비itcoin(BTC), Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin tırmanmasıyla yeniden baskı altında. Tekil haberlere verilen tepkiden çok, ‘belirsizlik’ algısındaki artış, likidite beklentilerindeki değişim ve hisse senedi, emtia, döviz gibi ‘cross-asset’ pozisyonlarının yeniden ayarlanması, riskli varlıkların genelinde aşağı yönlü baskı yaratıyor. Yükseliş denemeleri sık sık sönümleniyor ve piyasa katılımcıları artan ‘volatilite’ ortamında pozisyonlarını gözden geçiriyor.
On-chain analiz platformu CryptoQuant, son raporunda ‘kısa vadeli yatırımcı (STH) kâr/zarar→borsa’ göstergesi üzerinden yatırımcı davranışındaki dönüşüme dikkat çekti. Bu metrik, piyasaya en duyarlı grup olan kısa vadeli yatırımcıların, zararlarını realize etmek isterken ne ölçüde Bitcoin(BTC) borsalarına transfer ettiğini izliyor. Genelde bu grup üzerindeki stres arttıkça borsalara gönderim de yükseliyor ve bu da kısa vadeli dalgalanmaları büyütme eğilimi taşıyor.
Verilere göre 5–6 Şubat’taki ‘kapitülasyon’ sürecinde, kısa vadeli yatırımcılar 24 saat içinde zararda bulundurdukları yaklaşık 89.000BTC’yi borsalara yolladı. ‘Panik satış’ niteliğindeki bu hareket bir anda yoğunlaştı. Ancak bu tarihten sonra zarar bazlı girişler kademeli şekilde azaldı ve tablo belirgin biçimde değişti.
Bu durum, son dönemde alım yapan yatırımcıların yarattığı anlık satış baskısının zayıfladığına işaret ediyor. Sert korku evresi geride kalmış görünüyor. Piyasada agresif ‘dip alımı’ndan çok, ‘zorunlu likidasyondan yorgunluğa (exhaustion)’ geçişi andıran bir ara faz yaşandığı yorumları öne çıkıyor. Piyasa yapısı açısından, ilk bakışta sınırlı gibi görünse de önemli bir kayma söz konusu.
İran başlıklı jeopolitik risklere rağmen kısa vadeli yatırımcıların ek ‘kapitülasyon’ davranışı da görece sınırlı kaldı. Aynı gösterge daha detaylı incelendiğinde, İran etrafında tırmanan gerilime karşın kısa vadeli yatırımcıların borsalara yöneliminde anlamlı bir artış olmadığı görülüyor. Geçmişte bu tür şoklar tipik ‘risk off’ eğilimini tetikler, kısa vadeli satışları artırırdı. Bu kez ise Bitcoin(BTC) 63.000–64.000 dolar bandını test ederken dahi zararını realize ederek borsaya gönderen adreslerin sayısında belirgin sıçrama yok. Volatiliteye aşırı duyarlı bu kitlenin ‘kendini frenlemesi’ dikkat çekiyor.
Bu davranış, refleksif korku satışlarından ‘koşullu elde tutma’ moduna geçişi ima ediyor. Önceki stres dönemlerinde benzer fiyat şokları, ‘zayıf el’ konumundaki yatırımcıların aceleyle risk azaltmasına ve borsalara giden coin sayısında patlamaya yol açıyordu. Şu anda bu kalıp tekrarlanmıyor. Şubat başındaki sert satış dalgasında zorunlu likidasyonların önemli ölçüde ‘önceden fiyatlanmış’ olabileceği görüşü güçleniyor.
Piyasa genelde, ‘son satıcı’ da yorulana kadar tam anlamıyla dengelenmiyor. Zarar bazlı transferlerin kademeli biçimde gerilemesi, likidasyon baskısının yeniden hızlanmaktan çok, piyasada emildiği tezini destekliyor. Buradaki temel izleme noktası ‘süreklilik’ olacak. Kısa vadeli yatırımcıların borsalara net akışı düşük seviyede kalırsa, ‘satıcı yorgunluğu (seller fatigue)’ ve taban oluşturma şartları güçlenebilir. Tersine, zararını realize eden adreslerden borsalara ani bir giriş dalgası gelirse, satış sürecinin bitmediği mesajı olarak okunabilir ve ek aşağı yönlü volatilite için alan açabilir.
Teknik tarafta ise Bitcoin(BTC), haftalık ölçekte 66.000 dolar civarındaki ‘kritik destek’ bölgesini test ediyor. Daha önce 90.000–100.000 dolar bandındaki güçlü dirençten geri dönen fiyat, 2025 sonundaki zirve sonrası ‘yükseliş (genişleme) fazından düzeltme fazına’ geçmiş durumda. Ardından 50 haftalık hareketli ortalamanın altına sarkılması, zayıflığın sinyalini kuvvetlendirdi.
Düşüş, 100 haftalık hareketli ortalamanın da kırılmasıyla bir süre daha hızlandı ve fiyat hızlı biçimde 60.000 dolarların ortasına kadar indi. Bu seviye, yönün netleşeceği bir ‘dönüm noktası’ olarak görülüyor. Öte yandan 200 haftalık hareketli ortalama 60.000 doların biraz üzerinde yukarı eğilimle ilerlese de, fiyatın bu uzun vadeli trend çizgisine rahatsız edici derecede yaklaşması risk olarak öne çıkıyor. Tarihsel olarak, 200 haftalık ortalamanın altında ‘kalıcı’ haftalık kapanışlar, makro ölçekte daha derin bir zayıflamayla sıkça birlikte görülmüştü.
Hacim verileri, sert düşüşlerin yaşandığı haftalarda işlem miktarının anlamlı biçimde arttığını, bunun da ‘kademeli dağılımdan’ çok, zorunlu likidasyon ve kaldıraç çözülmesi karakteri taşıdığını gösteriyor. Buna karşın son haftalarda gövdeleri küçülen mumlar ve azalan düşüş momentumu, kısa vadede bir ‘denge arayışı’ sinyali olarak okunuyor.
Kısa vadeli direnç 69.000–70.000 dolar bandında yoğunlaşıyor. Önce destek olan bu bölge artık ‘overhead supply (satış baskısı bölgesi)’ işlevi görüyor. Haftalık bazda bu aralığın yeniden kazanılması, yapısal toparlanmanın ilk işaretlerinden biri kabul edilebilir. Aksi yönde, 62.000–64.000 dolar bandındaki desteğin kaybedilmesi, daha geniş ölçekli bir düzeltme ihtimalini artırabilir.
Kur cephesinde 1 doların 1465 won seviyesinde olduğunu dikkate alırsak, 63.000 dolar yaklaşık 92.295.000 won, 70.000 dolar ise yaklaşık 102.550.000 won’a denk geliyor. Orta Doğu kaynaklı belirsizlik sürerken Bitcoin(BTC) piyasasında odak, ‘ek kapitülasyon dalgasının’ tetiklenip tetiklenmeyeceği ile kısa vadeli yatırımcı davranışlarının gidişatında ve 200 haftalık hareketli ortalama başta olmak üzere uzun vadeli destek seviyelerinde toplanıyor.
Yorum 0