Edinburgh merkezli, 118 yıllık geçmişe sahip varlık yönetim şirketi Baillie Gifford, ‘tokenizasyon fonu’ ile geleneksel finans ve ‘blokzincir’ entegrasyonunu yeni bir aşamaya taşıdı. Ethereum(ETH) ve Solana(SOL) altyapısını kullanan ürün, ‘on-chain ihraç’ modelini öne çıkararak, mevcut tokenizasyon yaklaşımlarından ayrıştığını vurguluyor.
Baillie Gifford, 23’ünde (yerel saatle), küresel saklama bankası Bank of New York Mellon(BK) ile işbirliği yaparak ‘Baillie Gifford Enhanced Yield Fund(BAGEY)’ adlı yeni fonu devreye aldığını açıkladı. Dolar cinsinden tasarlanan bu ürün, aktif şekilde yönetilen kısa vadeli şirket tahvilleri portföyüne yatırım imkânı sunuyor.
Fon, Ethereum(ETH) ve Solana(SOL) blokzincirleri kullanılarak ihraç ediliyor ve Birleşik Krallık düzenleme çerçevesine tabi bir açık uçlu yatırım şirketi(OEIC) yapısını benimsiyor. Böylece yatırımcılar, tek bir tüzel kişiliğe sahip fon üzerinden çok sayıda tahvil varlığına ‘dağıtılmış yatırım’ yapabiliyor.
Şu anda yaklaşık ‘yüzde 7 getiri’ sunduğu belirtilen ürün; Birleşik Krallık, İsviçre ve Cayman Adaları’ndaki ‘nitelikli yatırımcılar’a yönelik olarak pazarlanıyor.
Baillie Gifford, bu fonun yalnızca mevcut bir ürünü ‘dijital ambalaja sokmak’tan ibaret olmadığını özellikle öne çıkarıyor. Şirketin dijital varlıklar ve tokenizasyon birimi sorumlusu Theo Golden(Theo Golden), “Mevcut bir fonun üzerine token eklemedik; fonun kendisi doğrudan on-chain olarak ihraç ediliyor” diyerek yapısal dönüşüme dikkat çekti.
Golden, ‘blokzincir’in yatırımcı kayıt defteri fonksiyonu gördüğünü, yatırımcıların fonu aracı katmanlar üzerinden değil, doğrudan fonun kendisini ‘doğrudan sahiplik, doğrudan alacak hakkı’ yapısıyla tuttuklarını vurguladı. Bu yaklaşım, son dönemde hızla büyüyen ‘gerçek dünya varlıklarının tokenizasyonu(RWA)’ alanında, yalnızca mevcut finansal altyapının ‘dijitalleştirilmesi’ ile yetinildiği yönündeki eleştirilere bir yanıt niteliğinde yorumlanıyor.
Bank of New York Mellon(BK), fonda kullanılan tokenizasyon teknolojisi ve ‘dijital cüzdan’ altyapısını sağlarken, NatWest saklama kurumu rolünü üstleniyor. BNY’nin küresel yatırımcı çözümleri yöneticisi Katie Neit(Katie Neit), “Tokenizasyon artık kavramsal bir tartışma olmaktan çıkıp, gerçek finansal ürünlere dönüşüyor” diyerek, ‘düzenlenmiş fon yapıları’nın dijital piyasa koşullarına uyum sağlamak üzere evrim geçirdiğini belirtti.
Tahvil, gayrimenkul ve fon payı gibi çok çeşitli varlık sınıflarında ‘gerçek dünya varlıklarının tokenizasyonu’ hızla yaygınlaşırken, özellikle Ethereum(ETH) ve Solana(SOL) gibi ‘kamusal blokzincir’ altyapılarının kullanımıyla şeffaflık ve erişilebilirliğin artırılması hedefleniyor. Baillie Gifford’un yeni ürünü, yalnızca bir ‘teknoloji denemesi’ olmanın ötesine geçerek, doğrudan gelir üreten bir yatırım aracına blokzincir entegrasyonu sağlaması bakımından öne çıkıyor. Geleneksel finans kurumlarının ‘on-chain yapı’yı ne kadar hızlı benimsediği, önümüzdeki dönemde ‘tokenizasyon pazarı’nın büyüme hızını belirleyen ana unsurlardan biri olacak ‘yorum’.
Yorum 0