비트coin(BTC) kritik destek seviyesinde dalgalanırken piyasaya ‘BTC zayıflıyor’ algısı hâkim. Buna rağmen bazı analistlere göre son dönemde artan ‘Bitcoin öldü’ tarzı manşetler, aslında *altcoin* tarafında bir ‘fırsat sinyali’ olabilir. Yorum: Korku büyüdükçe, görece güçlü projelere doğru sermaye rotasyonu hızlanabilir.
Bazı uzmanlar, *Bitcoin zayıflığı*nın tek başına bir ‘piyasa çöküşü’ anlamına gelmediğini, aksine seçili altcoin projeleri için ‘sessiz güç biriktirme’ dönemi olabileceğini düşünüyor. Piyasa dalgalanması azaldığında ve duyarlılık toparlandığında, bu projelerin daha yüksek oranda *sermaye girişi* çekebileceği öne sürülüyor.
Kaynaklara göre, SpaceX’in olası halka arz(IPO) süreci de dolaylı biçimde kripto piyasasına destek verebilecek bir unsur olarak görülüyor. SpaceX, doğrudan bir kripto proje ile bağlantılı değil. Ancak olası bir *SpaceX IPO’su*, risk iştahını artırarak hisse senetlerinden başlamak üzere tüm *riskli varlıklar*a taze para çekebilir. Yorum: Böyle bir likidite dalgasının, bir süre sonra blokzincir ve kripto piyasalarına da yansıma ihtimali masada tutuluyor.
Bu bağlamda öne çıkan ilk projelerden biri *Hyperliquid* oldu. Tamamen ‘Hyperliquid’ adıyla anılan, türev ürünlere odaklı bir *merkeziyetsiz borsa* olarak öne çıkıyor. Piyasa verilerine göre, Hyperliquid üzerinde tutulan toplam *açık pozisyon* hacmi son haftalarda sık sık rekor tazeledi. Gerçek dünya varlıklarına(RWA) bağlı ürünlerdeki *açık pozisyon* miktarı da 30 milyar dolar eşiğini aşmış durumda. Bunun yanında Coinbase(COIN) borsasının, Hyperliquid’in *USDC kasası cüzdanı* için resmi dağıtıcı rolünü üstlenmesi de önemli bir ‘güven oyu’ olarak değerlendiriliyor.
Analistlerin yakın takibindeki bir diğer proje ise BitTensor(TAO). BitTensor, kripto piyasalarında en güçlü *merkeziyetsiz yapay zeka(AI)* projelerinden biri olarak öne çıkarılıyor. OpenAI gibi geleneksel, merkezileşmiş AI şirketlerinden farklı olarak BitTensor ağında herkes, sahip olduğu *hesaplama gücü* ve katkı oranına göre ağa katılabiliyor ve pay sahibi olabiliyor. Bu model sayesinde, çeşitli *yapay zeka uygulamaları* hâlihazırda BitTensor ekosistemi üzerinde inşa ediliyor ve ağ etkisi giderek büyüyor.
Ethereum(ETH) tarafında da hem *regülasyon* hem de *arz dinamikleri* nedeniyle dikkat çeken bir tablo oluşmuş durumda. Aynı yılın son günlerinde, 200’den fazla kripto şirketi ‘CLARITY Act’ olarak bilinen düzenleme paketinin hızla yasalaşması çağrısında bulundu. Yorum: Bu girişim, özellikle Ethereum’un ABD’deki hukuki statüsü ve kurumsal benimsemesi açısından ‘belirsizlik bulutunu’ dağıtabilecek bir adım olarak görülüyor.
Zincir üstü veriler ise başka bir eğilime işaret ediyor. Ethereum staking oranı, toplam ETH arzının *%32,3* seviyesine çıkarak tüm zamanların en yüksek düzeyine ulaştı. Bu durum, ‘kilitlenen’ yani aktif dolaşımdan çıkan ETH miktarının artması anlamına geliyor. Yorum: Arz tarafındaki bu sıkılaşma, talep cephesinde ufak bir iyileşme olduğunda bile fiyat üzerinde orantısız etki yapabilecek bir yapı oluşturuyor.
Arz-maliyet dağılımına bakıldığında, toplam ETH arzının yalnızca yaklaşık *%11’lik* bölümünün, şu an ‘3x ve üzeri kâr’ bölgesinde olduğu tahmin ediliyor. Bu oran, 2017’den bu yana görülen en düşük seviyelerden biri. Tarihsel örnekler, bu denli düşük ‘yüksek kâr bölgesi’ oranlarının çoğu zaman büyük yön değişimlerinin hemen *öncesinde* görüldüğünü gösteriyor. Yorum: Yüksek kârda olan yatırımcı sayısının sınırlı olması, sert toplu kâr realizasyonları riskini azaltırken, olası bir trend dönüşünde ‘yeni girişler’ için alan yaratabiliyor.
Sonuç olarak, *Bitcoin zayıflığı*nın tek başına kripto piyasası için ‘oyun bitti’ anlamına gelmediği görüşü güçleniyor. Aksine, Hyperliquid, BitTensor(TAO) ve Ethereum(ETH) gibi ‘hikayesi güçlü’ projelere doğru *odak kayması* ve sermaye akışı ihtimali giderek daha fazla dile getiriliyor. Yorum: Piyasanın en karamsar başlıkları attığı dönemler, uzun vadede bakıldığında kimi zaman yeni döngülerin sessiz başlangıç aşaması olarak kayıtlara geçebiliyor.
Yorum 0