ABD Cumhuriyetçileri, internet servis sağlayıcıları (ISP), DNS sağlayıcıları ve VPN hizmetlerine yurtdışındaki korsan siteleri engelleme yükümlülüğü getiren bir yasa tasarısı sundu. Tasarı, telif hakkı sahiplerinin mahkemeden engelleme kararı talep edebilmesini öngörüyor.
ABD Temsilciler Meclisi üyesi Darrell Issa, 15 Eylül'de '2026 Amerikan Telif Hakkı Koruma Yasası'nı (American Copyright Protection Act of 2026) sundu. Tasarı Temsilciler Meclisi Yargı Komitesi'ne gönderildi ancak Kongre ve Issa'nın ofisi tarafından yayımlanan listelerde tasarının numarası ve resmi metni doğrulanamadı.
Engelleme kararlarının hedefinde ABD'de aylık 100 bin veya daha fazla kullanıcı ya da aboneye sahip ISP'ler, DNS sağlayıcıları ve VPN hizmetleri bulunuyor. Kök ad sunucusu işletmecileri ile üst düzey alan adı kayıt kuruluşları kapsam dışında tutuluyor.
Havalimanları, kütüphaneler, restoranlar ve perakende mağazalarının sunduğu halka açık Wi-Fi ağları da yükümlülükten muaf tutuluyor. Düzenleme, sorumluluğu büyük internet altyapısı sağlayıcılarında yoğunlaştırırken bazı ağ işletmecilerini kapsam dışında bırakıyor.
Telif hakkı sahibi, ilgili sitenin 'esas olarak telif hakkı ihlaline yönelik tasarlanmış yabancı bir site' olduğunu 'delillerin üstünlüğü' standardıyla kanıtlamak zorunda olacak. Mahkeme sitenin korsan yayın sitesi olduğuna hükmederse telif hakkı sahibi ayrıca engelleme kararı talep edebilecek.
Hizmet sağlayıcıları normal koşullarda 14 gün içinde itiraz edebilecek. Mahkeme, canlı spor yayınları gibi acil durumlara yanıt vermek için itiraz süresini değiştirebilecek.
Tasarının arka planında, mevcut telif hakkı ihlali bildirim ve kaldırma süreçlerinin canlı korsan yayınları engellemek için yeterince hızlı olmadığı yönündeki Issa'nın görüşü bulunuyor. Issa ayrıca çevrim içi korsan yayınların terör örgütleri ve suç ağları için finansman kaynağı olduğunu savundu.
Karşıt gruplar ise telif hakkı uygulama sorumluluğunun internet altyapısı sağlayıcılarına devredildiğini eleştirdi. Public Knowledge kıdemli politika danışmanı Meredith Rose, bunun 'geniş kapsamlı bir sansür altyapısı kurmak' anlamına geldiğini söyledi. Rose, DNS engelleme kararlarının küresel DNS hizmetlerine uygulanması halinde tek bir mahkeme kararının siteye erişimi dünya genelinde engelleyebileceğini savundu. Bu değerlendirme Public Knowledge'ın görüşü olup tasarının fiili uygulama kapsamının kesinleştiği anlamına gelmiyor.
Re:Create koalisyonu, ABD Bilgisayar ve İletişim Endüstrisi Birliği (CCIA), Electronic Frontier Foundation (EFF), Internet Infrastructure Coalition ve R Street Institute da yasal sitelerin, küçük işletmelerin ve kâr amacı gütmeyen kuruluşların birlikte engellenebileceğini savundu. VPN ve DNS sağlayıcılarının trafik filtrelemesine zorlanmasının kullanıcı gizliliğine ve internetin açıklığına zarar verebileceği belirtildi.
Telif hakkı sektörü ise yurtdışındaki korsan siteleri engelleyecek bir sisteme ihtiyaç duyulduğunu savunuyor. Motion Picture Association (MPA), Haziran 2026'da Kongre'ye sunduğu duruşma materyallerinde ABD'nin korsan yayınlarla mücadele için site engelleme araçları oluşturması gerektiğini belirtti. Ancak MPA'nın bu tasarıya ilişkin ayrı bir resmi açıklaması doğrulanamadı.
ABD'de Demokrat Temsilciler Meclisi üyesi Zoe Lofgren, 2025'te 'Foreign Anti-Digital Piracy Act' adlı tasarıyı sundu. Bu tasarı da yurtdışındaki telif hakkı ihlali siteleri ve çevrim içi hizmetler için mahkeme kararıyla engelleme mekanizması önerdi. Bu durum, ABD Kongresi'nde korsan yayınları engelleme yöntemlerine ilişkin tartışmanın sürdüğünü gösteriyor.
Bununla birlikte, iki tasarının kapsam ve usullerinin aynı olup olmadığı kamuya açık bilgilerle belirlenemiyor. Issa'nın tasarısındaki ayrıntılı hükümler de resmi metin yayımlanmadıkça kesin biçimde karşılaştırılamayacak.
Avrupa'daki örnekler, engelleme yönteminin olası yan etkilerine ilişkin tartışmalarda kullanıldı. Hollanda'daki Twente Üniversitesi araştırmacıları, İtalya'daki 'Piracy Shield' sistemine ilişkin analiz makalesinde, engellenen IP adresleri ve ortak barındırma altyapısı nedeniyle yüzlerce yasal web sitesinin etkilendiğini bildirdi.
Araştırmacılar, yasa dışı yayın operatörlerinin yeni altyapılara geçerek engellemeyi aşabileceğini, buna karşılık ortak IP ve DNS altyapısı kullanan yasal hizmetlerin de birlikte engellenebileceğini belirtti. RIPE Labs'ın araştırma değerlendirmesi de engelleme etkinliği ile yan zararlar arasındaki gerilime dikkat çekti.
Tasarının, ABD'de telif hakkı uygulaması ve internet engelleme yetkisinin sınırlarına ilişkin tartışmanın bir parçası olduğu görülüyor. Sanal varlık, blok zinciri ve yarı iletken sektörleriyle doğrudan bağlantısı doğrulanmadı.
Tasarının sunulması, yasanın kabul edildiği veya fiili bir engelleme kararının verildiği anlamına gelmiyor. Temsilciler Meclisi Yargı Komitesi incelemesi, Genel Kurul ve Senato süreçleri ile başkanın imzası dahil olmak üzere sonraki aşamalar bulunuyor.
Yorum 0