Vitalik Buterin, “dağ başındaki keşiş” sözünden 10 yıl sonra vazgeçti: Ethereum’un yeni reçetesi ZK teknolojisi
Ethereum(ETH) kurucusu Vitalik Buterin, blokzincir mimarisine dair uzun süredir savunduğu bir görüşünü resmen geri çekti. Daha önce çeşitli nedenlerle temkinli yaklaştığı ZK-SNARKs adlı 'sıfır bilgi ispatu' teknolojisinin potansiyelini artık tamamen benimsediğini açıklayan Buterin, bu yaklaşımı Ethereum’un gelecekteki temel çözümü olarak öne çıkardı.
Geçtiğimiz hafta, Buterin kendi X (eski adıyla Twitter) hesabından yaptığı paylaşımda, 2017'de sarf ettiği “ortalama bir kullanıcının tüm zincir geçmişini doğrulaması, dağ başında keşiş fantazisinden ibaret” sözünü artık savunmadığını belirtti. Ona göre teknolojinin geldiği nokta ile yaşanan pratik deneyimler, bu görüşünü temelden değiştirdi.
Vitalik Buterin’in bu eski görüşü, blokzincir dünyasında uzun zamandır tartışma konusu olmuştu. 2017’de Ian Grigg ile yaptığı tartışmada, bir blokzincirin tüm ‘durum’ verisini içererek merkeziyetsizlik açısından güç kazanması gerektiğini savunmuştu. Buna karşılık, sadece blok başlıklarını kaydederek verilerin yerel olarak yeniden oluşturulduğu sistemleri eleştirmişti. “Zinciri doğrulamak için kullanıcılar ya tüm geçmiş işlemleri yeniden işlemek zorunda kalacak, ya da merkezi RPC hizmetlerine bağımlı hale gelecek” ifadeleri o dönem dikkat çekmişti.
Ancak son dönemde fikir değişikliğine giden Buterin, ZK-SNARKs teknolojisinin ‘tam doğrulama’ imkanı sunarken kullanıcıya neredeyse hiç yük bindirmediğine dikkat çekti. Bu yöntem, işlemlerin doğruluğunu kanıtlayabiliyor ancak verilerin tümünü aktarmayı veya hesaplamayı yeniden yapmayı gerektirmiyor.
Yeni yaklaşımı, Ethereum’un geleceğine yön verecek şekilde derinleştiriliyor. Buterin, ZK ispatlarının yıllardır çözümü zor görülen teknik ikilemleri çözme potansiyeline sahip “bir tür sihirli anahtar” olduğunu söylüyor. Ölçeklenebilirlik, merkezsizliğin korunması ve doğrulama gibi birçok alandaki kilit sorunların bu teknolojiyle aşılabileceğini savunuyor.
Ethereum’un kurucusu, bu sistemi “dağ başındaki kulübe” metaforuyla değerlendiriyor. Yani, ağda sorun çıktığında bile kullanıcıların üçüncü şahıslara ihtiyaç duymadan doğrudan zincirle etkileşim kurabilecekleri bir yedek mekanizma. Ona göre bu, hem ağın hayatta kalabilme esnekliği hem de kullanıcıların ‘egemenliği’ için hayati önem taşıyor.
ZK-SNARKs teknolojisi halihazırda Ethereum’un yol haritasında öncelikli konumda. İşlem ücretlerini düşürüp hız artışı sağlayan ‘zero-knowledge rollup’ yani ‘sıfır bilgi rollup’ teknolojisi ile binlerce işlem zincir dışında işlenip sadece ispat verisi ana zincire gönderiliyor. zkSync, StarkNet(STRK) ve Scroll gibi birçok Layer-2 projesi bu yöntemi kullanmaya başladı. Uygulamalar ise ispat boyutu, maliyeti ve şeffaflık seviyesi gibi pek çok faktör üzerinden çeşitleniyor.
Bununla birlikte, ZK teknolojisinin kullanıcı verilerinin korunmasına yönelik çalışmalarda da yeri büyüyor. Topluluk içinde 2025 yılında Avrupa Birliği’nin GDPR veri gizliliği yasalarına Ethereum’un uygun hale getirilmesi yönünde öneriler gündeme geliyor. Geliştirici Eugenio Reggianini, kişisel veriye doğrudan erişmeden de doğrulama yapılabilmesini mümkün kılan bu yöntemin kilit rol oynayacağını öne sürdü.
Buterin ayrıca Ethereum içindeki eski tasarım miraslarını da temizlemeye hazırlanıyor. 2025’in sonuna kadar, eskiden ZK ispatları üretim sürecinde darboğaz yarattığı düşünülen ‘modüler üstel önhesaplama (precompile)’ fonksiyonunun kaldırılmasını önerdi. Bu adım, Ethereum'un yapı olarak 'sıfır bilgi tabanlı bir blokzincir'e dönüşeceğinin sinyali olarak yorumlanıyor.
Sonuç olarak Buterin’in bu tutum değişikliği, yalnızca kişisel bir geri adım değil. Aynı zamanda Ethereum’un vizyonunu yeniden kodladığı bir döneme işaret ediyor. Güvenlik, verimlilik ve kullanıcı bağımsızlığını bünyesinde buluşturan ZK-SNARKs teknolojisinin, Ethereum’un ilerideki evriminde merkez bir rol oynaması bekleniyor.
Yorum 0