Bitcoin(BTC)’i büyüme motoru olarak gören pek çok halka açık şirket, artık rotayı ‘satış’ ve ‘strateji değişimi’ne çeviriyor. Uzun süre devam eden ‘BTC biriktirme yarışı’ dengeden sapmaya başlarken, piyasada da yeni bir dönemin işaretleri görülüyor.
Son 2 yılda birçok borsaya kote şirket, sermaye toplayıp Bitcoin(BTC) satın alarak bunu ‘kaldıraçlı yatırım alternatifi’ olarak konumlandırmıştı. Bu yaklaşım ilk etapta işe yaradı; hisse fiyatları, elde tuttukları BTC değerine göre ciddi ‘primli’ işlem gördü ve bazı şirketler kısa sürede sert yükselişler yaşadı. Ancak artık tablo değişiyor. En çarpıcı örneklerden olan ‘Strateji(Strategy)’ hâlâ en büyük kurumsal BTC sahibi konumunda olsa da, 2. çeyrekte yaptığı sınırlı satış ve temmuz başında 3.500 BTC’den fazla elden çıkarmasıyla piyasa algısını sarstı. Şirket, devam eden haftalarda yeni alım yapmayıp dolar likiditesi güçlendirmeye odaklandı. Satışlar şu an dursa da, ilk satışın kendisi bile ‘sembolik bir dönüm noktası’ olarak yorumlanıyor.
İngiltere merkezli halka açık Satsuma Technologies ise çok daha radikal bir karar aldı. Elindeki tüm BTC’leri satma, geliri hissedarlara dağıtma ve ardından borsadan çekilme planını duyurdu. Şirket, geçen yıl 24’ünde (yerel saatle) yaklaşık 579 BTC’yi 5.000万 달러(약 731억 원) civarında satarak işe başladı; kalan 668 BTC’nin elden çıkarılması için de hissedar onayı alındı. Buna paralel olarak, Bitcoin madencilik şirketleri de yalnızca 1. çeyrekte yaklaşık 32.000 BTC satarak piyasaya rekor miktarda arz yükledi. Aynı anda artan bu ‘arz baskısı’, hem fiyat hem de yatırımcı psikolojisi üzerinde hissedilir etki yaratıyor.
Bu tablo, kurumsal yapıların içinde de ‘yapısal değişim’ sinyalleri veriyor. Twenty One Capital’in CEO’su Jack Mallers(Jack Mallers)’ın, yönetim kurulu ile yaşanan görüş ayrılıkları nedeniyle görevinden ayrılması dikkat çekti. Şirket önceki dönemde ‘pasif Bitcoin elde tutma’ stratejisini öne çıkarıyordu; bu ayrılık, basit bir yönetici değişiminden öte, iş modelinde köklü revizyonların gündeme gelebileceğine işaret ediyor. Artık yalnızca BTC biriktirerek şirket değerini anlatmak zorlaştı; piyasa, ‘Bitcoin’e maruz kalma’ söyleminin ötesine geçen, somut gelir yaratan iş modelleri talep ediyor.
Asya’da ‘Strateji’nin muadili’ olarak anılan Metaplanet de bu dönüşümün baskısını hisseden kurumlardan. Şirket, agresif BTC alımlarıyla bir dönem hisselerini yukarı taşımıştı. Ancak 2025 yılı sonundaki sert piyasa çöküşünden sonra hisseleri yaklaşık yüzde 90’a varan oranda geriledi. Yakın geçmişte 2.823 BTC’yi yeniden alarak ‘dönüş hamlesi’ denese de, o tarihten sonra yeni bir hareket görülmedi. Özellikle ‘net aktif değer (NAV)’ altında işlem gören küçük ölçekli şirketler bugün en kırılgan grup olarak öne çıkıyor. Yüksek borçlanma maliyetleri, zayıf faaliyet gelirleri ve artan hissedar baskısı, bu şirketlerin omuzlarına aynı anda biniyor. Nakamoto Inc.(Nakamoto Inc.) ise mart ayında BTC pozisyonunun yaklaşık yüzde 5’ini, haziranda da ek 600 BTC’yi satarak ‘erken önlem alan’ taraflardan biri oldu.
Bütün bu gelişmeler, ‘BTC hazine (treasury) stratejisi’ döneminin tamamen bittiği anlamına gelmiyor. Ancak ‘sürekli alım yap, bekle’ mantığıyla yürüyen eski dönemin kapandığı yönündeki değerlendirmeler güçleniyor. Bundan sonra şirketler için asıl belirleyici olacak unsurlar, ‘nakit akışı’ ve ‘borç yönetimi’ gibi temel finansal göstergeler olacak. Piyasa belirsizliği arttıkça, hayatta kalmayı başaranların, Bitcoin(BTC) pozisyonunu ‘sağlam ve sürdürülebilir gelir modeli’ ile destekleyebilen kurumlar olacağı öngörülüyor. Buna karşılık, zayıf bilançoya ve kırılgan iş modeline sahip şirketlerin, ilave BTC satışları ve sert yapısal küçülme baskısıyla karşı karşıya kalması muhtemel görünüyor.
Yorum 0