Doları belirli bir oran üzerinden altınla değiştirme hakkının yeniden getirilmesi ve böylece para arzındaki genişlemenin sınırlandırılması önerildi. Equinox Partners Baş Yatırım Sorumlusu Sean Fieler, Kongre’nin altına çevrilebilirliği yasayla yeniden tesis etmesini istedi.
Fieler, 28 Eylül’de RealClearMarkets’ta yayımlanan yazısında altınla değişim hakkını “parasal veto” olarak nitelendirdi. Dolar sahipleri değer kaybı endişesiyle belirli miktarda altın talep ederse altın rezervleri azalacak ve para otoritelerinin para arzını genişletme imkânı sınırlanacak.
Fieler, altına çevrilebilirliğin sona ermesinin hükümetin bütçe açıklarını finanse ederken karşılaştığı dış kısıtları da zayıflattığını savundu. Kongre’nin, ABD Anayasası’nın 1. madde 8. bölümünde yer alan para basma ve değerini düzenleme yetkisine dayanarak dönüşüm oranını, altın rezervi şartlarını, değişim hakkından kimlerin yararlanacağını ve Hazine Bakanlığı ile Federal Rezerv’in (Fed) rollerini ele alabileceğini belirtti. Yazıda somut bir sistem tasarımı ya da yasa tasarısı sunulmadı.
Altın standardı para arzındaki genişlemeyi sınırlayabilir; ancak finansal krizlerde politika seçeneklerini daraltabileceği yönünde itirazlar da bulunuyor. Fed’in eski Başkanı Ben Bernanke, 2013’te yaptığı konuşmada uluslararası altın standardının 1920’lerin sonu ile 1930’ların başında dünya ekonomisini istikrarsızlaştırmış olabileceğine ilişkin araştırmalara değindi. Altın standardına bağlı kalmanın gerekli genişletici para politikalarını engellemiş olabileceğini de söyledi.
ABD’de dolar, 1933’ten önce altınla değiştirilebiliyordu. O dönemde Fed’in, tedavüldeki paranın değerinin yüzde 40’ına karşılık gelen altın tutması gerekiyordu. Doların dönüşüm fiyatı, bir ons saf altın için 20,67 dolardı. Roosevelt yönetimi 1933’te altına çevrilebilirliği durdurdu. 1934 tarihli Altın Rezerv Yasası ise parasal altının mülkiyetini Hazine Bakanlığı’na devretti.
Fieler’in önerisi, Kongre’nin para arzını sınırlama ile krizlere müdahale kapasitesini koruma arasındaki tercihi değerlendirmesi gerektiği görüşüne dayanıyor. Yazıda altına çevrilebilirliğin yeniden yürürlüğe girmesinin ABD’deki kripto varlık piyasasına olası etkileri ele alınmadı.
Yorum 0