ABD’nin 30 yıllık Hazine tahvili faizi 24 Eylül’de %5,47 ile Şubat 2002’den bu yana en yüksek seviyesine çıktı. 10 yıllık tahvil faizi de %5,18’e ulaşırken uzun vadeli faizlerdeki yükseliş sürdü.
ABD Hazine Bakanlığı’nın açıkladığı tahvil getirileri, New York Fed’in tezgâh üstü piyasalardan topladığı kotasyonlara dayanıyor. Bu nedenle söz konusu gösterge gerçek işlem fiyatlarından farklılaşıyor ve tahvillerin kupon faizleriyle karıştırılmaması gerekiyor.
Uzun vadeli faizlerdeki yükseliş, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) politika değişikliğiyle aynı döneme denk geldi. Fed, 16 Eylül’de politika faizi hedef aralığını 25 baz puan artırarak %3,75-%4’e yükseltti. Bu, Fed’in Temmuz 2023’ten bu yana yaptığı ilk faiz artışı oldu.
Fed, karar sırasında enflasyonun hâlâ yüksek olduğunu, ekonomik faaliyet ve sermaye yatırımlarının ise güçlü seyrettiğini belirtti. Kısa vadeli politika faizinin yükselmesiyle uzun vadeli tahvil getirilerinin de artması, tahvil piyasası üzerindeki baskıyı artırdı.
Faiz artışının nedenini mali sorunlarla açıklayan görüşler de ortaya çıktı. Altın yatırımını savunan Peter Schiff, hükümet harcamaları ve borçlanma, enflasyon ile doların kullanımının azalmasının uzun vadeli faizleri daha da yükseltebileceğini savundu. Schiff, 24 Eylül’de yaptığı paylaşımda “Düşük faizlerin tadını çıkarın. Uzun sürmeyecek” dedi.
Schiff, bu ortamda altın tutulması gerektiği yönündeki görüşünü yineledi. Ancak söz konusu açıklama sosyal medyada paylaşılan kişisel bir değerlendirme niteliğinde ve faizlerdeki yükselişin tek nedeni ya da piyasanın genel görünümü olarak değerlendirilemez.
Pershing Square’in kurucusu Bill Ackman ise yapay zekâ (AI) yatırımlarındaki artışa dikkat çekti. Ackman’a göre yapay zekâdaki ‘süper zekâ’ yarışı bilgi işlem kaynakları ve enerji talebini artırmayı sürdürürse, yüksek faizler yatırımları kolayca azaltmayabilir.
Ackman, yüksek faizlerin talebi düşürmek yerine maliyetleri ekonominin geneline yayarak enflasyonu tetikleyebileceğini düşündüğünü belirtti. “Fed hata yapmış olabilir. Haklı mıyım, haksız mıyım?” diye konuştu.
Coinbase (COIN) CEO’su Brian Armstrong, Ackman’ın açıklamasına yanıt verirken hükümet açıkları ve para arzındaki genişlemeyi sorun olarak gösterdi. Armstrong, ekonomik büyüme oranını aşan para arzı artışının azaltılması ve ekonomik büyümenin yükseltilmesinin önemli olduğunu söyledi.
Armstrong’ın değerlendirmesi, AI yatırımlarından çok mali açıklarla para politikası arasındaki etkileşime odaklandı. Bu açıklama da sosyal medyada yapılan kişisel bir yorum olup resmi bir ekonomik tahmin ya da politika yapıcıların görüşü değil.
BitMEX’in ortak kurucusu Arthur Hayes ise faiz seviyesinden çok tahvil piyasasındaki oynaklığa vurgu yaptı. Hayes, MOVE endeksinin 130’un üzerine çıkması hâlinde ABD Hazine Bakanlığı veya Fed’in bir şekilde müdahale edebileceğini savundu.
Ancak MOVE endeksindeki 130 seviyesi politika yapıcılar tarafından belirlenmiş resmi bir eşik değil. Hayes’in değerlendirmesi, piyasa oynaklığı ile olası politika müdahalesi arasında kurduğu kişisel bağlantıyı yansıtıyor; Fed veya ABD Hazine Bakanlığı’nın benimsediği resmi bir kriter olarak doğrulanmış değil.
Bu dört kişinin açıklamaları, uzun vadeli faizlerdeki yükselişe ilişkin farklı bakış açılarını ortaya koydu. Schiff mali baskı ve para birimindeki değer kaybını, Ackman ve Armstrong AI yatırımları ile para politikası arasındaki etkileşimi, Hayes ise tahvil piyasasındaki istikrarsızlık ve olası politika müdahalesini öne çıkardı.
Kripto para piyasasıyla bağlantı ise henüz netleşmiş değil. News.Bitcoin’in 24 Eylül tarihli haberine göre Bitcoin (BTC) o sırada 84.000 dolar seviyesinde işlem görüyordu, ancak tahvil faizlerindeki yükseliş ile Bitcoin fiyatı arasında doğrudan bir nedensellik doğrulanmadı. Daha önce 30 yıllık ABD tahvil faizinin %5,33’e çıktığı dönemde de uzun vadeli faiz artışının kripto para fiyatlarına etkisinin ayrıca incelenmesi gerektiği değerlendirilmişti.
Şu ana kadar doğrulanan tablo, ABD’nin uzun vadeli tahvil faizlerinin uzun süredir görülmeyen bir seviyeye yükseldiği ve bu hareket için maliye, enflasyon, AI yatırımları ve tahvil piyasası oynaklığına dayanan farklı açıklamaların yapıldığı yönünde.
Yorum 0