Buna rağmen Demokrat Parti içindeki bazı senatörler, tasarıda ‘yasadışı finansmanla mücadele’ hükümlerinin yeterince güçlü olmadığını ileri sürerek desteğini şimdilik askıya almış durumda. Ulusal Şerifler Birliği gibi bazı kolluk kuvveti örgütleri de benzer kaygılar dile getiriyor.
Çekişme, yasa tasarısını destekleyen blok ile eleştiren çevreler arasında açık bir cepheleşmeye dönüşmüş durumda. Blockchain Birliği, bu hafta eski kolluk görevlilerinden oluşan 160 kişilik bir imza kampanyasını yayımlayarak tasarı lehine ‘kamuoyu baskısı’ oluşturmaya çalıştı. Ancak sivil toplum kuruluşu ‘Revolving Door Project’, bu isimlerin önemli bir kısmının halihazırda kripto şirketleriyle bağlantılı olduğunu öne sürerek, bunun “Senato’yu yanıltmaya dönük bir girişim” olduğunu savundu.
Kuruluşun direktörü Jeff Hauser(Jeff Hauser), “Kripto para sektörü, Senato’yu tamamen etkisi altına aldığını düşünüyor” diyerek, sürecin işleyişini başlı başına sorunlu bulduğunu belirtti.
Diğer yandan Beyaz Saray’ın kripto para politikası danışmanı Patrick Witt(Patrick Witt), Clarity Act’in “uzun süredir belirsizlik içinde kalan piyasa katılımcılarına ‘gerçek ve uygulanabilir’ bir düzenleyici çerçeve sunacağını” söyleyerek tasarının gerekliliğini vurguladı. Witt, özellikle kolluk birimlerine hitaben bu yasanın “şimdiye kadar eksik kalan temel halka” olduğunu ifade etti.
Tasarının en tartışmalı başlıklarından biri de ‘geliştiricilerin hukuki sorumluluğu’. Lummis, “Sırf kod yazan herkes değil, yalnızca kara para aklamaya kasıtlı olarak yardım etmek amacıyla kod üreten kişiler cezai sorumluluk altına giriyor” diyerek, geliştiricilere yönelik yaptırım sınırlarının ‘bilinçli niyet’e göre çizildiğini anlattı.
‘Clarity Act’, kripto para ve dijital varlık düzenlemelerinin gelecek rotasını belirleyecek bir ‘eşik nokta’ olarak görülüyor. Ancak siyasi çıkar çatışmaları, farklı ‘düzenleme felsefeleri’ ve zaman baskısı altında, yasa tasarısı için kısa vadede geniş tabanlı bir uzlaşma sağlanıp sağlanamayacağı hâlâ belirsizliğini koruyor. ‘yorum: Bu metin CoinDesk Korea haberinden, 5’inde (yerel saatle) yayımlanan bilgilere dayanarak özetlenmiştir.’
Yorum 0