CreoSG (크레오에스지), bulaşıcı hastalık aşılarında kullandığı viral vektör platformunu immünoonkoloji alanına genişletiyor. Şirket, kanser hücrelerini seçici biçimde hedefleyen SUV-MAP teknolojisini tümör içine erişimi artıran yöntemlerle birleştirerek, tedavisi zor katı tümörler için yeni bir strateji geliştirmeyi planlıyor.
CreoSG CEO'su Lee Sang-gyun(이상균), yakın tarihli bir söyleşide “rekombinant veziküler stomatit virüsü (rVSV) tabanlı aşı geliştirme sürecinde biriktirdiğimiz deneyimden yola çıkarak, kendi platformumuz SUV-MAP'in uygulama alanını immünoonkolojiye kadar genişletiyoruz” dedi. Konuya ilişkin haber 8'inde (yerel saatle) Asia Economy tarafından duyuruldu.
SUV-MAP, interferon baskılama işlevi zayıflatılmış bir VSV taşıyıcısı kullanıyor. Sağlıklı hücrelerde interferon savunma mekanizması virüsün çoğalmasını sınırlarken, bu savunma zayıflamış kanser hücrelerinde virüs seçici biçimde çoğalarak kanser hücrelerini yok ediyor.
CreoSG, bağışıklık sistemini harekete geçiren sitokin genlerini platforma ekleyerek tedavi etkisini artırmayı değerlendiriyor. Şirket şu anda platformun etki mekanizmasını doğrulama ve geliştirme adayı maddeyi somutlaştırma aşamasında.
CEO Lee, “şu ana kadar yapılan çeşitli deneylerle temel etki mekanizmasını doğruladık” dedi ve “platform optimizasyonu ile ek hedef gen uygulama çalışmalarını sürdürerek geliştirme adayı maddeyi somutlaştırıyoruz” diye ekledi. Araştırma, aday maddenin belirlendiği erken geliştirme aşamasına karşılık geliyor.
Şirketin dikkat çektiği bir diğer unsur tümör mikroçevresi. Kanser dokusu, hyalüronik asit gibi bileşenler içeren yoğun bir stroma yapısı oluşturuyor; bu da tedavi edici maddelerin tümör içine yeterince nüfuz etmesini zorlaştırabiliyor.
CreoSG, tümörün fiziksel bariyerini azaltan teknolojiyi SUV-MAP ile birlikte kullanarak kanser hücrelerine erişimi artırma stratejisi izliyor. CEO Lee, “SUV-MAP immünoonkoloji ürünü ile tümör içindeki yoğun dokuyu gevşetebilecek teknolojiyi birlikte kullandığımızda, SUV-MAP'in kanser hücrelerine daha kolay ulaşabileceğini bekliyoruz” dedi.
Lee sözlerine şöyle devam etti: “Bu yaklaşımın gerçekten işe yaraması durumunda, tümör içine giren SUV-MAP'in kendi kendine çoğalarak çevresindeki kanser hücrelerini zincirleme biçimde yok etme etkisi de beklenebilir.” Bu etki, şirketin ortaya koyduğu geliştirme hedefi ve beklentisi niteliğinde olup henüz doğrulanmış bir klinik sonuç değil.
CreoSG, SUV-MAP'i tek başına kullanılabilecek bir immünoonkoloji ürünü olarak geliştirmenin yanı sıra, mevcut kanser ilaçları veya diğer tedavi teknikleriyle birlikte kullanılabilecek bir platform olarak da geliştirmeyi planlıyor. Şirket, tekli ve kombine tedavi olasılıklarını birlikte değerlendiriyor.
Aşı iş kolunda da klinik çalışmalara girme ve ticarileştirme hedefleniyor. CreoSG, Kovid-19(COVID-19), Zika, MERS, SFTS ve Hantavirüs aday maddeleri geliştirdi; yapay zeka tabanlı protein tasarım teknolojisiyle kendi aşı platformunu birleştirerek rotavirüs ve dang humması önleyici aşıları üzerinde de çalışıyor.
CEO Lee, “Hantavirüs veya SFTS gibi zaten bir pazarı bulunan bazı aşı adaylarını klinik öncesi aşamanın ötesine taşıyıp klinik çalışmalara sokarak aday aşıdan tamamlanmış aşıya dönüştürmeyi planlıyoruz” dedi. Somut bir klinik takvim paylaşılmadı.
Yurt dışı pazarlara açılma da şirketin hedefleri arasında. Lee, “MERS için Suudi Arabistan başta olmak üzere Orta Doğu ve Güneydoğu Asya ülkeleri, Zika için ise Brezilya gibi ülkeler ilgi gösteriyor” dedi ve şöyle devam etti: “Ebola konusunda Afrika merkezli olmak üzere Avrupa'da da ilgi var; ilgili kurumlarla düzenli olarak temas halindeyiz.”
CreoSG, Uluslararası Aşı Enstitüsü, üniversiteler, yurt içi biyoteknoloji araştırma kurumları ve devlet destekli Ar-Ge projelerinden yararlanarak araştırma-geliştirmeden klinik öncesi ve klinik aşamaya uzanan bir geliştirme sistemi kurdu. Şirket, tüm araştırma ve üretimi kendi altyapısıyla yürütmek yerine dış araştırma kurumlarıyla iş birliği yapan bir model izliyor.
CEO Lee, “belirli bir kârlılık düzeyine ulaşıldığında Ar-Ge kapasitesini genişletip küçük ölçekten büyük ölçekli üretim tesislerine ve değerlendirme kapasitesine kadar yatırım yapmayı planlıyoruz” dedi. Şirket, immünoonkoloji alanında mevcut kanser ilaçlarına sahip çok uluslu ilaç şirketleriyle ortak geliştirme ve teknoloji transferi olasılıklarını da araştıracağını belirtti.
Yorum 0