ABD Başkanı Donald Trump, valisi ve iki federal senatörünün tamamı Cumhuriyetçi olan eyaletlerden gelen afet ilanı taleplerinin %89’unu onayladı. Üç yetkilinin de Demokrat olduğu eyaletlerde onay oranı %23’tü.
E&E News, 23 Mart’ta yayımladığı analizde bu farkı ortaya koydu. Analiz, Trump’ın göreve dönüşünden 2026 Mart ayına kadar alınan talepleri kapsadı.
Karşılaştırmaya yalnızca valisi ve iki federal senatörü aynı partiden olan eyaletler dahil edildi. Parti dağılımı farklı olan eyaletler, %89 ve %23’lük karşılaştırmanın dışında bırakıldı.
Analiz yazısında partiye göre onay oranlarının dayandığı talep sayıları ayrıca belirtilmedi. Bu nedenle oranlar ABD’deki tüm eyaletlerin onay oranı olarak genellenemez.
Analizde incelenen yaklaşık 2.500 doğal afet kaydı, 1979’dan bu yana başkanların kararlarını karşılaştırmak için kullanılan toplam veri kümesinin büyüklüğünü gösteriyor. Bu sayı, partiye göre onay oranlarının örneklem büyüklüğü değil. Onay oranı da toplam destek tutarına veya fiilen ödenen miktara değil, talep sayısına dayanıyor.
Associated Press’in (AP) Temmuz ayında yayımladığı ayrı bir analizde, Cumhuriyetçi valilerin sunduğu taleplerin %80’inin, Demokrat valilerin sunduklarının ise yaklaşık %60’ının onaylandığı belirtildi. 2024 başkanlık seçimlerinde Trump’ın kazandığı eyaletlerde onay oranı %75’i aşarken, kaybettiği eyaletlerde %50’nin altında kaldı.
Bu analiz, eyaletleri valinin partisine veya seçim sonucuna göre sınıflandırdı. Sınıflandırma yöntemi ve veri kesim tarihi Mart ayındaki analizden farklı olduğundan, iki sonucu doğrudan karşılaştırmak güç.
ABD Federal Acil Durum Yönetim Ajansı’nın (FEMA; Federal Emergency Management Agency) prosedürüne göre, eyalet yönetimi afet ilanı talep ettiğinde FEMA hasarı ve eyalet ile yerel yönetimlerin müdahale kapasitesini değerlendirerek başkana tavsiyede bulunuyor. İlanın yapılıp yapılmayacağına ise son olarak başkan karar veriyor.
Talebin onaylanması, istenen desteğin tamamının ödeneceği anlamına gelmiyor. Eyalet ve yerel yönetimlerin uygun müdahale ve iyileştirme giderlerini karşılayan kamu yardımı ile bölge sakinlerine yönelik bireysel yardımın uygulanıp uygulanmayacağı ve fiili ödeme tutarı ayrı ayrı belirleniyor.
FEMA, Trump’ın göreve başlamasından sonraki dönemde, 25 Mart 2026 itibarıyla 41 büyük afet ilanı talebinin onaylandığını Kongre’ye bildirdi.
FEMA, başkana ilettiği onay ve ret tavsiyelerini kurum dışına açıklanmayan müzakere materyalleri olarak nitelendirdi. Bu nedenle yalnızca kamuya açıklanan onay oranlarına bakarak başkanın her talepte FEMA’nın tavsiyesini izleyip izlemediğini karşılaştırmak mümkün değil.
Beyaz Saray, afet yardımı kararlarında siyasi değerlendirmelerin etkili olduğu iddiasını reddetti. Onay oranları arasındaki fark tek başına siyasi motivasyonu kanıtlamıyor.
Nedeni değerlendirmek için afet türü ve hasarın büyüklüğünün yanı sıra talep edilen yardım türünü ve henüz karara bağlanmamış taleplerin iki gruptaki dağılımını da karşılaştırmak gerekiyor. Parti bazındaki onay oranları bu farklılıkları göstermiyor.
FEMA’nın reddedilen taleplere ilişkin veri açıklamasında, geçmiş kayıtların bir bölümünün elle girildiği ve az sayıda hata içerebileceği belirtiliyor. Karara bağlanmamış ve itiraz sürecindeki talepler de veriye dahil edilmediğinden, Mart ayındaki toplam güncel onay oranı gibi sunulamaz.
Fortune’da yayımlanan afet müdahalesi konulu bir görüş yazısı, federal desteğin reddedildiği bölgelerde okullar ve dini kuruluşlar gibi topluluk kurumlarının üstlendiği rolü ele aldı. Yazıda, Michigan’da bu yıl mart ayında yaşanan hortumların ardından eyalet yönetiminin yaptığı yardım talebinin ve itirazının reddedildiği bir örneğe yer verildi.
Yorum 0