Güney Kore’de tüketici güveni ağustos ayında dört ayın ardından ilk kez geriledi. Endeks 100 eşiğinin üzerinde kalmayı sürdürse de, borsadaki düzeltme ve birikmiş enflasyon baskısı hanelerin ekonomiye bakışını aşağı çekti.
25’inde (yerel saatle) Güney Kore Merkez Bankası’nın (Bank of Korea) açıkladığı “Ağustos 2026 Tüketici Eğilimleri Anketi” sonuçlarına göre, ağustos ayı Tüketici Güven Endeksi (CCSI) 104,5 oldu ve önceki aya kıyasla 2,3 puan düştü. Bu endeks, uzun dönem ortalamasını 100 kabul ederek tüketicilerin ekonomiye ilişkin algısının bu ortalamaya göre iyimser mi kötümser mi olduğunu gösteriyor.
Endeks temmuzda 106,8 iken ağustosta 104,5’e geriledi. 100’ün üzerinde kalarak uzun dönem ortalamasına göre iyimser seyrini korudu, ancak nisan ayından bu yana dört ayın ardından ilk kez düşüşe geçmiş oldu.
Bank of Korea, reel ekonomideki olumlu seyre rağmen yurtiçi borsadaki düzeltmenin ve birikmiş fiyat artışlarının hissedilen ekonomiyi aşağı çektiğini değerlendirdi. Tüketici güveni yalnızca genel ekonomik gidişatı değil, varlık fiyatları, istihdam ve fiyat algısını da yansıttığından, borsadaki oynaklığın hane halkı algısına sirayet ettiği yorumlanıyor.
Alt göstergelerin çoğu da zayıfladı. Mevcut Yaşam Koşulları Endeksi 92 ile önceki aya göre 1 puan düştü, Yaşam Koşulları Beklenti Endeksi 97 ile 1 puan geriledi. Hane Geliri Beklenti Endeksi 100, Tüketim Harcaması Beklenti Endeksi 109 oldu; her ikisi de 1’er puan azaldı.
Mevcut Ekonomik Durum Değerlendirme Endeksi 79 ile önceki aya göre 5 puan düşerek alt göstergeler arasında en sert gerilemeyi yaşadı. Gelecek Ekonomik Görünüm Endeksi de 89 ile 3 puan geriledi.
Güney Kore borsası geçen ay sonunda yaşadığı büyük düzeltmenin ardından bu ay ortasında piyasa değeri olarak yeniden yaklaşık 6 katrilyon won seviyesine ulaştı. TokenPost daha önce Kospi’nin 28 Temmuz’da tek günde yüzde 10’un üzerinde gerilediğini ve yurtiçi borsanın toplam piyasa değerinin 15 işlem gününün ardından yeniden 6 katrilyon won seviyesine çıktığını haberleştirmişti. Bu anket sonuçları, aradaki dönemde yaşanan fiyat dalgalanmalarının hane halkı algısında bıraktığı izi ortaya koyuyor.
İstihdama ilişkin algı da kötüleşti. İş Bulma Fırsatları Beklenti Endeksi 86 ile önceki aya göre 3 puan düştü. İmalat ve inşaat sektörlerinde istihdam kaybının sürmesi ve yapay zekaya(AI) yüksek maruziyeti olan sektörlerde genç işsizliğinin devam etmesi bu gerilemede etkili oldu.
Konut Fiyatı Beklenti Endeksi 125 ile önceki aya göre 2 puan geriledi. Bu gösterge nisan ayından bu yana sert yükselmişti, ancak ağustosta vergi düzenlemesi ve konut arzı önlemlerinin etkisiyle düştü. Yine de 100’ün üzerinde kalarak, önümüzdeki bir yıl içinde konut fiyatlarının artacağını düşünenlerin düşüş bekleyenlerden daha fazla olduğunu gösterdi.
Enflasyon beklentisinde değişiklik olmadı. Önümüzdeki 1 yıl için beklenen enflasyon oranı yüzde 2,7 ile önceki ayla aynı kaldı. 3 yıl ve 5 yıl sonrası için beklenen enflasyon oranları da yüzde 2,6’da sabit kaldı.
Tüketicilerin son 1 yılda hissettiği fiyat artışını gösteren enflasyon algısı ise yüzde 3,0 olarak ölçüldü. Tüketici fiyatları artışı yavaşlasa bile yaşam maliyetindeki birikmiş baskı sürerse hanelerin hissedilen ekonomiye ilişkin algısının yavaş iyileşebileceği bu anketle bir kez daha ortaya çıktı.
Park Yong-min(박용민) Bank of Korea Ekonomi İstatistikleri 1. Dairesi Ekonomik Psikoloji Anketi Ekibi Başkanı, “Temmuz ayında tüketici fiyatları düşse de yaşam maliyetleri gibi kalemler yüksek artış eğiliminde seyretti ve bunların birikmesi hissedilen ekonomideki gerilemeye yol açtı” dedi. Bu açıklama, enflasyon göstergelerinin yönü ile tüketicilerin fiilen hissettiği yaşam maliyeti baskısı arasında bir fark bulunduğunu ortaya koyuyor.
Park, yurtiçi borsadaki düzeltmenin talep yönlü fiyat baskısını sınırlayıp sınırlamayacağına ilişkin soruya “Yurtiçi borsadaki düzeltme tüketici güvenini kısa vadede etkiliyor, ancak mevcut ekonomik durumun kötü olması nedeniyle bir düşüş yaşanmadı” yanıtını verdi. Park sözlerine “Şu anda reel ekonomi iyi durumda ve ihracat ile yatırımın güçlü seyretmesi hanelere de yansıyacağından, bunun talep yönlü fiyat baskısını sınırlayıp sınırlamayacağı belirsizliğini koruyor” diye devam etti.
Söz konusu anket 7-14 Ağustos tarihleri arasında ülke genelinde kentsel bölgelerdeki 2500 hanede gerçekleştirildi. Ankete 2244 hane yanıt verdi.
Yorum 0