Amerikan mahkemesi Tornado Cash kurucu ortağı Roman Storm hakkında ‘beraat’ kararını erteledi
ABD’nin New York Güney Bölge Mahkemesi, Tornado Cash geliştiricisi ve ortak kurucusu Roman Storm(Roman Storm) hakkındaki bazı suçlamalarda ‘beraat’ kararı verip vermeme konusunu ileri bir tarihe bıraktı. ‘DeFi’ geliştiricileri ile savcılık arasında sert tartışmalara sahne olan duruşma, *merkeziyetsiz mixer* yapılarında ‘geliştirici sorumluluğu’ ve ‘biçimsel olmayan saklama (non-custodial) hizmetlerin’ hukuki sınırlarını yeniden gündeme taşıdı.
New York’ta kritik suçlamalar için uzun bir hukuk değerlendirmesi süreci
New York Güney Bölge Mahkemesi yargıcı Katherine Polk Failla(Katherine Polk Failla), önceki gün görülen duruşmada Storm’un avukatları ve savcılığın argümanlarını dinledikten sonra “yapılması gereken çok iş var” ifadelerini kullandı. Storm, geçen yıl *izinsiz para transferi işletmesi yürütme* suçlamasında jüri tarafından suçlu bulunmuştu. Ancak *kara para aklama için komplo* ve *Kuzey Kore yaptırımlarını delmek için komplo* suçlamalarında jüri bir sonuca varamamıştı.
Son duruşmada, bu iki başlıkta Storm’a ‘beraat’ verilip verilmeyeceği tartışıldı. Storm cephesi, Tornado Cash’in yasal bir yazılım olduğunu ve yalnızca genel kullanıma açık bir *aracı güncellemek ve bakımını yapmak* gibi eylemlerle, suçluların kara para aklamasına yardım ettiği iddiasının hukuken temelsiz olduğunu savundu.
Solana politika enstitüsünden (Solana Policy Institute) hukuk sorumlusu Patrick Wilson, bu savunma çizgisini “yorum” ‘endişe verici’ “yorum” olarak niteleyerek, belirli bir ölçeğin üzerindeki non-custodial araçları kullanan suçlular nedeniyle, aynı araçları *meşru amaçlarla kullananların* dahi suçlu muamelesi görebileceği uyarısında bulundu.
Savcılık ise Storm’un yalnızca bir geliştirici olmadığını, *kara para aklama süreçlerini desteklediğini* ve bu yapıdan maddi fayda sağladığını öne sürdü. Duruşmada, Tornado Cash üzerinden karıştırılan fonların suç gelirleriyle bağlantılı çıkması halinde, belirli kullanıcıların da sorumluluk alanına girebileceği yönündeki yorumlar salonda kısa süreli hareketliliğe yol açtı.
DeFi sektörü: ‘Hükümet bu teknolojiyi hâlâ tam anlamadı’
DeFi Education Fund’ın CEO’su Amanda Tuminelli, duruşmayı yerinde takip ederek basına yaptığı açıklamada, hükümetin *halen bu teknolojiyi tam olarak kavrayamadığını* söyledi. Tuminelli, kullanıcı arayüzü (UI) mantığının yanlış anlaşılması ve birbirinden farklı teknolojilerin tek bir kategori altında toplanmasını “kelime” son derece hayal kırıklığı yaratan “kelime” bir yaklaşım olarak eleştirdi.
Buna karşın Tuminelli, mahkemenin teknik detaylara derinlemesine inmesini olumlu bir sinyal olarak değerlendirdi. Yine de karar takviminin öngörülemediğini, üstelik yeniden yargılama tarihinin 2026 sonuna kadar sarkabileceği dikkate alındığında, dosyanın *uzun yıllar gündemde kalabileceğini* vurguladı.
Ekim’de beklenen yeniden yargılama: Odakta geliştirici sorumluluğu ve ifade özgürlüğü
Mevcut aşamada, ABD Anayasası Birinci Ek Madde kapsamındaki ‘ifade özgürlüğü’ tartışmaları ve izinsiz para transferi işletmeciliği konusu görece sınırlı biçimde gündeme geldi. Buna karşılık, New York’un bu davada yetkili yargı yeri olup olamayacağı tartışması öne çıktı.
Savcılık, Tornado Cash ile bağlantılı olduğu iddia edilen hacker’lar, yatırımcılar ve siber saldırılardan zarar gören borsaları temsil eden avukatlar üzerinden New York’la anlamlı bağlar bulunduğunu savundu. Storm’un savunma ekibi ise yatırımcıların fon sağlama süreçlerinin davayla ilgisiz olduğunu, ayrıca saldırıyı gerçekleştiren hacker’ların Tornado Cash’i ‘yasadışı amaçlarla kullanmadığı’ iddiasında bulundu.
Savcılar, Tornado Cash altyapısında kullanılan Ethereum(ETH) tabanlı bulut hizmetleri ile Manhattan’daki bankalar arasında finansal bir bağlantı olduğunu, bunun da New York yetkisine dayanak sayılması gerektiğini öne sürdü. Savunma tarafı ise bulut hizmeti masraflarının ödenmesinin *suç ortaklığını destekleyen bir fiil sayılamayacağını* belirterek bu tezi reddetti.
Storm, geçen yıl görülen ilk dava sonrasında ABD Ceza Muhakemesi Usulü Kural 29’a dayanarak ‘tam beraat’ talebinde bulunmuş, ancak bu talep reddedilmişti. Avukatları, savcılığın sunduğu delillerin hukuki eşik açısından yetersiz olduğunu, beraat verilmemesi halinde ise hükümetin ‘merkeziyetsiz yazılımların yayımlanmasını’ fiilen suç kapsamına sokmuş olacağını savunuyor. Savcılık, kalan iki suçlama için yeni bir yargılamanın ekim ayında yapılmasını talep etmiş durumda. Storm şu an 2 milyon dolar kefaletle serbest bulunuyor.
Tornado Cash davası, yalnızca tekil bir ceza dosyası olmanın ötesinde, *açık kaynak geliştiricilerin* ve *mahremiyet odaklı araçların* hukuki sorumluluğunun nerede başlayıp nerede biteceğini belirleyecek bir dönüm noktası olarak görülüyor. Özellikle non-custodial mixer yapıları ve geliştiricilerin sorumluluğu etrafında verilecek karar, ABD’de DeFi regülasyonlarının yönünü ve kripto alanda ‘ifade özgürlüğü’ tartışmalarını ciddi biçimde şekillendirebilir.
Yorum 0