Trubit, akıllı kontrat açığı nedeniyle 26 milyon dolar değerinde tokenın izinsiz basılmasıyla büyük bir saldırıya uğradı. Blockchain güvenlik firması SlowMist’in 24’ünde paylaştığı analize göre, Trubit protokolünde keşfedilen ‘akıllı kontrat taşma hatası’ (overflow bug), saldırganın neredeyse hiçbir maliyete katlanmadan büyük miktarda TRU token üretmesini sağladı. Bu olay sonrası Trubit(TRU) tokenının değeri %99 oranında düştü.
Saldırı, Trubit protokolü içindeki ‘Purchase’ adlı sözleşmede gerçekleşti. SlowMist’in açıklamasına göre, söz konusu kontratta kullanılan Solidity 0.6.10 sürümünde *taşma önleme* mekanizmasının yer almaması temel neden oldu. TRU üretimi için gerekli Ethereum(ETH) miktarı taşma hatası nedeniyle yanlış hesaplandı ve bu hata saldırganların TRU fiyatını sıfıra yakın bir seviyeye düşürerek neredeyse *bedavaya* yeni tokenlar üretmesine yol açtı. Bu yolla saldırgan, kontratın içine yatırılmış fonların büyük çoğunluğunu ele geçirdi.
Trubit, zincir dışı hesaplamaları blockchain üzerinde işleyen bir protokol olarak güvenilirliği ve *ölçeklenebilirliği* ile biliniyordu. Ancak yaşanan olay, uzun süredir faaliyette olan ve güven inşa etmiş projelerin bile basit bir güvenlik açığıyla çökebileceğini ortaya koydu.
Amerikalı senatörler Cynthia Lummis ve Ron Wyden, blockchain geliştirici ve altyapı katılımcılarına yönelik net regülasyon sunmayı amaçlayan ‘Blockchain Regulatory Certainty Act’ adlı yasa tasarısını 24’ünde sundu. Bu yasa, geliştiricilerin kullanıcı fonlarına doğrudan erişmedikleri sürece, hem federal hem de eyalet düzeyinde *para transfer lisansı* zorunluluğundan muaf tutulmasını öngörüyor.
Yasa teklifi, Tornado Cash kurucularının izinsiz para transferi suçlamalarıyla yargılanmasının ardından kripto geliştiricileri arasında artan *hukuki belirsizlikleri* gidermeyi hedefliyor. Lummis, “Suç gelirlerinin aklanmasıyla ilgisi olmayan faaliyetler bile mevcut yasa kapsamında cezalandırılıyor. Bu durum Amerika’daki geliştirme faaliyetlerini kısıtlıyor ve ekipleri yurt dışına yönlendiriyor” diyerek mevcut hukuki ortamı eleştirdi.
Sektör yorumcularına göre bu yasa tasarısı, ABD'deki blockchain girişimleri için hem bir *koruma kalkanı* hem de net bir regülasyon rehberi oluşturabilir.
Başkan Trump’ın ailesinin bağlantılı olduğu iddia edilen merkeziyetsiz finans (DeFi) projesi World Liberty Financial, kripto kredi sektörüne adım attı. Proje, USD1 adlı 3,4 milyar dolarlık sabit coin çevresinde şekillenen ‘World Liberty Markets’ adlı borç verme ve alma platformunu hayata geçirdiğini 24’ünde duyurdu.
Kullanıcılar platform üzerinden Ethereum(ETH), Bitcoin(BTC) tabanlı varlıklar, USD Coin(USDC), Tether(USDT) gibi çeşitli kripto paraları teminat göstererek doğrudan borç alabilecek. Platform, yönetişim tokenı WLFI ile çalışıyor ve gelecekte *tokenize edilmiş gerçek dünya varlıklarını (RWA)* da teminat olarak kabul etmeyi hedefliyor. Ayrıca gayrimenkul, öngörü pazarı ve kripto borsaları gibi farklı sektörlerle iş birliği opsiyonu da değerlendiriliyor.
World Liberty, kısa süre önce ABD Para Denetim Dairesi’ne (OCC) bir *tröst bankası* kurma başvurusu yapmıştı. Şirket bu adımla USD1 sabit coin’ini ABD’nin resmi finans altyapılarında daha geniş bir şekilde yaygınlaştırarak *uluslararası ödemeler ve fon yönetimine* ağırlık vermeyi hedefliyor.
Kripto sektörü bu hafta üç ana başlıkta önemli gelişmelere sahne oldu. Trubit saldırısı, akıllı kontrat güvenliğinin *hayati* önemde olduğunu bir kez daha gösterdi. ABD Senatosu’nda gündeme gelen yasa tasarısı ise geliştiricilere daha fazla *hukuki netlik* ve koruma sağlamaya yönelik ilk ciddi adımlardan biri oldu. Öte yandan Trump ailesiyle ilişkilendirilen World Liberty’nin kredi çözümleriyle DeFi alanına girişi, *merkeziyetsiz finansın* geleneksel sistemlerle entegrasyonuna dair önemli bir sinyal verdi. Tüm bu gelişmeler, sektörün hem *saldırılara karşı kırılganlığını* hem de *geleceğe dönük potansiyelini* gözler önüne serdi.
Yorum 0