Kuzey Kore bağlantılı olduğu iddia edilen bir hacker grubunun çaldığı yüz milyonlarca dolarlık kripto paranın ‘aklanma süreci’ sırasında, stabil kripto para ihraççısı *Circle*’ın(Circle) bu işlemleri durdurup durduramayacağı artık ABD yargısının konusu. Bu dava, sadece mağdurların zararını tazmin ettirmekle sınırlı kalmayıp, *stabil kripto para* altyapısını işleten şirketlerin hangi noktaya kadar ‘sorumlu’ sayılacağına dair önemli bir sınır çizme potansiyeli taşıyor.
ABD Massachusetts federal mahkemesine açılan *toplu dava*, Circle Internet Financial’a karşı yaklaşık *280 milyon dolar* tutarındaki *USD Coin(USDC)* transferlerinin engellenebileceği halde engellenmediği iddiasına dayanıyor. Davayı açan isim, *Drift Protocol* yatırımcısı *Joshua McCallum* ve kendisi 100’den fazla mağduru temsil ediyor. Davacı taraf, Circle’ın ‘kendi teknolojisi kullanılarak işlenen suçu’ fiilen mümkün kıldığını ve bu süreçte gerekli önlemleri almadığını savunuyor.
Olayın çıkış noktası, *1 Nisan’da (yerel saatle)* gerçekleşen *Drift Protocol* saldırısı. Saldırganlar, *Solana(SOL)* ağından *Ethereum(ETH)* ağına fon taşırken Circle tarafından işletilen *Cross-Chain Transfer Protocol*’ü kullandı. İşlemler birkaç saat boyunca parça parça gerçekleşti ve bu süreçte fonlar hızla platformdan çıkarıldı. Davacıların özellikle vurgu yaptığı nokta, saldırıdan hemen önce Circle’ın, ayrı bir ABD sivil davasıyla bağlantılı *16 farklı USDC cüzdanını dondurmuş* olması. ‘Mahkeme kararı söz konusu olduğunda anında aksiyon alan şirketin, bu saldırıda benzer bir refleks göstermediği’ argümanı öne çıkarılıyor.
Davada iki ana hukuki başlık öne çıkıyor: *‘ihmal’* ve *‘malvarlığını gaspa yardımcı olma’* (conversion aiding). İkinci suçlama, başkasına ait varlıkların hukuka aykırı biçimde ele geçirilmesine bilerek zemin hazırlamayı ifade ediyor. Davacıların avukatlığını üstlenen *Mira Gibbons*, Circle’ın bu olayda önemli *uyarı sinyallerini görmezden geldiğini* düşünüyor. Talep edilen *tazminat miktarı* henüz netleşmiş değil; yargılama sürecinde şekillenecek. Circle tarafı ise şu ana kadar kamuoyuna açık bir açıklama yapmadı.
*Elliptic* adlı blokzincir analiz şirketi, saldırının arkasında *Kuzey Kore devleti destekli hacker’ların* olduğunu öne sürüyor. Şirketin analizine göre saldırganlar, ABD mesai saatleri içinde Circle’ın köprü altyapısını kullanarak *100’den fazla işlem* gerçekleştirdi. Ardından varlıklar Ethereum ağına aktarılıp *Tornado Cash* gibi karıştırıcı (mixer) servislere gönderildi ve iz sürmek oldukça zorlaştı. Şimdi tartışılan soru şu: ‘Bu para akışının bir noktada kesilememesi, *platform işletmecisinin hukuki sorumluluğu* kapsamına girer mi, girerse ne kadar?’
Diğer tarafta ise şirketlere *sınırsız engelleme yetkisi* verilmesine karşı çıkanlar da var. *Ark Invest*’in dijital varlık araştırma direktörü *Lorenzo Valente*, herhangi bir *yargı kararı olmadan* şirketlerin keyfi biçimde fon dondurmasının büyük risk taşıdığını vurguluyor. ‘Kuzey Kore bağlantılı hacker cüzdanı’ ile ‘sadece şüpheli görülen bir cüzdan’ arasındaki çizginin, şirket inisiyatifine bırakıldığında *son derece öznel* hale gelebileceğine dikkat çekiliyor.
Bu dava, stabil kripto para ihraççılarının rolünün sadece ‘token basmak’la sınırlı kalmayıp kalmadığını yeniden gündeme getiriyor. Blokzincir üzerindeki para hareketlerinin ne ölçüde *izlenmesi ve gerektiğinde durdurulması* gerektiği, özellikle *Kuzey Kore kaynaklı hack saldırılarının* art arda gündeme geldiği dönemde daha da tartışmalı hale geldi. *Circle(Circle)* etrafında süren bu ‘sorumluluk’ tartışması, kripto para piyasasında *düzenleme* ve *güvenlik* eksenindeki tartışmaları daha da alevlendirecek gibi duruyor.
Yorum 0