Bitcoin(BTC) ile ödeme yapmanın yaygınlaşmasının önündeki en büyük engelin teknik zorluklar değil, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki vergi politikaları olduğu öne sürüldü. Sektör temsilcileri, mevcut vergi düzenlemelerinde küçük çaplı kripto para işlemlerinin dahi vergilendirilmesinin, Bitcoin’in gündelik hayatta kullanılmasının önünü tıkayan temel sorun olduğunu belirtiyor.
Strive yöneticisi Pierre Rochard, bu durumu "En iyi oyuncunun sahaya çıkmasına izin verilmezse, daha zayıf oyuncular oyunu kazanır" şeklinde özetleyerek, Bitcoin’in teknik açıdan bir ödeme aracı olarak tamamen işlevsel olduğunu, ancak vergi engelleri nedeniyle ‘sahaya bile çıkamadığını’ vurguladı.
Tartışmanın odak noktası, Amerika’daki ‘küçük işlemler için vergi muafiyeti’ (de minimis exemption) eksikliği. Mevcut yasalara göre bir kişi Bitcoin veya herhangi bir kripto para ile ürün ya da hizmet satın aldığında, bu işlemden doğan sermaye kazancı vergisi ödemekle yükümlü oluyor. Bu da yalnızca bir kahve satın alımında bile vergi hesaplama ve beyan zorunluluğu doğurduğu anlamına geliyor.
2025’in Aralık ayında, Bitcoin Policy Institute isimli düşünce kuruluşu, Bitcoin ile ödeme yapılmasının önündeki en büyük yapısal engelin bu düzenleme eksikliği olduğunu bir raporla tekrar hatırlattı. Ancak ABD Kongresi’nde son dönemde gündeme gelen yeni yasa tasarısı girişimlerinde, yalnızca sabitkoinlerin vergi muafiyeti kapsamına alınması fikri dikkat çekti. Yalnız Bitcoin’i dışarıda bırakmak isteyen bu yaklaşım, sektörde tepkilere yol açtı.
Mecliste görüşülen bu yeni düzenlemeler özellikle dolar ile birebir desteklenen sabitkoinleri kapsayacak şekilde şekilleniyor. Bitcoin topluluğundaki isimler ise bu durumu ‘mantıksız ve adaletsiz’ olarak yorumluyor. TFTC’nin eş kurucularından Marty Bent, sadece sabitkoinleri kapsayan bir muafiyeti "saçma" olarak nitelendirdi.
Yine de bazı olumlu gelişmeler umut vadediyor. 2025’in Temmuz ayında, dijital varlıklara destek veren Wyoming Senatörü Cynthia Lummis, işlemi başına 300 doların altında kalan kripto para ödemelerinde vergi muafiyeti sağlayan bir yasa teklifi sundu. Bu tasarı yıllık toplamda 5.000 dolara kadar küçük işlemleri kapsarken, bağış amaçlı yapılan kripto gönderimlerini de vergi kapsamı dışında bırakıyor.
Ayrıca Lummis, stake (staking) yöntemiyle elde edilen getiri ve Bitcoin gibi iş ispatı (PoW) yöntemine dayalı madencilik gelirlerinin, satış gerçekleşene kadar vergilendirilmemesini öneren ek maddeleri de tasarıya dahil etti. Bu hamle, kripto sektörünün kurumsallaşmasına katkı sağlayacak adımlardan biri olarak değerlendirildi.
Bitcoin ödemelerini ilk benimseyenlerden biri olan Square kurucusu Jack Dorsey de, kripto paranın gündelik para birimi kimliğine kavuşmasını istediklerini belirterek küçük ödemeler için vergi muafiyeti çağrısında bulundu.
Sonuç olarak uzmanlar, Bitcoin’in teknik değil; politik ve hukuki nedenlerle günlük ödemelerde kullanılmasının sekteye uğradığına dikkat çekiyor. Ölçeklenebilirlik veya işlem ücretleri gibi teknolojik engeller zamanla çözülebilecekse de, mevzuat tarafının çözümü siyasal kararlılık gerektiriyor.
Kripto paraların düzenlemelerle kuşatıldığı bu dönemde, Bitcoin’in gerçek bir ödeme aracı olabilmesi için ABD'deki vergi sisteminin nasıl evrileceği büyük bir merak konusu olmaya devam ediyor.
Yorum 0