ABD'nin büyük teknoloji şirketlerinde hisse fiyatları ile kredi temerrüt takası (CDS) primleri farklı sinyaller veriyor. Borsa, yapay zeka (AI) yatırımlarındaki artışı büyüme fırsatı olarak fiyatlarken, kredi piyasası aynı yatırımı borç yükü olarak yeniden hesaplıyor.
Reuters, LSEG verilerine dayanarak Amazon(AMZN), Alphabet, Meta ve Oracle(ORCL)'ın bu yıl 7 Temmuz'a kadar toplam 194 milyar dolarlık tahvil ihraç ettiğini bildirdi. Bu rakam geçen yılın tamamındaki 108 milyar dolarlık ihracın yüzde 79 üzerinde.
Ayrışmanın kaynağı, hisse fiyatı ile CDS priminin farklı zaman dilimlerine bakması. Hisse fiyatı satış büyümesi, pazar payı ve AI talebi gibi beklentileri hızla fiyatlarken, CDS primi şirketin borcunu ödeyememe riskine karşı sigorta maliyetini gösteriyor.
CDS spreadinin yükselmesi temerrüdün yakın olduğu anlamına gelmiyor. Ancak aynı şirketin borcunu güvence altına almanın maliyeti arttığı için, kredi piyasasının o şirketin mali yükünü daha 'pahalı' fiyatladığının bir işareti olarak okunuyor.
Kredi piyasasındaki temkinli tutum, tahvil ihraç koşullarında da kendini gösterdi. Bloomberg, Amazon'un 25 milyar dolarlık şirket tahvili ihracında talebin bir ara 62 milyar dolara kadar yükseldiğini, ancak nihai kitabın 41 milyar dolara indiğini aktardı.
Nihai talep, ihraç tutarının 1,6 katına denk geldi. Bu yıl ABD yatırım yapılabilir seviyedeki şirket tahvillerinde ortalama talebin yaklaşık 4 kat olduğu düşünüldüğünde, büyük teknoloji şirketlerinin tahvillerinde bile piyasanın AI yatırımlarından kaynaklanan borçlanma yükünü daha temkinli değerlendirdiği yorumu yapılabilir.
Amazon örneği, AI altyapı yatırım yarışının borsa dışında nasıl okunduğunu gösteriyor. Bloomberg, Amazon'un bu yıl sermaye harcamalarına yaklaşık 200 milyar dolar ayırmasının beklendiğini aktardı.
Bu fonun veri merkezi ve AI altyapısı genişletmesinde kullanılacağı belirtiliyor. Hisse yatırımcıları önce büyüme hikayesine bakarken, tahvil yatırımcıları nakit akışı ve vade sonunda geri ödeme kapasitesini daha doğrudan sorguluyor.
Bu ayrışmanın ilk belirginleştiği şirket Oracle oldu. Daha önce aktardığımız Oracle'ın 5 yıl vadeli CDS spreadindeki yükseliş haberinde, Oracle'ın CDS'i Temmuz sonunda 219 baz puana kadar çıkarak en az 6 yılın zirvesini gördü.
Oracle'ın 2026 mali yılı operasyonel nakit akışı 32 milyar dolar oldu, ancak serbest nakit akışı eksi 23,7 milyar dolar olarak gerçekleşti. Şirket operasyonlardan nakit üretse de, veri merkezi gibi yatırım harcamaları hesaba katıldığında nakit çıkışının daha büyük olduğu anlamına geliyor.
AI veri merkezi yatırımları genellikle yarı iletken, enerji, bulut ve sunucu ekipmanı üreten şirketlerin satış beklentileriyle bağlantılı. Aynı zamanda bu yatırımlar borçla finanse edildikçe, faiz oranları, şirket tahvili spreadleri ve CDS primleri ilgili şirketlerin maliyet yapısını yeniden değerlendiriyor.
Bu sinyal, yalnızca ABD tahvil piyasasıyla sınırlı bir konu değil. ABD'li teknoloji devlerinin AI yatırım hacmi, Güney Kore'deki yarı iletken ve enerji altyapısı şirketlerinin kâr beklentileriyle de bağlantılı; ancak borçlanma maliyeti yükseldikçe yatırım hızı ve kârlılığa dair piyasa değerlendirmesi de değişebilir.
Daha önce ABD'li büyük teknoloji şirketlerinin AI yatırımları ve artan kredi riski başlıklı haberde, CDS'in büyük teknoloji şirketlerinin kredi riskini ölçmek için kullanılan bir gösterge haline geldiğini aktarmıştık. Bugünkü tartışmanın özü, borsa mı yoksa kredi piyasası mı haklı sorusu değil; aynı AI yatırımının iki piyasa tarafından farklı fiyatlandığı gerçeği.
Bu yüzden Amazon ve Oracle gibi büyük teknoloji şirketlerinin seyrini yalnızca satış büyümesiyle açıklamak zorlaşıyor. Tahvil ihraç büyüklüğü, ihraca gösterilen talep, CDS primi ve serbest nakit akışı, AI yatırım döngüsünün ne kadar sürdürülebilir olduğunu birlikte gösteren göstergeler haline geliyor.
Yorum 0