2026 ABD ara seçimleri öncesinde ABD borsasını belirleyecek temel unsurun Kongreyi hangi partinin kontrol edeceğinden çok, seçim sonuçlarının enflasyon, faiz oranları ve şirket kârlarında nasıl bir değişim yaratacağı değerlendirildi.
JPMorgan Asset Management, eylül ayında yayımladığı '2026 Midterm Elections' raporunda ara seçimlerin piyasa oynaklığını artırabileceğini, ancak siyasi yapının tek başına varlık fiyatlarını belirleyen bağımsız bir faktör olmadığını analiz etti. Raporun referans tarihi 18 Eylül'dü.
JPMorgan Asset Management, 1937'den bu yana ABD S&P 500 endeksinin ara seçim yıllarındaki ortalama toplam getirisinin %9,2 olduğunu ve bu oranın ara seçim olmayan yıllardaki %13,3'lük ortalamanın altında kaldığını açıkladı. Bununla birlikte 2018 ve 2022'deki borsa düşüşlerinde ara seçimlerden çok ABD Merkez Bankası'nın faiz artırımlarının etkili olduğu, 2002'deki zayıf performansın ise teknoloji balonunun patlamasıyla aynı döneme denk geldiği belirtildi.
Bu nedenle ara seçim yıllarında ortalama getirinin düşük olması, seçimlerin doğrudan borsa düşüşüne yol açtığını göstermiyor. O dönemde faiz oranları, ekonomik koşullar ve şirket kârları gibi makroekonomik faktörler de etkili oldu.
Yıl içindeki seyre bakıldığında ara seçim yıllarında birinci, ikinci ve üçüncü çeyreklerdeki ortalama fiyat getirileri sırasıyla -%0,5, -%0,6 ve -%0,1 oldu. Dördüncü çeyreğin ortalama getirisi ise %6,6 olarak kaydedildi.
Piyasalardaki iyileşme eğilimi, oy verme gününün hemen ardından değil, seçimden yaklaşık bir ay önce ortaya çıkma eğilimindeydi. JPMorgan Asset Management bu durumu seçim sonucundan çok politika belirsizliğinin azalması süreciyle ilişkilendirdi.
Politikaların etkisi, Kongreyi hangi tarafın kontrol ettiğine bağlı olarak değişebilir. Demokratlar ve Cumhuriyetçilerin Kongreyi bölüşerek kontrol ettiği bir bölünmüş hükümet döneminde mali genişleme sınırlanabilir. Hükümet kapanması ve borç limiti müzakereleri de risk faktörleri haline gelebilir.
Buna karşılık başkanın yürütme yetkisinin geniş olduğu gümrük vergisi politikası, Kongre yapısı değişse bile aynı yönde hareket etmeyebilir. JPMorgan Asset Management'a göre Kongredeki değişim maliye politikasını etkileyebilir, ancak ticaret politikasında aynı ölçekte bir değişim yaratmayabilir.
Yapay zeka düzenlemelerinde de iki parti arasındaki farklara dikkat çekildi. Cumhuriyetçilerin düzenlemelerin gevşetilmesi, küresel rekabet gücü ve ulusal güvenliği; Demokratların ise tüketicinin korunması, işçi hakları, kişisel veriler ve yanlış bilgilendirmeye ilişkin düzenlemeleri önceliklendirdiği aktarıldı.
Ancak JPMorgan Asset Management, bu politika farklılıklarının ancak şirket maliyetlerini, yatırımları ve kâr beklentilerini fiilen değiştirmesi halinde piyasa fiyatlarına yansıyabileceğini açıkladı. Buna göre siyasi söylemlerden çok, politikaların şirketlerin maliyet yapısı ve kârlılığı üzerindeki etkisi önem taşıyor.
Bu yıl ABD borsasının doğrudan karşı karşıya olduğu temel faktörler enflasyon ve faiz oranları oldu. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu, ağustos ayı tüketici fiyat endeksinin (CPI) yıllık bazda %3,4 arttığını, çekirdek CPI'ın ise %2,4 yükseldiğini açıkladı. Benzin fiyatları bir ayda %3,9 artarak toplam enflasyon artışının üçte birinden fazlasını oluşturdu.
ABD Merkez Bankası, 16 Eylül itibarıyla politika faizi hedef aralığını 0,25 puan artırarak %3,75-%4,00 seviyesine çıkardı. JPMorgan Asset Management, 18 Eylül itibarıyla piyasanın yıl içinde ek bir faiz artışı ihtimalini de fiyatladığını analiz etti.
Faiz oranları ve enflasyon, hisselerin iskonto oranını ve şirketlerin finansman maliyetlerini doğrudan etkileyen faktörlerdir. Bu nedenle ara seçimlerin piyasa üzerindeki etkisinin, seçim sonucundan çok maliye, ticaret ve düzenleme politikalarının enflasyon, faiz oranları, büyüme ve şirket kârlarına uzanan etkileri üzerinden ortaya çıkması bekleniyor.
JPMorgan Asset Management, 18 Eylül tarihli raporunda siyasi söylemlerden çok politikaların gerçek ekonomiye aktarım mekanizmasının ve şirketlerin temel göstergelerinin birlikte incelenmesi gerektiğini belirtti. Tarihsel verilerin ara seçimler ile borsa performansı arasındaki ilişkiyi gösterdiği, ancak belirli bir yıldaki piyasa yönünü kesinleştirmek için kullanılamayacağı ifade edildi.
Sonuç olarak 2026 ABD ara seçimleri açısından piyasaların izleyeceği temel konu, Kongrede çoğunluğu hangi partinin elde edeceğinden çok politika değişikliklerinin şirket maliyetlerine ve kâr beklentilerine gerçekten yansıyıp yansımayacağı olacak.
Yorum 0