바inance(BNB), ABD Senatosu’ndan gelen ‘İran yaptırımlarını delme’ iddialarına sert yanıt vererek, kripto piyasasında ‘regülasyon riski’ni yeniden gündemin merkezine taşıdı. Dünyanın en büyük kripto para borsası, para aklama ile mücadele(AML) ve yaptırım uyum süreçlerinin ‘gevşek’ olduğu yönündeki suçlamaları “*asılsız ve temelsiz karalama*” olarak nitelendirirken, Washington kaynaklı baskının nereye kadar genişleyebileceği kripto yatırımcıları için kritik bir soru işareti haline geldi.
Binance, son dönemde Demokrat Senatör Richard Blumenthal liderliğinde gündeme gelen iddialara ilişkin resmi bir açıklama yayımladı ve medya haberleri ile bunlara dayanan Senato mektubunun, şirketin yaptırım kontrolü ve AML prosedürlerini “yanlış yansıttığını” savundu. Borsa, “yaptırım kontrollerinde büyük boşluklar olduğu ve yasadışı fon akışını mümkün kıldığı” yönündeki ifadeleri net biçimde reddederken, iç kontrol mekanizmalarını yıllardır kademeli olarak güçlendirdiklerini öne sürdü.
Binance, küresel ölçekte 1500’den fazla kişiden oluşan bir *komplayans* (uyum/denetim) ekibi ve gelişmiş izleme araçlarıyla “*sağlam bir uyum programı*” yürüttüğünü açıkladı. Şirket, şüpheli işlemleri tespit ve engelleme sistemlerini sürekli güncellediğini, ayrıca kolluk kuvvetleriyle işbirliği konusunda da agresif davrandığını belirtti.
Binance verilerine göre, 2025 yılı boyunca yalnızca kolluk kuvvetlerinden gelen talepler kapsamında 71 binin üzerinde başvuruya yanıt verildi. Bu süreçte 750 milyon doların üzerinde yasadışı varlığın dondurulması veya ele geçirilmesine katkı sağlandığı, bunun yaklaşık 580 milyon dolarının ABD kurumlarına yönelik işlemlerden kaynaklandığı ifade edildi. 1 dolar = 1485 won varsayımıyla bu tutarlar sırasıyla yaklaşık 1 trilyon 1138 milyar won ve 8613 milyar won seviyesine denk geliyor.
Şirket, 2024 başından bu yana yasadışı faaliyetlerle bağlantılı cüzdanlara yönelik ‘maruziyetin’ yaklaşık %97 azaldığını da iddia etti. Özellikle İran merkezli büyük kripto platformlarıyla ilgili maruziyetin %97,3 gerilediği vurgulandı. Böylece, Senato mektubunda öne çıkan “İran yaptırımlarının Binance üzerinden delinmiş olabileceği” iddiasına rakamlar üzerinden yanıt verilmiş oldu.
Mektupta adı geçen Hexa Whale ve Blessed Trust için de Binance, *kolluk kuvvetlerinden gelen talep* sonrası iç incelemelerin tetiklendiğini, ilgili tarafların proaktif biçimde araştırıldığını ve sonunda platformdan çıkarıldığını duyurdu. Şirket ayrıca, “İran merkezli yapılara doğrudan hizmet veren herhangi bir Binance hesabı tespit edilmediğini” belirterek sorumluluğu reddetti.
Bazı haberlerde yer alan, içeriden bilgi sızdırdığı belirtilen ‘whistleblower’ (iç muhbir) iddialarına karşı ise, çalışan çıkışlarının “*normal personel sirkülasyonunun bir parçası*” olduğu savunuldu.
Bununla birlikte Binance, kamuya açık blokzincir ortamında “*riski sıfıra indirgemenin mümkün olmadığını*” kabul ediyor. Şirket, buna rağmen güçlü izleme ve kontrol mekanizmalarıyla riskin minimize edilmesine odaklandığını, şüpheli hareketlerin tespit ve engellenmesi için “sürekli yatırım” yaptığını vurguluyor.
Tartışmanın fitilini ateşleyen süreç ise, Demokrat Partili 11 senatörün Şubat ayı sonunda ABD Adalet Bakanlığı(DOJ) ve Hazine Bakanlığı’na gönderdiği mektuba dayanıyor. Senatör Richard Blumenthal’ın öncülük ettiği bu girişimde, Binance’in 2026’da dahi İran yaptırımlarını ihlal etmiş olabileceği iddia edildi ve resmi soruşturma talep edildi.
Mektupta, Binance’in kendi *iç uyum ekibi* tarafından tespit edildiği öne sürülen bulgulara atıf yapılarak, İran bağlantılı yapılarla ilişkili toplam 1,7 milyar dolarlık dijital varlık akışından söz edildi. Bu tutar, yaklaşık 2 trilyon 5245 milyar won seviyesinde. Belgelerde, İran destekli Husi güçleri(Houthis) ve İran Devrim Muhafızları Ordusu(IRGC) gibi aktörlerin de adı geçiyor.
Senatörler, ayrıca Binance ile çalışan bir *dış hizmet sağlayıcının* (vendor) bazı örneklerde 1,2 milyar dolar civarındaki fonu İran bağlantılı hesaplara “yönlendirdiği” iddiasını da gündeme taşıdı. Bu rakam, yaklaşık 1 trilyon 7820 milyar won büyüklüğünde.
Mektupta, Adalet ve Hazine Bakanlıklarının Binance’in yaptırım uyum süreçlerini “*hızlı ve kapsamlı biçimde yeniden gözden geçirmesi*” gerektiği, borsanın bir daha yasa ihlali yapmaması ve “ABD ulusal güvenliğini tehdit etmemesi” için gerekli adımların atılması istendi. Ayrıca İranlı kullanıcıların Binance üzerinde 1500’den fazla hesaba erişim sağlamış olabileceğine dair haberler alıntılandı ve borsanın Rusya’nın yaptırımları delmesi için de kullanılma ihtimali gündeme getirildi.
‘Binance–Senato’ hattında tırmanan bu gerilim, yalnızca bir AML ve yaptırım uyumu tartışması olmanın ötesine geçmiş görünüyor. *yorum: ABD siyasi kanadının büyük kripto borsalara yönelik baskıyı yeniden artırabileceğine dair güçlü bir sinyal olarak okunuyor.* Somut bulguların henüz netleşmemesine rağmen, olası soruşturmaların genişlemesi dahi piyasalarda belirsizliği büyütebilir. Bu nedenle önümüzdeki dönemde Adalet ve Hazine Bakanlıklarının atacağı adımlar ile Binance’in sunacağı ek açıklamalar, kripto piyasası açısından kısa vadeli kritik bir değişken olarak takip edilecek.
Yorum 0