Bitcoin(BTC) tarihinin en büyük siber suçlarından birinin arkasındaki isim olarak bilinen Ilya Lichtenstein, cezasının bitmesine yıllar kala serbest bırakıldı. Lichtenstein, serbest kalmasının nedeninin Donald Trump tarafından imzalanan bir cezaevi reform yasası olduğunu açıkladı. 2016 yılında gerçekleştirilen Bitfinex hack olayının merkezi faili olan Lichtenstein, kısa süre önce ev hapsi koşuluyla tahliye edildi.
24’ünde (yerel saatle), Reuters’e göre Lichtenstein, “First Step Act” (İlk Adım Yasası) adlı reform sayesinde sadece 14 ay cezaevinde kalarak özgürlüğüne kavuştu. Bu yasa, mahkumlara iyi hal ve çeşitli rehabilitasyon programlardan elde ettikleri ‘zaman kredileri’ sayesinde daha erken tahliye hakkı tanıyor. Lichtenstein, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “Trump’ın bu reformu olmasaydı hâlâ içerideydim” dedi ve bundan sonraki hayatında siber güvenlik alanında ‘olumlu bir etki’ yaratmak istediğini belirtti.
Lichtenstein, 2016 yılında Bitfinex borsasından 120 bin Bitcoin(BTC) çalınmasıyla bağlantılı olarak 2024 Kasım’da ABD mahkemesi tarafından 5 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. O dönem çalınan kripto paraların değeri yaklaşık 71 milyon dolardı. Ancak Bitcoin fiyatı yıllar içinde katlanarak arttı ve bu varlıkların bugünkü toplam değeri milyarlarca doları buluyor.
ABD Adalet Bakanlığı, Lichtenstein ve eşi Heather Morgan’ı 2022’de yakalamıştı. Çiftten ele geçirilen dijital anahtarlar sayesinde yetkililer çalınan Bitcoin’lerin yüzde 90’ından fazlasını geri almayı başardı. Bu durum, ABD hükûmetinin gelişmiş takip ve kripto analiz sistemlerinin ne denli etkili olduğunu ortaya koydu.
Ancak çiftin yasadışı kazancı gizleme yöntemleri bir hayli karmaşıktı. Farklı isimler, borsa hesapları ve kripto platformlarını kullanarak izlerini kaybettirmeye çalıştılar. Buna rağmen federal ajanlar, blockchain verileri sayesinde yapılan uzun soluklu bir dijital takip sonucunda çifti yakalamayı başardı. Yargılama sürecinde her ikisi de suçlamaları kabul etti. Heather Morgan da kısa süreli bir hapis cezasının ardından erken tahliye oldu.
Lichtenstein’ın serbest bırakılması, hukukçular ve kamuoyu arasında tepkilere neden oldu. Milyar dolarlık bir siber suçun yalnızca 1 yıl gibi kısa bir cezayla sonuçlanması, ‘cezaların caydırıcılığı’ ve ‘adaletin sağlanması’ konularında tartışmaları alevlendirdi. Bazı hukuk anlatıcıları, bu durumun gelecek kripto suçlarına karşı riskli bir mesaj taşıdığını savundu. yorum
ABD’nin hâlen çalınan kripto paraların kalan kısmıyla ilgili ödeme, iade ve açık artırma gibi işlemleri sürdürdüğü bildirildi. Uzmanlar, bu olayın ileride Amerika’nın ceza sistemi ve kripto para düzenlemelerinde örnek vaka olarak sıkça gündeme geleceğini belirtiyor.
Bu çarpıcı olay, bir yandan ABD’nin kripto suçlar karşısındaki teknik yeterliliğini sergilerken, öte yandan güvenlik açıklarının ne kadar büyük sonuçlara yol açabileceğini gözler önüne seriyor. ‘First Step Act’ gibi reformlar mahkum hakları açısından önemli bir adım olsa da yüksek profilli suçlarda nasıl uygulandığı kamu vicdanını etkilemeye devam ediyor.
Yorum 0