Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

Araştırma: İzinsiz Blockchain'ler de AML Kurallarına Uyabilir

Blockchain işlem kayıtlarını inceleyen uyum belgeleri / TokenPost.ai (makro)

Finans kuruluşlarının herkese açık, izin gerektirmeyen (permissionless) blockchain ağlarını kullansa bile kara para aklamayla mücadele (AML), terörün finansmanının önlenmesi (CFT) ve ABD yaptırım kurallarına uyum sağlayabileceği ortaya konuldu. Araştırmacılar, izinli ağların ya da önceden onaylanmış doğrulayıcı kümelerinin finans kuruluşları için yasal bir zorunluluk olmadığını savundu.

Rebecca Rettig(Rebecca Rettig), Omid Malekan(Omid Malekan) ve Michael Mosier(Michael Mosier), 23 Ağustos'ta (yerel saatle) yayımladıkları araştırmada bu hukuki ve politika temelli analizi ortaya koydu. Andreessen Horowitz'in kripto hesabı, çalışmayı 10'unda (yerel saatle) paylaştı; ancak SSRN üzerindeki yazar listesinde Andreessen Horowitz veya Jito Labs ortak yazar olarak yer almıyor.

İzinsiz ağlar, herkesin işlem gönderebildiği ve doğrulayıcı ya da düğüm operatörü olarak katılabildiği herkese açık blockchain'ler olarak tanımlanıyor. İzinli ağlarda ise işletmeci taraf, katılımcıları ve doğrulayıcıları önceden onaylıyor.

Araştırmacılara göre finans kuruluşları, ağın veya doğrulayıcıların kontrolünü ele geçirmek yerine doğrudan yönetebildikleri noktalara uyum mekanizmaları yerleştirebilir. Bu kapsamda uygulama katmanında △müşterini tanı süreçleri △karşı taraf incelemesi △cüzdan analizi △zincir üstü işlem izleme △şüpheli işlem bildirimi △seyahat kuralı (travel rule) veri işleme gibi adımlar uygulanabiliyor.

Bu görüş, ABD kara para aklamayı önleme mevzuatı ve yaptırım kurallarının tüm riski ortadan kaldırmayı değil, riskle orantılı makul kontrolleri şart koştuğu yorumuna dayanıyor. FinCEN, 2020 yılında yayımladığı bir uygulama açıklamasında, finans kuruluşlarının risk temelli kararlarıyla kendi görüşü farklı olduğu gerekçesiyle tek başına yaptırım uygulamayacağını belirtmişti; ancak bu açıklama izinsiz blockchain kullanımını kapsamlı biçimde onaylayan bir belge değil.

ABD Para Denetleme Ofisi'nin (OCC) 1186 Sayılı Yorum Mektubu da araştırmanın dayanaklarından biri olarak gösterildi. OCC, 18 Kasım 2025'te (yerel saatle) ulusal bankaların izin verilen işlemleri yürütmek amacıyla blockchain ağ ücretlerini ödeyebileceğini ve beklenen ücret ödemeleri için gerekli kripto varlıkları kendi hesaplarında tutabileceğini açıklamıştı.

OCC aynı zamanda söz konusu faaliyetlerin güvenli ve sağlam biçimde yürütülmesi ve yürürlükteki mevzuata uyulması gerektiğini de vurguladı. 1186 sayılı yorum mektubu, hisse kanıtı (proof-of-stake) ağlarında doğrulayıcıların yarı rastgele biçimde seçilebildiği ve bankaların belirli bir doğrulayıcıyı seçme ya da ücret pazarlığı yapma imkânı bulamayabileceği yapıyı da ele aldı.

Ancak OCC'nin yorumu, yalnızca ağ ücreti ödeme yetkisi ve ilgili kripto varlıkların elde bulundurulmasıyla sınırlı. Bu yorum, tüm herkese açık blockchain faaliyetlerinin mevzuata uygunluğunu garanti eden ya da finans kuruluşlarının fiilen bu ağları benimsemesini onaylayan bir düzenleme olarak genişletilemiyor.

Yaptırım uyumu yükümlülüğü de ayrı biçimde geçerliliğini koruyor. ABD Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), kripto varlık işlemlerine de geleneksel finansla aynı yaptırım yükümlülüklerinin uygulandığını belirterek, iş modeline uygun risk temelli uyum programları, yaptırım listesi taraması ve işlem izlemesi öneriyor.

Bu durum, araştırmanın önerdiği uygulama katmanı kontrolleri ile OFAC'ın kılavuzu arasında bir gerilim yaratıyor. Herkese açık bir ağın işlemleri otomatik biçimde işlemesi, yaptırım listesindeki adreslerle geçmiş işlem bağlantılarının, kişisel veri ifşasının ya da doğrulayıcı kimliği sorunlarının ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.

Finans kuruluşlarının herkese açık blockchain kullanımına örnek olarak Franklin Templeton'ın tokenleştirilmiş para piyasası fonu gösterildi. Şirket, ABD'de kayıtlı para piyasası fonunun işlem süreçleri ve pay kayıtları için herkese açık blockchain'leri kullanıyor. SEC'e sunulan belgelere göre şirket, ana ağ olarak Stellar Lumens'ı(XLM) kullanıyor, belirli koşullarda ise Solana(SOL), Ethereum(ETH), Arbitrum ve Base ağlarından da faydalanabiliyor.

Bu örnek, herkese açık ağların kullanılabilir olduğunu gösteriyor; ancak kontrol yöntemleri ürün yapısına ve müşteri kapsamına göre değişebiliyor. Finans kuruluşlarının müşteri grubunu, ürün türünü, yaptırım riskini ve kayıt tutma/bildirim yükümlülüklerini ayrı ayrı değerlendirmesi gerekiyor.

TokenPost'un daha önce aktardığı izinsiz blockchain analizinde de tartışmanın odağı, merkezi bir işletmecinin bulunmadığı bir ortamda karşı taraf doğrulamasının ve yasa dışı fon akışının nasıl engelleneceğiydi. Bu yeni araştırma ise aynı soruna, ağ katmanı yerine finans kuruluşunun doğrudan kontrol edebildiği noktalara uyum sistemleri yerleştirilmesini öneriyor.

Araştırma, finans kuruluşlarının tüm yönlendirici (router) operatörlerini ve kullanıcılarını incelemeden internet veya telekomünikasyon altyapısını kullanmasını herkese açık blockchain kullanımıyla karşılaştırıyor. Ancak bu karşılaştırmanın ABD mahkemeleri veya düzenleyici kurumlarınca kesin bir hukuki yorum olarak kabul edildiğine dair bir kanıt sunulmuyor.

Bu araştırma, izinsiz ağların düzenleme açısından otomatik olarak dışlanan bir seçenek olmadığı yönünde sektör temsilcilerinin hazırladığı bir hukuki ve politika analizi niteliği taşıyor. Finans kuruluşlarının fiilen bu ağlara geçip geçmeyeceği ise her bir yargı alanına ve ürüne özgü düzenleyici incelemeyle yaptırım kontrol sistemlerinin kurulmasına bağlı.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1