Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

Starcloud, uzayda Bitcoin(BTC) madenciliği için ikinci uyduyu hazırlıyor: Elektrik ve soğutma maliyetlerinde devrim mi geliyor?

Starcloud, uzayda Bitcoin(BTC) madenciliği için ikinci uyduyu hazırlıyor: Elektrik ve soğutma maliyetlerinde devrim mi geliyor? / Tokenpost

스타클라우d(Starcloud), yapay zeka(AI) denemelerinin ötesine geçerek ‘uzayda Bitcoin(BTC) madenciliği’ gibi çok daha iddialı bir deneye hazırlanıyor. Şirket, geçen yıl düşük dünya yörüngesine(LEO) gönderdiği Nvidia H100 GPU yüklü ilk uydusuyla dikkat çekmişti. Bu yılın sonunda fırlatılması planlanan ikinci uzay aracına ise ASIC Bitcoin(BTC) madencilik cihazı yerleştirmeyi hedefliyor. Amaç, yeryüzünde ‘verilmiş kabul edilen’ madencilik elektrik ve soğutma maliyetlerinin uzay ortamında gerçekten avantaj sağlayıp sağlamadığını, özellikle de ‘ölçek’ açısından sınamak.

Starcloud, geçtiğimiz yıl H100 GPU taşıyan uydusuyla ‘yörünge veri merkezi’ fikrini gündeme taşımıştı. Şirket yönetimi, ikinci görev kapsamında bu kez doğrudan ASIC Bitcoin(BTC) madencisi kullanarak kripto para iş yüklerinin uzayda ne kadar büyük ölçekte çalıştırılabileceğini test etmek istiyor. Böylece ilk görevdeki tek seferlik yörünge bilişim demosu, doğrudan ‘kripto madenciliği’ odaklı, daha net bir deneye dönüşmüş olacak.

Farklı haber kaynaklarına göre Starcloud, madencilik cihazlarını atmosfer dışında çalıştırmanın enerji ve soğutma maliyetlerini düşürebileceğini savunuyor. Belirli yörüngelerde güneş panelleri aracılığıyla görece istikrarlı elektrik üretimi sağlanabileceği, vakum ortamında ise uydunun büyük klima tesisatlarına ihtiyaç duymadan, ‘radyasyonla ısı yayımı’ sayesinde ısısını uzaya aktarabileceği belirtiliyor. Bu yaklaşıma göre, yeryüzündeki madencilik çiftliklerinde bütçeyi zorlayan ‘elektrik ücreti’ ve ‘soğutma maliyetlerinin’ uzayda yapısal olarak azalması mümkün olabilir.

Buna karşılık, cihazlar uzaya çıktığı anda maliyet kalemleri de değişiyor. Fırlatma maliyeti başlı başına büyük gider kalemi olurken, ekipmanı uzay radyasyonundan korumak için gereken ek ‘ışın kalkanı(shielding)’ ve ısıyı uzaya atmak için kullanılacak büyük radyatör(ısı yayıcı paneller) de sisteme hem ağırlık hem de maliyet yüklüyor. Yeryüzünde, örneğin Teksas gibi madencilik merkezlerinde bir sunucu rafını değiştirmek kadar kolay olan parça değişimi, yörüngede mümkün değil. Tek bir kart bozulsa bile, onu değiştirmek için yeni bir fırlatma gerekebilir. Uzmanlara göre bu risk, donanımın toplam ‘ömür maliyeti’ni ve projenin ekonomik fizibilitesini ciddi şekilde etkileyebilir.

Starcloud’un ilk hedefi aslında sadece kripto para odaklı değildi. Haberlerde yer alan bilgilere göre şirket, baştan beri AI iş yüklerini çalıştıracak bir ‘yörünge veri merkezi’ fikrini temel aldı ve uzun vadede ticari müşterilerin kullanabileceği bir ‘uydu takımyıldızı(constellation) bilişim platformu’ kurmayı planlıyor. Bu çerçevede uzayda Bitcoin(BTC) madenciliği denemesi, daha çok bu yol haritasının bir ‘kullanım senaryosu’ ve uzay koşullarında enerji, ısı ve çalışma süresinin(uptime) nasıl optimize edileceğini görmek için yapılan gerçek saha testi olarak okunabilir.

Starcloud CEO’su Philip Johnston(Philip Johnston), cumartesi günü X’te(eskiden Twitter) yaptığı paylaşımda şirketin “uzayda Bitcoin(BTC) madenciliği yapan ilk örnek” olmayı hedeflediğini açıkladı. Johnston, daha önce perşembe günü HyperChange yayınına katılarak uzay madenciliği planlarından bahsetmişti. Ancak şirketin açıkladığı kısa vadeli hedef daha sınırlı. Öncelikle yörüngede madencilik cihazının düzgün çalışıp çalışmadığını görmek, ardından da ‘çalışma süresi(uptime)’, enerji dengesi(üretilen ve tüketilen güç) ve ısı yönetimi gibi metrikleri ölçerek slogandan ziyade ‘sayısal veri(hard number)’ toplamak istiyorlar.

Buna rağmen teknik kısıtlar oldukça net. Nvidia destekli tanıtımlar ve yüksek performanslı GPU uçuş geçmişi ilgi çekse de, bağımsız mühendisler ve uzay sistemleri uzmanları önemli soru işaretlerine dikkat çekiyor. Uzay ortamında ekipman sürekli radyasyona maruz kalıyor ve elektronik bileşenler, bellekler, silikon yongalar çok daha hızlı yıpranabiliyor. Bunu önlemek için koruma kalkanlarının güçlendirilmesi gerekiyor; fakat bu da hem ağırlığı hem de maliyeti yukarı çekiyor. Isının atılması için radyatör yüzey alanını büyütmek şart; yüzey büyüdükçe yapının kütlesi ve karmaşıklığı artıyor, fırlatma maliyeti de buna paralel yükseliyor. Özellikle yeryüzünün hava ve sıvı soğutma koşullarına göre tasarlanmış ASIC madencilerin aynen uzaya taşınması halinde, birkaç yıl boyunca sorunsuz çalışacağını varsaymak uzmanlara göre pek gerçekçi değil.

Veriler, yeryüzündeki madenciliğin temel avantajlarını ‘ucuz elektrik, bakım ekibine yakınlık ve ölçek ekonomisi’ olarak öne çıkarıyor. Uzaya çıktığınız anda bu tablo tersine dönüyor: ‘bakım erişimi’ neredeyse sıfırlanıyor ve arıza durumunda müdahale maliyeti katlanarak büyüyor. Bu nedenle Starcloud’un uzayda Bitcoin(BTC) madenciliği girişimi, bir yanda ‘elektrik ve soğutma ucuzlayabilir’ beklentisi, diğer yanda ‘fırlatma ve bakım maliyetleri tüm kazancı silebilir’ gerçeği arasında doğrudan bir çarpışma niteliği taşıyor. Deneme başarılı olur ve rakamlar beklentileri karşılarsa, yörünge bilişimin kullanım alanları genişleyebilir. Ancak sonuçlar zayıf kalırsa, özellikle ‘ölçeklenebilirlik’ konusundaki tartışmaların çok daha sert biçimde geri dönmesi bekleniyor.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1