1 Nisan’da Binance, bazı kripto varlıkların kaldıraç oranlarını sürpriz şekilde düşürerek piyasada ciddi bir belirsizlik yarattı. Bu değişikliğin bir ‘1 Nisan şakası’ olarak algılanabileceği düşünülse de, yaşanan ani müdahale birçok yatırımcıyı zarara uğrattı. Özellikle yapay zekâ tabanlı proje Act The Ai Prophecy(ACT), aynı gün içinde %63 oranında değer kaybederek dikkat çekti. Bu çöküş, önde gelen ‘meme token’lar ve yeni listelenmiş projelerle birlikte piyasa genelinde bir domino etkisi doğurdu.
Olayın merkezinde kaldıraç oranlarının ani şekilde azaltılması yer alıyor. Binance, ACT dahil olmak üzere çeşitli projelerde maksimum kaldıraç seviyelerini düşürürken, bu kararın önceden bildirilmemesi piyasalarda panik satışına yol açtı. Özellikle kurumsal yatırımcı Wintermute, oluşan riskli pozisyonları kapatmak için satış yapmak zorunda kaldı. Binance cephesinden herhangi bir resmi açıklama yapılmaması, yatırımcı tepkilerini daha da artırdı.
Sosyal medyada ise #BoycottBinance etiketiyle tepkiler büyüyor. Bireysel yatırımcılar, Binance’in *piyasa manipülasyonu* yaptığını savunarak alım-satım platformuna karşı bir çeşit boykot hareketi başlattı. Binance’in kurucu ortağı Yi He, kişisel hesabından yaptığı paylaşımda olayın arkasında *dış güçlerin* olabileceğini ima etti. Ancak olaya ilişkin net bir açıklama hâlâ yapılmış değil.
Wintermute CEO’su Yevgeniy Gayevoy(Evgeny Gaevoy) ise, söz konusu altcoin satışlarının algoritmik işlem stratejisinin parçası olduğunu ve bunun yalnızca *arbitraj işlemi* sürecinden kaynaklandığını söyledi. Ancak yatırımcı güveni bu açıklamalarla telafi edilemedi. Özellikle çöküşten en çok zarar görenlerin Binance’in yakın zamanda listelediği ‘meme token’lar olması, yeni listeleme stratejilerine dair ciddi eleştirileri gündeme taşıdı.
Bazı uzmanlar ise Binance’in işlem hacmini büyütmek odaklı yapısının, projelerin *gerçek kullanım alanları* yerine *yüksek volatilite*yi ödüllendirdiğini ve bunun da spekülatif balonlara yol açtığını savunuyor. Ayrıca olayın etkilerinin merkezi borsaların ötesine geçerek DeFi alanına da bulaşabileceği ve zincirleme tasfiyelere neden olabileceği yönünde tahminler artıyor.
Uzmanlar, bu gelişmelerin merkezi borsalara olan güveni zedelediğini ve süreci yalnızca geçici bir volatilite yükselişi değil, bir *CEX güvensizlik krizi* olarak değerlendiriyor. Kullanıcılar yeniden şeffaflık ve merkeziyetsizlik ihtiyacına odaklanırken, bu durum uzun vadede DeFi platformlara olan ilgiyi daha da artırabilir.
Binance ise hâlihazırda bir iç rapor hazırlığında olduğunu ve önümüzdeki günlerde toplulukla daha fazla iletişime geçileceğini duyurdu. Ancak birçok piyasa katılımcısı şirketin bu süreçteki karar alma yöntemlerinden dolayı hayal kırıklığı yaşadığını belirtiyor ve güvenin tekrar kazanılmasının zaman alacağını düşünüyor.
Yorum 0