Ethereum(ETH) tabanlı büyük DAO'ların çoğunda fiili oy gücünün az sayıda cüzdanda toplandığı ortaya çıktı. Güvenlik ve katılımı artırmak için tasarlanan kayıt, staking ve vekalet oyu gibi mekanizmaların, tasarımına bağlı olarak karar alma yetkisini daha dar bir gruba kaydırabildiği belirtiliyor.
CryptoSlate, 2026'da yayımlanan ve Ethereum üzerindeki 48 büyük DAO'yu inceleyen iki araştırmaya dayanarak bu analizi aktardı. Araştırmalar, söz konusu 48 DAO'nun yönetişim yapılarını ve geçmişteki saldırı örneklerini mercek altına aldı.
İlk çalışmaya göre 48 DAO'dan 36'sı oy kullanmak için bir tür kayıt süreci şart koşuyor. Bu 36 DAO'da ortalama kayıt oranı yaklaşık yüzde 21 olarak ölçüldü.
Kayıt dışı kalan tokenlerin büyük bölümü borsa veya DeFi protokolü cüzdanlarında tutuluyor. Bu durumda token dağılımı yüzeyde geniş görünse de, fiilen oy kullanabilecek yetki daha az sayıda cüzdanda yoğunlaşabiliyor.
Bazı DAO'larda aracı cüzdanlarda bulunan tokenlerin, fiili oy kullanma yetkisinin yoğunluğunu daha da artırabildiği belirtildi. Yani token dağılımı dağınık görünse bile, gerçek oy hakkı çok daha dar bir çevrede toplanabiliyor.
Vekalet oyu da iki yönlü bir tablo ortaya koydu. Vekalet, zaman ayıramayan token sahiplerinin oy hakkını daha aktif temsilcilere devretmesini sağlayan bir mekanizma; ancak oyların belirli temsilci cüzdanlarında toplanması doğrudan oylamadan daha yüksek bir yoğunlaşmaya yol açabiliyor.
Araştırmacılar, incelenen 48 DAO'nun 39'unda en büyük 10 cüzdanın oy gücünün yarısından fazlasını elinde tuttuğunu tespit etti. DAO'lar merkeziyetsizliği öne çıkarsa da, fiili kararların kayıt durumu, vekalet yapısı ve büyük cüzdanların hareketlerine göre şekillenebileceği vurgulanıyor.
Compound(COMP) örneği bu sorunu gözler önüne seren vakalardan biri olarak gösteriliyor. Compound'un 289 numaralı teklifi, 499 bin COMP'un getiri getiren bir ürüne aktarılmasını öngörüyordu; 2024'teki oylamanın son anında lehte oylar hızla arttı ve teklif kabul edildi, ancak sonraki mutabakatla fon aktarımı iptal edildi.
TokenPost daha önce de 499 bin COMP'luk oylamanın DAO'larda acil müdahale mekanizması tartışmasına yol açtığını aktarmıştı. O dönemki tartışmanın odağı, kabul edilen bir teklifin kodun otomatik olarak mı uygulanacağı, yoksa riskli sonuçları yürürlüğe girmeden durdurabilecek bir mekanizmanın mı bulunması gerektiğiydi.
Compound daha sonra, olağandışı bir yönetişim sonucunun yürürlüğe girmesinden önce müdahale edilebilmesini sağlayan bir veto mekanizması getirdi. Compound topluluk forumundaki teklif belgesine göre bu mekanizma, kabul edilmiş ama henüz yürürlüğe girmemiş teklifleri iptal edebiliyor.
Sorun şu ki bu tür acil fren mekanizmaları da yetki yoğunlaşmasını yeniden gündeme getirebiliyor. Çünkü otomatik uygulamayı geciktirme veya durdurma yetkisinin belirli bir tarafa verilmesi gerekiyor.
Kodun belirlediği süreç aynen işletilirse yönetişim saldırılarına karşı savunmasız kalınabiliyor. Buna karşılık insan müdahalesinin yetkisi genişletilirse DAO'nun merkeziyetsizliği zayıflayabiliyor.
Burada asıl mesele DAO tokenlerinin fiyatı değil, yetki yapısı. Bir tokene sahip olmak tek başına fiili oy kullanma hakkı anlamına gelmiyor; borsada tutma, staking ve vekalet yapılarına bağlı olarak karar alma yetkisi başka cüzdanlara kayabiliyor.
DAO'nun hazine fonlarını veya protokol değişikliklerini yönettiği durumlarda bu fark daha da büyük önem kazanıyor. TokenPost, DAO yönetişim tekliflerinin hazine fonlarının kullanımı ve protokol işleyişindeki değişiklikleri belirleyen bir süreç olduğunu daha önce aktarmıştı.
Araştırmacılar, bir DAO'nun merkeziyetsizliğinin yalnızca token dağılımına bakılarak değerlendirilemeyeceğini vurguluyor. Fiilen oy kullanılabilir arz miktarı, büyük vekillerin etkisi, aracı cüzdanlardaki bakiyeler ile teklif sunma, uygulama ve veto yetkisinin birlikte incelenmesi gerektiği belirtiliyor.
Yorum 0