Önümüzdeki 18 ay boyunca Avrupa'nın önemli ülkelerinde art arda yapılacak seçimler, sağ popülizmin yayılıp yayılmayacağını finans piyasalarının siyasi risk gündemine taşıdı. Almanya'nın Saksonya-Anhalt eyaletinde 6 Eylül'de yapılacak seçim, bu sürecin ilk gözlem noktası olarak öne çıkıyor.
ZeroHedge, Nomura analizine dayandırdığı haberinde Almanya ve İsveç'teki seçimlerin bu yıl, Fransa, İtalya, İspanya, İsviçre ve Polonya'daki seçimlerin ise 2027'de gerçekleşeceğini aktardı. Nomura International'ın Avrupa'dan sorumlu kıdemli ekonomisti Andrzej Szczepaniak(Andrzej Szczepaniak), "Avrupa siyaseti daha fazla popülizme doğru kayıyor" dedi.
En yakın gözlem noktası Almanya. Anket derleme sitesi DAWUM'un 12'sinde paylaştığı Saksonya-Anhalt seçim anketi ortalamasına göre Almanya için Alternatif(AfD) yüzde 42,1, Hristiyan Demokrat Birlik(CDU) ise yüzde 22,9 destek aldı. Seçim tarihi 6 Eylül olarak belirlendi.
The Guardian'ın haberine göre, Almanya için Alternatif'in bu eyalette kazanması halinde savaş sonrası Alman siyasetinde bir tabu olan aşırı sağ bir partinin eyalet yönetimini ele geçirmesi ihtimali gerçeğe dönüşebilir. Alman siyasetinde aşırı sağ partilerle koalisyonu dışlayan 'yangın duvarı' uygulaması bu noktada kritik bir değişken olarak görülüyor.
Szczepaniak, finans piyasalarının geçmişin aksine sağ popülizmin yayılma ihtimali karşısında artık çok fazla sarsılmamasının arkasında mali disiplin algısının yattığını belirtti. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni(Giorgia Meloni)'nin, piyasaların sağ popülist bir hükümete bakışında referans noktası haline geldiğini değerlendirdi.
Ona göre Meloni, sosyal ve göç gündeminde tabanını elde tutarken maliye politikasında yatırımcılara 'sorumlu hükümet' sinyali verdi. Tüm sağ popülist partilerin aynı ekonomik çizgiyi izlemediği belirtilse de, piyasanın ilk tepkisinin geçmişe kıyasla daha az olumsuz hale geldiği yorumu öne çıkıyor.
Nomura analizinin daha temkinli yaklaştığı taraf ise sol popülizm. Szczepaniak, borçlanma veya vergi artışı yoluyla harcamaların genişletilmesinin zaten yavaşlamış bir ekonomiye ek yük getirebileceğine dikkat çekti.
Fransa'da Marine Le Pen(Marine Le Pen) liderliğindeki Ulusal Birlik ile Jean-Luc Mélenchon(Jean-Luc Mélenchon) liderliğindeki sol cephe arasındaki maliye politikası farkı, tahvil piyasası için bir risk unsuru olarak gündeme geldi. Nomura, sol cephenin harcama artışı ve borçlanmayla ilgili vaatlerinin Fransız devlet tahvili spread'lerinde genişleme baskısı yaratabileceğini değerlendirdi.
Fransa'nın mali yükü ayrı bir veriyle de doğrulanıyor. Avrupa Birliği Komisyonu, Mayıs'ta yayımladığı ekonomik görünüm raporunda Fransa'nın gayri safi yurt içi hasılaya (GSYH) oran olarak kamu borcunun 2025'te yüzde 115,6'dan 2027'de yüzde 120,2'ye çıkacağını öngördü.
Uluslararası Para Fonu(IMF) da Temmuz'da yayımladığı Fransa yıllık istişare raporunda 2027 yılı için Fransa'nın toplam kamu borcunu GSYH'nin yüzde 120,3'ü olarak paylaştı. Mali alanın daraldığı bu ortamda seçim sonrası hükümet kurulumunun istikrarsızlaşması, tahvil piyasasının politika güvenilirliği değerlendirmesini daha hassas hale getirebilir.
Sağ popülizmin yayılması tek bir seçim meselesiyle sınırlı değil. Pew Research Center, Mayıs'ta yayımladığı raporda Brexit sonrası 10 yılda Fransa'da Ulusal Birlik, Almanya'da Almanya için Alternatif, İtalya'da İtalya Kardeşleri ve İngiltere'de Reform UK gibi sağ popülist partilerin etkisinin arttığını belirtti.
Aynı rapor, önümüzdeki bir buçuk yıl içinde Fransa, Yunanistan, İtalya, Polonya, İspanya ve İsveç'teki seçimlerin Avrupa'da sağ popülizmin yönünü belirleyeceğini kaydetti. Göç, kültür ve egemenlik gündemini öne çıkaran partilerin parlamento koltuklarını ve yerel yönetim yetkilerini genişletip genişletmeyeceği, sürecin en kritik izleme noktası olarak görülüyor.
Finans piyasalarında siyasi risk genellikle önce tahvil faizlerine, para birimi değerine ve hisse senedi değerlemelerine yansır. Mali genişleme ihtimali arttıkça devlet tahvili faizleri ve spread'ler hareketleniyor, siyasi belirsizlik büyüdükçe euro ve riskli varlık iştahı da baskı altına girebiliyor.
Bu analizde Bitcoin(BTC) veya Ethereum(ETH) gibi kripto varlıkların fiyatına yönelik doğrudan bir öngörü yer almıyor. Avrupa'daki siyasi yeniden yapılanmanın kripto piyasalarına etkisinin ne olacağı, tahvil spread'leri, euro seyri ve düzenleme takviminin birlikte izlenmesiyle netleşecek. Bir sonraki randevu 6 Eylül'de, Almanya'nın Saksonya-Anhalt eyaletindeki seçim.
Yorum 0