Kripto para piyasası son günlerde makroekonomik belirsizliğin büyümesiyle yeniden baskı altına girdi. Bitcoin(BTC), 80 bin dolar eşiğinin altına inerken yatırımcı iştahı da belirgin şekilde zayıfladı. Crypto.com araştırmasına göre bu geri çekilmede, beklentilerin üzerinde gelen ABD enflasyon verileri ile Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risklerin aynı döneme denk gelmesi etkili oldu.
Bitcoin(BTC), son haftalarda önemli bir destek alanı olarak görülen 80 bin dolar seviyesini koruyamadı ve 76 bin ila 78 bin dolar bandına çekildi. Piyasa tarafında bu hareketin arkasında, ABD’de enflasyonun yeniden hız kazanabileceğine dair sinyaller ve enerji fiyatlarındaki oynaklığın artması gösteriliyor. Riskli varlıklardan kaçış eğilimi güçlenirken kripto para piyasası da makro gelişmelere daha hassas bir görünüm sergiledi.
ABD Merkez Bankası’nın yayımladığı Federal Açık Piyasa Komitesi(FOMC) toplantı tutanakları da baskıyı artıran unsurlardan biri oldu. Fed, politika faizini yüzde 3,50 ila yüzde 3,75 aralığında sabit tuttu. Ancak tutanaklarda, faiz indirimi çizgisine yönelik kurum içi itirazların yaygın olduğu görüldü. Bazı üyelerin, enflasyon yeterince yavaşlamazsa ek faiz artışını dahi gündeme aldığı aktarıldı.
Bu sinyal kısa sürede ABD tahvil getirilerinin yükselmesine yol açtı. Uzun süre yüksek faiz ihtimali ise kripto para piyasasındaki likiditeyi sıkıştırdı. Nitekim ABD’de işlem gören spot Bitcoin(BTC) ETF’lerinden son 5 işlem gününde yaklaşık 1,26 milyar dolarlık net çıkış yaşandığı bildirildi. Bu tablo, kurumsal yatırımcıların da kısa vadede daha savunmacı pozisyon aldığına işaret etti. Crypto.com değerlendirmesine göre son düzeltme yalnızca fiyat düşüşü değil, makro koşullarla dijital varlıklar arasındaki bağın daha da güçlendiğini gösteriyor.
Büyük altcoin’ler de Bitcoin(BTC) tarafındaki zayıflıktan kaçamadı. Ethereum(ETH) 2.100 dolar civarına, Solana(SOL) 80 doların orta seviyelerine gerilerken, Ripple(XRP) ise 1,36 dolar ile 1,40 dolar aralığında hareket etti. Piyasadaki dalgalanma arttıkça, daha yüksek beta taşıyan altcoin’lerde satış baskısının daha sert hissedildiği görüldü.
Buna karşın tüm dijital varlıklar aynı yönde ilerlemedi. Gizlilik odaklı kripto para Zcash(ZEC), son 24 saatte yüzde 16’dan fazla yükselerek piyasadan pozitif ayrıştı. Kurumsal para girişi beklentisinin güçlenmesi ve ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu(SEC) bağlantılı soruşturma belirsizliğinin hafiflemesi, bu harekette etkili olmuş olabilir. Zayıf genel piyasa koşullarında bile, kendi hikayesine sahip varlıkların kısa vadede güçlü performans gösterebildiği bir kez daha ortaya çıktı.
Küresel şirket haberleri de yatırımcıların radarındaydı. Elon Musk’ın uzay şirketi SpaceX’in halka arz başvurusu kapsamındaki belgelerde 18.712 adet Bitcoin(BTC) tuttuğu görüldü. Böylece şirket, kurumsal Bitcoin(BTC) varlığı bakımından dünya genelinde üst sıralara yerleşti.
Varlık yönetim şirketi Strive(ASST) ise geçen hafta ortalama 79.348 dolar maliyetle 382 adet daha Bitcoin(BTC) satın aldı. Böylece toplam varlığı 15.391 Bitcoin(BTC)’ye, toplam büyüklüğü ise yaklaşık 1,2 milyar dolara çıktı. Bu gelişme, kısa vadeli fiyat baskısına rağmen kurumsal tarafta uzun vadeli birikim eğiliminin sürdüğünü gösteren örneklerden biri olarak öne çıktı.
Avrupa finans sektöründe de dikkat çeken adımlar geldi. İtalya’nın en büyük bankası Intesa Sanpaolo’nun yılın ilk çeyreğinde spot Bitcoin(BTC) ETF pozisyonunu büyüttüğü, ayrıca Ethereum(ETH) ve Ripple(XRP) bağlantılı ETF’leri de portföyüne eklediği bildirildi. Buna karşılık bankanın mevcut Solana(SOL) staking pozisyonunun önemli bölümünü azalttığı görüldü. Bu tercih, geleneksel finans kuruluşlarının kripto piyasasına girerken daha çok düzenleme açısından ‘uyumlu’ ve kurumsal ürünleri seçtiğini düşündürüyor.
ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu(SEC) cephesinde ise dikkat çekici bir düzenleme hazırlığı konuşuluyor. Apple ve Tesla(TSLA) gibi büyük teknoloji hisselerinin blokzincir üzerinde tokenleştirilerek işlem görmesini destekleyecek yeni bir çerçeve, yani ‘inovasyon muafiyeti’ modeli üzerinde çalışıldığı aktarılıyor. Böyle bir sistemin devreye girmesi halinde tokenleştirilmiş menkul kıymetler ve gerçek dünya varlıklarının tokenleştirilmesi(RWA) alanı daha hızlı büyüyebilir. Geleneksel finans ile blokzincir altyapısı arasındaki bağ genişledikçe kripto sektörünün kurumsal sisteme entegrasyonu da hızlanabilir.
Ethereum Vakfı çevresindeki yönetişim tartışmaları da piyasanın yakından izlediği başlıklardan biri haline geldi. Ortak icra direktörü Tomasz Stańczak dahil bazı kilit isimlerin art arda ayrılması, vakfın liderlik yapısı ve karar alma süreçlerindeki şeffaflık konusunda toplulukta soru işaretlerini artırdı. Bu durum, ‘merkeziyetsizlik’ söylemi ile fiili yönetim modeli arasındaki farkın yeniden gündeme taşındığını gösterdi.
Piyasanın bu hafta odaklandığı en önemli veri 28 Mayıs’ta açıklanacak ABD birinci çeyrek büyüme revizyonu olacak. Daha önce yüzde 2,0 olarak duyurulan öncü büyüme verisinin yukarı ya da aşağı yönlü değiştirilmesi, Fed’in para politikası patikasına dair beklentileri yeniden şekillendirebilir. Büyüme ve enflasyon tarafında gelecek verilerin uzun süre sıkı para politikasını desteklemesi halinde Bitcoin(BTC) başta olmak üzere kripto piyasasında yeni bir oynaklık dalgası görülebilir.
Özetle, mevcut dönemde kripto para piyasasının asıl belirleyicisi proje bazlı haberlerden çok ABD para politikası, enflasyon görünümü ve jeopolitik riskler. Bitcoin(BTC)’deki zayıflama, altcoin’lerdeki geri çekilme ve ETF’lerden çıkan para bunu açıkça ortaya koyuyor. Yine de kurumsal Bitcoin(BTC) alımları, ETF kanalının büyümesi ve tokenizasyon tarafındaki düzenleme adımları, orta ve uzun vadede yapısal genişlemenin sürdüğünü düşündürüyor. Crypto.com’a göre yatırımcıların yalnızca kısa vadeli fiyat hareketlerine değil, yaklaşan makro veriler ile düzenleyici değişimlerin yönüne de dikkat etmesi gerekiyor.
Yorum 0