ABD’de para politikasına ilişkin iç tartışmalar hız kazanıyor. 24’ünde (yerel saatle), ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, ABD Merkez Bankası(Fed) Başkanı Jerome Powell’ı sert sözlerle eleştirerek faiz oranlarını düşürmemesini ‘siyasi yönelimle’ ilişkilendirdi. Powell’ın kararlarının tarafsızlığını sorgulayan Vance, Fed’in, enflasyondaki yavaşlamaya rağmen faizleri sabit tutmasının arkasında politik etmenlerin bulunabileceği iddiasında bulundu.
Vance, söz konusu eleştiriyi 24’ünde kendi X(Twitter) hesabından yaptığı paylaşımda dile getirdi. “2024 başkanlık seçimi öncesinde enflasyon daha yüksekken faiz indirimi yapıldı. Şimdi enflasyon daha düşükken neden bir adım atılmıyor?” diyerek Powell’a doğrudan tepki gösterdi. Mayıs verilerine göre, ABD’de tüketici fiyat endeksi aylık yalnızca %0,2 arttı. Bu oran piyasa beklentilerinin altında kaldı ve birçok analist bu durumu ‘faiz indiriminin gerekliliğini destekleyen’ bir sinyal olarak yorumluyor.
Vance, yüksek faizlerin hane halkı ve küçük işletmeler için ev kredisi, araç finansmanı ve girişim sermayesi gibi konular üzerinde ‘ekonomik baskı’ yarattığını belirtti. Ona göre mevcut koşullarda faiz indirimi ‘ekonomik toparlanma’ ve halkın yaşam standardı açısından güçlü bir adım olacak.
JD Vance’ın eleştirileri tek başına değil. Başkan Trump da uzun süredir Powell’ı açıkça hedef alıyor. Her ne kadar Fed Başkanlığına Powell’ı kendisi atamış olsa da Trump, son aylarda Powell’ın tutumunu “inatçı ve modası geçmiş” olarak niteliyor. Bazı medya kaynakları, Trump’ın Powell’ı görevden alma olasılığını değerlendirdiğini öne sürüyor.
Jerome Powell ise aynı gün gerçekleşen Kongre duruşmasında ‘faizi sabit tutma’ kararının arkasındaki nedenleri açıkladı. Powell, enflasyondaki düşüşü kabul ederken Trump yönetiminin uygulamaya koyduğu gümrük tarifelerinin ekonomiye etkilerini görmek için daha fazla veriye ihtiyaç duyduklarını belirtti. Ona göre şu anki öncelik ‘acele karar vermek’ yerine ‘veri odaklı bir yaklaşım’ benimsemek.
Öte yandan, piyasada Fed’in eylül ayında faiz indirimi yapıp yapmayacağı belirsizliğini koruyor. Tahmine dayalı piyasa aracı Polymarket verilerine göre, eylül ayında faizlerin 0,25 puan düşürülme olasılığı %51; aynı kalma ihtimali ise %47. Daha agresif bir indirim olan 0,50 puanlık senaryonun gerçekleşme ihtimali ise yalnızca %5’te kalmış durumda.
Tüm bu gelişmeler, ‘siyaset ile para politikası’ arasındaki sınırların bulanıklaştığı bir döneme işaret ediyor. Uzmanlar, karar mekanizmalarındaki siyasi etkilerin artması durumunda kripto para piyasalarının da bu durumdan etkilenebileceğini belirtiyor. Olası bir faiz indirimi, başta Bitcoin(BTC) olmak üzere önemli kripto varlıkların fiyatlarında yukarı yönlü bir hareket yaratabilir.
Yorum 0