Amerikan Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu(CFTC), ‘kripto para’ ile birlikte yapay zeka ve tahmin piyasalarını hedef alan yeni bir inovasyon çalışma grubu kurarak düzenleyici çerçevenin baştan tasarlanması için harekete geçti. Bu adım, bugüne kadar ağırlıklı olarak ‘denetim ve yaptırım’ odaklı ilerleyen yaklaşımın, kademeli olarak ‘mevzuata dayalı entegrasyon’ sürecine döndüğü yönünde yorumlanıyor.
CFTC, salı günü açıkladığı kararla yeni inovasyon çalışma grubunu resmen onayladı ve dijital varlıklar, yapay zeka temelli finansal ürünler ve tahmin piyasalarını kapsayan türev ürün düzenlemelerini yeniden ele alacağını duyurdu. Bu hamle, Başkan ‘Michael Selig’in öncülüğündeki ilk somut adım olarak öne çıkıyor. Hedef, yalnızca ‘sonradan cezalandırma’ yaklaşımından uzaklaşıp piyasa oyuncularına net bir ‘uyum yolu’ sunmak.
Çalışma grubunun başına, Simpson Thacher geçmişiyle bilinen avukat Michael Passalacqua getirildi. Ekip, CFTC İnovasyon Danışma Komitesi ile birlikte, ‘kod temelli aracılık sistemlerinin’ emtia yasası çerçevesinde nasıl konumlandırılacağına dair teknik standartlar hazırlayacak. Selig, New York Dijital Varlık Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, “Amaç, yenilikçilerin doğrudan düzenleyicilerle masaya oturabileceği bir alan yaratmak” diyerek sürecin açık diyalog temelinde yürütüleceğini vurguladı.
Yeni yapı özellikle üç alana odaklanıyor: ‘kripto para’ piyasaları, yapay zeka ile entegre edilen finansal ürünler ve tahmin piyasaları. Böylece yalnızca dijital varlıklar değil, geleceğin türev piyasalarının genel mimarisi de yeniden tanımlanacak.
Daha önce CFTC ile Amerika Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu(SEC), varlık sınıflandırmasına ilişkin ortak bir çerçeve açıklamıştı. Şimdi bu çalışma grubu, o çerçeveyi reel piyasada uygulanabilir ‘takas ve saklama’ kurallarına dönüştürme görevini üstleniyor. Bu sayede EDX Markets benzeri platformların ‘sürekli vadeli(perpetual futures)’ ürünleri daha net bir hukuki zeminde sunabilmesinin önü açılabilir.
Tahmin piyasalarının kapsama alınması ise ayrıca dikkat çekiyor. Kalshi gibi platformlar, tek tek sözleşme onayları üzerinden CFTC ile yakıcı hukuki çekişmeler yaşamıştı. Standartlaştırılmış bir ‘olay temelli türev ürün’ rejiminin benimsenmesi halinde, siyasi ve ekonomik olaylara dayalı riskten korunma piyasalarının hızla büyümesi bekleniyor.
Bugün türev piyasaların fiilen ikiye bölündüğü görülüyor. ABD kurumsal sermayesi, görece verimsiz spot yapı içinde sıkışmış durumda kalırken, gerçek ‘fiyat keşfi’ çoğunlukla yurtdışı merkezli sürekli vadeli işlemler piyasalarında gerçekleşiyor. Hyperliquid gibi merkeziyetsiz borsaların işlem hacmindeki artış, profesyonel yatırımcıların ‘sermaye verimliliği’ arayışına ağırlık verdiğini gösteriyor.
Kritik nokta ‘tercih seti’ olacak. CFTC, akıllı sözleşme tabanlı protokolleri de ‘vadeli işlem komisyoncusu(FCM)’ kategorisine dahil edip doğrudan lisanslanabilir hale getirirse, büyük merkeziyetsiz finans hacmini ABD içine çekebilir. Tersine, geleneksel finans kurumlarına benzer sermaye yeterliliği ve uyum yükümlülükleri dayatılırsa, geliştiriciler ve projeler ‘regülasyon arbitrajı’ yaparak başka ülkelere kayabilir.
Küresel rekabet şimdiden hızlanmış durumda. Circle, Avrupa Birliği(EU) nezdinde kendi ürünlerine yönelik bazı pazar kriterlerinin yumuşatılmasını talep ederken, pek çok ülke ‘koda dost’ düzenleyici çerçeveleri hayata geçiriyor. Washington yönetiminin süreci ağırdan alması halinde, hem ‘likidite’ hem de ‘inovasyon’ odağının Asya başta olmak üzere diğer bölgelere kayabileceği uyarıları sıklaşmış durumda.
Bu nedenle yeni CFTC çalışma grubu, yalnızca kurumsal bir yeniden yapılanma değil, aynı zamanda ‘kripto para’ ve türev piyasalarının küresel liderliği açısından da kritik bir kırılma anı olarak görülüyor. Düzenleyici kurumların teknolojiyle arasındaki mesafeyi kapatmaya başlaması, piyasanın dikkatini yeniden ABD’ye çevirmiş durumda.
Yorum 0