İran ile ABD arasındaki görüşmelerin tıkanması, Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimin ABD ara seçimlerinin sonrasına kadar sürme ihtimalini gündeme getirdi. İran’ın müzakere gücünü yeniden kazanmak için seçimlerden önce saldırıları artırabileceği yönünde analizler yapıldı.
ABD ara seçimleri 3 Kasım’da yapılacak. Fortune, İran’ın ABD Başkanı Donald Trump’a siyasi baskı uygulamak amacıyla çatışmayı ara seçimlerin sonrasına kadar sürdürebileceğini bildirdi.
Foreign Reports temsilcisi Matt Reed (Matt Reed), “İran, Başkan Trump’ı ‘aşağılamak’ için saldırıları yeniden başlatabilir” dedi. Bu ifade Reed’in analizi olup İran hükümetinin saldırıları artırma kararı aldığı anlamına gelmiyor.
Trump’ın İran savaşının ara seçimlerin hemen ardından sona erebileceğine ilişkin önceki açıklamasının aksine, son analiz çatışmaların seçimlere kadar devam edebileceği ihtimaline işaret ediyor.
Görüşmelerin temel gündem maddesi, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için gereken koşullar. İran, ABD’nin deniz ablukasını hafifletmesi, dondurulan varlıkların serbest bırakılması ve petrol yaptırımlarının gevşetilmesi karşılığında boğazı 7 gün içinde kademeli olarak yeniden açmayı teklif etti. Ancak Başkan Trump bu teklifi reddetti.
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi ile Umman Körfezi’ni birbirine bağlayan deniz taşımacılığı güzergâhı. Orta Doğu petrolü ve petrol ürünlerinin Asya ile Avrupa’ya taşındığı bu rotadaki geçiş kısıtlamaları, hem arzı hem de nakliye maliyetlerini etkiliyor.
Fortune’un aktardığı analist değerlendirmelerine göre İran, boğaz üzerindeki kontrol hakkı ve geçiş ücreti tahsil etme yetkisini talep ederken ABD nükleer programla ilgili taviz istiyor. Bu durum, tarafların müzakere koşullarının karşı karşıya gelmesine yol açıyor.
İran içinde de açık müzakereleri savunan siyasi kesimlerle İslam Devrim Muhafızları Ordusu’nun (IRGC) etkisinin farklılaştığı değerlendiriliyor. Müzakerelerin yeniden başlaması ile askeri baskı arasında hangi seçeneğin öne çıkacağı belirsizliğini koruyor.
ABD Enerji Bilgi İdaresi (EIA), 2026’nın ikinci çeyreğinde Hürmüz Boğazı’ndan geçen ham petrol ve petrol ürünleri miktarını günlük ortalama 4,9 milyon varil olarak tahmin etti. Bu miktar, çatışma öncesi 2025’in dördüncü çeyreğinde kaydedilen günlük ortalama 21,6 milyon varilin oldukça altında kaldı.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Körfez bölgesinin Ağustos 2026’daki petrol ihracatını günlük yaklaşık 13 milyon varil olarak hesapladı. Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşen akışın hâlâ ciddi ölçüde kısıtlandığını belirten IEA, ABD’de motorin fiyatlarının eylül başında varil başına 200 doları (yaklaşık 270 bin won) aşarak çatışma öncesine göre yüzde 94 yükseldiğini açıkladı.
Taşımacılık hacmine ilişkin hesaplamaların sınırlılıkları da bulunuyor. Gemi Otomatik Tanımlama Sistemi (AIS) sinyallerinin kesilmesi ve GPS parazitleri nedeniyle gerçek geçiş hacmini doğru şekilde belirlemek zorlaşıyor. IEA, ilgili verilerin gerçek akışı olduğundan düşük gösterebileceği uyarısında bulundu.
ABD Hazine Bakanlığı, İran’ın askeri ve tedarik ağlarına dahil olan kişi ve şirketlere yönelik yaptırımları sürdürüyor. Ekonomik baskı, diplomatik müzakerelerden bağımsız olarak devam ediyor.
EIA, Hürmüz’den geçen petrol miktarının kademeli olarak artması ve alternatif taşıma rotalarının kullanılması halinde Orta Doğu’daki petrol üretiminin toparlanabileceğini öngördü. Ancak ihracat kısıtlamalarının 2026 sonuna kadar sürmesi ve bölgedeki petrol üretiminin 2027’nin ikinci çeyreğine kadar çatışma öncesi ortalamanın altında kalması mümkün.
Bu gelişmenin sanal varlık piyasası üzerindeki doğrudan etkisi doğrulanmadı. Şu an öne çıkan başlıca yayılma kanalları petrol arzı, yakıt fiyatları, enflasyon ve tahvil faizleri.
Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş hacmi ve petrol fiyatları, yerli yatırımcılar açısından riskli varlıkların seyrini izlerken dikkate alınan arka plan göstergeleri arasında yer alıyor. Ancak sanal varlık fiyatlarıyla doğrudan bir bağlantı ortaya konmuş değil. Önümüzdeki dönemde müzakerelerin yeniden başlayıp başlamayacağı ve boğazdaki taşımacılık hacminin nasıl değişeceği izlenecek.
Yorum 0