Bankalar, tokenleştirilmiş mevduatlara dayalı sınır ötesi ödemeleri SWIFT’in ortak defteri üzerinden yürütmeye hazırlanıyor. SWIFT, 17 bankanın bu girişimin ilk katılımcıları olacağını açıkladı.
Chainlink’in (Chainlink) kurucu ortağı Sergey Nazarov, 28 Eylül-1 Ekim tarihleri arasında ABD’nin Miami Beach kentinde düzenlenen Sibos 2026’da tokenleştirilmiş mevduatların finansal sistemlere bağlanmasını ele aldı. Chainlink, etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde bankaların defterlerinde bulunan tokenleştirilmiş mevduatları SWIFT’in blokzincir defterine bağlamak için teknolojik destek sunduğunu belirtti.
Nazarov, bankaların kendi defterlerindeki tokenleştirilmiş mevduatları SWIFT defterine bağlaması halinde Chainlink’in teknoloji ortağı olabileceğini söyledi. Bu açıklama Chainlink’in değerlendirmesi ve Nazarov’un beyanı niteliğinde; tüm bankaların bağımsız blokzincir kurduğu ya da sistemin ticari kullanıma geçtiği anlamına gelmiyor.
Tokenleştirilmiş mevduat, banka mevduatı üzerindeki alacağın blokzincirde aktarılıp işlenebilmesi için token biçiminde temsil edilmesidir. SWIFT’in planında mevduat tokenları her bankanın kendi defterinde kalırken ortak defter, katılımcı kurumlar arasındaki para transferini koordine ediyor. Böylece bankalar mevcut kayıt ve operasyon sistemlerini korurken araya bir ödeme bağlantı katmanı ekleniyor.
SWIFT, 9 Temmuz’da blokzincir tabanlı defterin ilk kullanım için hazır olduğunu ve 17 bankanın tokenleştirilmiş mevduatlarla sınır ötesi ödemelerin ilk katılımcıları olacağını duyurdu. Katılımcı bankalar gerçek işlemleri test etmeye hazırlanıyor. İlk kullanıma hazırlık ile ticari işlemlerin fiilî hacmi birbirinden ayrı değerlendirilmeli.
Tokenleştirilmiş mevduatları SWIFT defterine bağlamak için teknoloji sağlayıcılarının çalışmaları da sürüyor. TokenPost’un önceki haberinde Oracle, IBM ve Cosmos Labs’in SWIFT defterine bağlantı işlevlerini art arda duyurduğu aktarılmıştı. Şirketler, bankaların mevcut ödeme sistemleriyle tokenleştirilmiş mevduat altyapısını birbirine bağlamaya yönelik çözümler sundu.
ABD’de The Clearing House, bankaların öncülük ettiği zincir üstü para girişimini duyurdu. Plan, bankalar arası tokenleştirilmiş mevduatların zincir üzerinde takas edilmesini ve mevcut ödeme ağları RTP ile CHIPS’e bağlanmasını öngörüyor. Katılımcı kurumların listesi ve operasyonların ölçeği, duyuru materyallerinde doğrulanabilen bilgilerle sınırlı tutulmalı.
Quant Network, girişimin teknolojisine destek veriyor ve çözümün finans kuruluşlarına 2027’nin ilk yarısında sunulmasını hedefliyor. Bu, sağlayıcının açıkladığı bir takvim; hizmetin fiilen başladığını göstermiyor.
Bazı bankalar da kendi planlarını açıkladı. Wells Fargo, kurumsal ve ticari müşterilere yönelik sınırlı bir hizmeti 2026 sonbaharında başlatacağını, kapsamı ise 2027 boyunca genişleteceğini bildirdi. Banka, kendi blokzincir platformunu kullanmayı planlıyor.
Tokenleştirilmiş mevduatlar programlanabilir biçimde ödenip işlenebilir. Ancak bankaların defterleri ve operasyon kuralları farklı olduğunda kurumlar arasında bağlantı kurulması gerekiyor. Mevduat sigortasının tokenleştirilmiş mevduatların tamamına otomatik olarak uygulandığı söylenemez; kapsam, ürün şartlarına ve ilgili düzenlemelere bağlı. Görüşmelerin odağında token ihracından çok bankacılık sistemleri arasındaki ödeme bağlantısı bulunuyor.
Tokenleştirilmiş mevduat, stablecoin ile aynı mı?
Hayır. Tokenleştirilmiş mevduat, banka mevduatı üzerindeki alacağı token biçiminde temsil eder. Stablecoin’lerin ihraç yapısı ve sahiplerine tanıdığı haklar ürüne göre değiştiğinden, her ürünün koşulları ayrıca incelenmeli.
Her banka kendi blokzincirini mi kuruyor?
Tüm bankaların bağımsız blokzincir kurduğunu söylemek için dayanak yok. SWIFT’in planında mevduat tokenları bankaların kendi defterlerinde tutuluyor, ortak defter ise kurumlar arasındaki transferleri koordine ediyor.
Tokenleştirilmiş mevduatlar mevduat sigortası kapsamında mı?
Bu konuda genel bir yanıt verilemez. Sigortanın uygulanıp uygulanmadığı ve kapsamı; ihraççı bankaya, ürün koşullarına ve ilgili düzenlemelere bağlı.
Yorum 0