Flow(FLOW) ağı geçtiğimiz ayın sonunda yaklaşık 3,9 milyon dolar (yaklaşık 56,4 milyar Kore wonu) tutarında gerçekleşen bir siber saldırının ardından ikinci aşama kurtarma sürecine geçti. Blockchain’in *bütünlüğünü koruma* stratejisinin bir parçası olarak, EVM desteğini yeniden devreye alma süreci hızlanırken, zarar gören hesapların onarımı da sürdürülebilir şekilde ilerliyor.
Saldırı olayı 27 Aralık’ta (yerel saatle), saldırganların yürütme katmanındaki bir zafiyeti kullanarak ‘sahte’ token'lar üretmesiyle başladı. Bu token’lar çeşitli köprü protokolleri üzerinden *yaklaşık 3,9 milyon dolarlık* değerde varlığa çevrilerek farklı ağlara taşındı. Olay sonrası sistemin tamamının geçmiş bir noktaya 'geri alınması' gibi çözümler gündeme gelse de bu yaklaşım, adil olmayan sonuçlar doğurabileceği gerekçesiyle rafa kaldırıldı.
Bunun yerine Flow Vakfı, işlemleri tamamen silmek yerine yalnızca yasa dışı token’ların *ağdan kaldırılması* yönünde daha hassas bir kurtarma stratejisi uygulama kararı aldı. Bu çerçevede, en son 'temiz' bloktan itibaren zincir yeniden işletime alındı. Bu sırada yaklaşık 1.500 Cadence hesabı geçici olarak sınırlandırıldı ve inceleme altına alındı.
İkinci aşama kurtarma sürecinde, Flow’un kendi akıllı sözleşme dili olan Cadence kodlarına yapılan düzenlemeler eşliğinde Ethereum Sanal Makinesi(EVM) entegrasyonunun da restorasyonu sürüyor. Flow Vakfı’na göre bu işlemler tamamlandığında, tüm hesapların %99,9’unun *normale dönmesi* bekleniyor. Ayrıca, 2 Ocak sabahı saat 06:30’da (UTC) blok üretimi yeniden başladı ve Cadence tabanlı işlemler tekrar işlenmeye başlandı.
Aralarında yakılarak yok edilen ‘sahte token’larla birlikte, her hesabın gerçek durumu *bağımsız bir denetçi* tarafından ayrı ayrı incelenerek geri yükleniyor. Kurtarma aşaması için geçici olarak verilen idari yetkiler ise bu sürecin sonunda iptal edilecek.
Ancak olay yalnızca bir güvenlik açığı sorunundan ibaret değil. Flow Vakfı’nın açıklamasına göre; kimliği paylaşılmayan merkezi bir borsa, saldırının hemen ardından yaklaşık 150 milyon FLOW token kabul etti. Bu token’ların büyük kısmı *Bitcoin(BTC)*’e çevrilerek toplamda 5 milyon doları (yaklaşık 72,3 milyar won) aşan bir miktar sistemden çekildi. Bu miktar, mevcut tüm FLOW arzının yaklaşık %10’una karşılık geliyor.
Ne var ki, bu merkezi borsa; varlıkları dondurma veya kullanıcı bilgilerini paylaşma yönündeki taleplere yanıt vermedi. Flow Vakfı bu tavrı, *AML (kara para aklamayı önleme)* ve *KYC (müşterinin tanınması)* süreçleri bakımından ciddi bir başarısızlık olarak tanımladı. Vakıf ayrıca bu tarz *sorumsuz davranışların kullanıcı zararlarına neden olabileceği* uyarısında bulundu. Kripto para topluluğundaki bazı yorumlara göre söz konusu borsa Binance olabilir ancak bunu doğrulayan bir veri henüz sunulmadı. “yorum”
DeFi piyasasında ise etkiler hala sürüyor. DefiLlama verilerine göre Flow ağında kilitli toplam değer(TVL), olaydan önce 31 Aralık’ta 1,02 milyar dolar seviyesindeydi. Ancak saldırıdan sonraki bir günde bu tutar %12 azalarak yaklaşık 721 milyon dolara kadar geriledi.
Benzer şekilde, Flow(FLOW) token’ın fiyatı da büyük darbe aldı. Saldırı sonrası bir haftalık süreçte %53,3 değer kaybeden token'ın fiyatı şu anda yaklaşık 0,081 dolar seviyelerine indi. Hâlen bazı büyük borsalarda FLOW işlemlerinde *para yatırma ve çekme işlemleri askıda* olsa da Kraken, Coinbase ve Upbit gibi platformların Flow Vakfı ile iş birliği içinde çalışarak hizmetlerini kademeli olarak yeniden aktifleştirdikleri bildiriliyor.
Flow’un bu olayı sadece sistem kurtarma meselesi olmanın ötesinde, blockchain sistemlerinin *esneklik ile bozulmazlık* prensipleri arasında nasıl bir denge kurması gerektiği sorusunu da yeniden gündeme taşıdı. Vakfın ‘tam geri alma’ yaklaşımındansa, daha hassas bir ‘yasadışı token temizliği’ stratejisini benimsemesi, bu anlamda dikkat çekici bir örnek niteliğinde.
Yorum 0