Ripple, geçtiğimiz yıl sonunda büyük ölçekli bir yatırım turunu başarıyla tamamladıktan sonra, hem altyapılarını birleştirme hem de stablecoin odaklı büyüme stratejilerine hız kazandırdı. Şirket, hisselerini halka arz etmeyi (IPO) ya da bir borsa satın almayı planlamadığını belirtse de, küresel varlık piyasalarına ve regülasyon ortamına uyumlu bir büyüme modelini benimsediğini net bir şekilde ortaya koydu.
Ripple’ın Başkanı Monica Long, 6’sında (yerel saatle), Bloomberg Crypto’ya verdiği röportajda 2025’in şirket için ‘organik ve inorganik büyümenin’ birlikte yaşandığı bir yıl olduğunu ifade etti. Long, Ripple’ın dört farklı şirketi bünyesine kattığını ve yaklaşık 500 milyon dolarlık (yaklaşık 7,2 milyar TL) yatırımın bu entegrasyon süreci ile stablecoin altyapısının geliştirilmesinde kullanıldığını açıkladı.
Yatırım turu, Ripple’ın yaklaşık 40 milyar dolarlık (yaklaşık 57,9 milyar TL) değerlemesi üzerinden gerçekleşti. Yatırıma, ABD’li hedge fonlardan Citadel ve Fortress gibi geleneksel varlık yönetim devlerinin yanı sıra çeşitli kripto para odaklı yatırım fonları da katıldı. Bu yatırımcı grubu, belirli koşullar altında şirket hisselerini yeniden Ripple’a satma hakkına ve önemli olaylarda öncelikli haklara sahip olacak.
Long, Citadel ve Fortress gibi büyük yatırımcıların Ripple’ın uzun vadeli stratejisine ve dijital varlık temelli altyapısına duyduğu güvenin kendileri için oldukça ‘motive edici’ olduğunu vurguladı. Ripple’ın bu yıl itibarıyla geleneksel finansal sektörlere doğru açılım yapmasıyla birlikte, bu yatırımcıların ‘stratejik ortak’ haline gelmesi bekleniyor.
Şirketin temel odak noktası, XRP(XRP) sahipliğini aşarak kurum ve finansal kuruluşların doğrudan kullanabileceği bir ‘tokenleştirilmiş varlık altyapısı’ kurmak. Long, bu doğrultuda kripto varlıkların kurumsal kullanımını kolaylaştıracak bir ‘custody’ (saklama) çözümü, regülasyonlarla uyumlu ‘on–off ramp’ sistemleri ve ilgili yasal izin süreçlerinin inşa edildiğini aktardı. Ripple, şu anda dünya genelinde 70’i aşkın finans lisansına sahip durumda ve bu sayede ‘müşteri fonlarının hareketini yasal zeminde’ yönlendirebiliyor.
Yatırım sayesinde elde edilen fonlar ise geçen yıl satın alınan Pallasade, Rails, GTreasury ve Ripple Prime gibi şirketlerin mevcut Ripple ekosistemine entegrasyonunda kullanılıyor. Long, bu şirketlerin her birinin farklı katkılar sunduğunu belirtti. Örneğin, Pallasade’in çoklu taraf işlem (MPC) temelli custody çözümünün sisteme entegre edildiğini, Rails’in stablecoin ödemelerini destekleyen altyapılar kazandırdığını ifade etti.
GTreasury, dünya genelinde binden fazla kurumsal müşteriye hizmet verirken, Ripple Prime ise yüzlerce hedge fonu müşterisine kripto varlık alım-satım ve yönetim hizmeti sağlıyor.
Buna karşın Ripple, borsaya açılma planlarının gündemde olmadığını net biçimde ifade etti. Long, “Şu aşamada herhangi bir IPO planımız veya takvimimiz yok” derken, şirketin ‘kendi mali gücü’ ve ‘özel piyasalardan gelen yoğun talep’ sayesinde büyümeye devam edebileceğini söyledi.
Ayrıca merkezi kripto para borsalarını satın alma fikirlerine de mesafeli yaklaştı. “Bu borsalar bizim için önemli iş ortakları fakat satın alma planımız yok” diyen Long, bununla birlikte merkeziyetsiz borsaların yükselişi ile kripto şirketlerinin dikey entegrasyona yönelmesi eğilimini yakından takip ettiklerini de ifade etti.
Haberi hazırladığımız sırada XRP(XRP), 2,25 dolar (yaklaşık 3.257 TL) bandında işlem görüyordu.
Yorum 0