ABD’nin eski Hazine Bakanı Robert Rubin, yapay zekâ şirketleri ile tedarikçileri arasındaki sözleşme ve borç bağlantılarının finans piyasalarında zincirleme şoklara yol açabileceği uyarısında bulundu. ABD’nin mali sorunlarını yalnızca yapay zekâ büyümesiyle çözebileceği veya istihdam kaybını telafi edebileceği görüşüne de temkinli yaklaştı.
Bloomberg’in haberine göre Rubin, Greenwich Ekonomi Forumu’ndaki röportajında yapay zekâ yatırımlarının artmasından kaynaklanan finansal ve toplumsal risklerin piyasalarca yeterince hesaba katılmamış olabileceğini söyledi. Tedarikçilerin yapay zekâ şirketleriyle yaptıkları sözleşmeleri teminat alarak borçlandığı bir yapıda, taraflardan birinin yükümlülüğünü yerine getirememesi bağlantılı borç ve sözleşmeleri de riske atabilir.
Rubin, böyle bir kargaşa yaşanma ihtimalinin “neredeyse sıfır” olmadığını söyledi. Yarı iletken ve yazılım şirketleri gibi yapay zekâ ekosistemindeki tedarikçiler, müşteriler ve yatırımcılar arasında sözleşmelerin iç içe geçtiğini; bazı büyük yapay zekâ şirketleriyle yapılan anlaşmalara dayanarak tedarikçilerin borçlandığını belirtti.
Yapay zekâ yatırımlarındaki artış, borçlanma maliyetlerini de etkileyebilir. Bloomberg, veri merkezi inşaatı ve yapay zekâ yazılımı geliştiren şirketlerin büyük ölçekli tahvil ihraçlarının küresel borçlanma maliyetlerini artıran etkenler arasında gösterildiğini, ABD’nin 10 yıllık Hazine tahvili getirisinin bu hafta 2002’den bu yana en yüksek seviyesine çıktığını aktardı.
Rubin, ABD’nin mali durumuna ilişkin piyasa kaygılarının arttığını söyledi. “Mali durumla ilgili kaygılar uzun bir aradan sonra piyasaları etkilemeye başladı” dedi.
İstikrarsız mali koşulların hükümetin sorunları çözme kapasitesine duyulan güveni azaltabileceğini, yatırımları ve verimliliği baskılayarak hisse senedi piyasasını da etkileyebileceğini belirtti. Yapay zekânın ekonomik büyümeyi hızlandırabileceğini, ancak büyük çaplı istihdam kayıplarının da yaşanabileceğini; bu nedenle teknolojik büyümenin tek başına mali sorunları çözmesinin zor olduğunu ifade etti.
Avukatlar, muhasebeciler ve yayıncılık sektöründe çalışanlar gibi bilgi emekçileri işlerinin yapay zekâ tarafından devralınması riskiyle karşı karşıya kalabilir. Rubin, ABD’de bu kişilerin meslek değiştirmesini destekleyecek etkili programların yetersiz olduğunu söyledi.
Yapay zekâ yatırımlarının kârlılığı da henüz kesinleşmiş değil. Bazı şirketler önemli başarı elde edebilirken çoğu başarısız olabilir; devasa yatırımların yeterli getiri sağlayıp sağlamayacağı ise belirsizliğini koruyor.
Rubin, yapay zekâ güvenliği ve iklim değişikliğini insanlığın karşı karşıya olduğu büyük riskler arasında saydı. ABD’nin yapay zekâ güvenlik önlemlerini güçlendirmesi hâlinde Çin’le rekabette geride kalabileceği sorununa da dikkat çekti.
Rubin, ABD’nin yatırım için elverişli bir ortamı koruyabilmesi amacıyla siyasi sistemin maliye ve teknoloji gibi uzun vadeli sorunlarla başa çıkabilmesi gerektiğini vurguladı. Yapay zekâ yatırımlarının verimlilik etkisinin yanı sıra finansal risklerin ve meslek değişikliği sorunlarının da birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Yapay zekânın istihdam üzerindeki etkisi değerlendirilirken fiilî işten çıkarmalar ile işe alımlardaki yavaşlamayı birbirinden ayırmak gerekiyor. Goldman Sachs’ın analizi, yapay zekânın ABD’de aylık istihdam artışını düşürdüğüne ilişkin verinin doğrudan işten çıkarma sayımlarından farklı olduğunu açıklıyor.
Yorum 0